"Bir
kadın hayır diyorsa belki demektir, belki diyorsa bu evet demektir" klişesini duymayan yoktur. Türk filmleri de sağolsun kadınlar, 'Hayır' demeyi, erkekler de Hayır'ları Evet'e çevirmeyi öğrendi. Ama artık işler değişti. Eskinin naz yapan, yüz vermeyen kadınlarının yerini erkekler aldı. Artık "Bu kadınlar fazla oluyor" diyen erkekler de onları kendi silahıyla vuruyor; "hayır" diyor. İnanması güç gelse de pek çok kadın "sevişmeyen erkekler"den dert yanıyor.
"Yeter artık ya, bende mi tuhaflık var yoksa sende mi? 'Seni seviyorum canım aşkım' diyorsun ama sekssiz de olmuyor be bitanem…"
Bu sözler 25 yaşındaki genç bir kadına ait. İnternet sitesi itiraf.com'a "Sevimlidelikız" rumuzuyla erkek arkadaşının kendisiyle sevişmemesine böyle isyan etmiş ve yalnız da değil. Peki tuhaflık kimde? Kadınlarda mı, erkeklerde mi?
REDDETMEK İNTİKAM GİBİ
Kariyer sahibi, cinselliğini rahatlıkla ortaya koyan, kendine güvenli, güçlü, istediğini elde eden kadın tipi, modern kadının bir aynası gibi… Ama bu yeterli değil. Kadınlar tam hakimiyet istiyor. İşte bu yüzden, erkeklerin son kalesi olan cinselliğe de el attılar. En güçlü silahları ise, seksapellikleri… Pek çok kadın artık ilk adımı atmaktan, açık açık seks talebinde bulunmaktan çekinmiyor; duygusallığını törpüleyip tek gecelik ilişkileri korkmadan yaşayanların sayısı da az değil. Kontrolün elinden gittiğini hisseden erkeğin ise, bu son kaleyi kadınlara kaptırmaya niyeti yok!
23 yaşındaki grafiker Murat Akdeniz, sekse "hayır" diyenlerden. "Uzun zamandır hayatımda seks yok. Sevişmeyerek kendimi kadınlara karşı daha güçlü hissediyorum" diyor ve konuşmasını şöyle sürdürüyor:
"Geçmişte yaşadığım bir ilişkinin intikamı da söz konusu olabilir, belki bu yüzden kadınlar karşısında üstünlük sağlamak istiyorum, bunun en etkili yolu da onları reddetmek. Bir keresinde bir haftadır çıktığım kızı evine bıraktım, yukarı davet etti 'hayır gelmem' dedim. Çok güzel ve çekici bir kızdı ama reddettim. Ondan sonra dört beş ay peşimi bırakmadı. Kadınlarla yatmadığın zaman ya eşcinsel olarak lanse ediliyorsun ya da daha ulaşılmaz oluyor ve değere biniyorsun. Seksi reddetmek, gösterip vermemek gizli bir intikam hissi sanırım ama bana kendimi kadınlar karşısında 1-0 önde hissettiriyor."
KADINLARDAN KORKUYORLAR
28 yaşında çevirmenlik yapan güzel, kendine güvenli ve bağımsız bir kadın Pelin. Cinsellikten kaçan erkeklerin çoğaldığını söylüyor: "Genelde erkekler, kadınlar ve seks söz konusu olduğunda hiçbir fırsatı kaçırmaz diye bilinir ama şimdiki erkekler çok değişti, artık her şeye hemen atlamıyor, cinsel dürtülerini kontrol ediyor, daha ağır davranıyorlar. Evin kapısına kadar getirip kapıda 'İyi akşamlar' deyip giden erkekler var. Kendilerini eğittiler, eğitimli avcılar oldular. Nabza göre şerbet veriyorlar. Sanıyorum kadınlardan biraz korkuyorlar. Kadın cinsel özgürlüğünü keşfetti. Normalde erkek kovalar, kadın kaçar diye alışmışız. Şimdi erkek kovaladığı kadını kendine cevap verdiği, sekse göz kırptığını, hatta talepte bulunduğunu görünce ödü kopuyor, 'Bu kadınla baş edemem' diye kaçıyor. Kendine güvenen kadınlardan ürküyorlar çünkü onları kendileriyle aynı kulvarda görüyorlar" diyor.
SIRTINI DÖNÜP YATINCA…
29 yaşındaki Filiz de aynı kanıda: "Bir erkeği elde ettiğinize inandığınız bir anda yatağa yatıp sırtını dönüp uyuması dönüp tüm güvenimizi yıkıyor. Size istediğinizi vermeyince üstünlük ona geçiyor. Galiba onları korkutup, kışkırtıp, öfkelendirip bu hale getiren bizleriz" diyor.
Serkan 28 yaşında, kuyumcu… "Ben de 'Hayır' diyen erkeklerdenim" diyor. "Böyle kadınlara ters davranıyorum, kötü hissetmelerini sağlıyorum. Bunun altında intikam var. Kadının kendi cinselliğini bir silah olarak kullanmasından hoşlanmıyorum. Bununla her şeyi elde edebileceklerini sanıyorlar, bu hoş değil. Erkeği zayıf yönünden vurmaya çalıştıklarını düşünüyorum, bu yüzden de kendi zayıf taraflarımı eğitiyorum, dürtülerimi kontrol altına alıyorum. Kadınlar çok şımardı, her alanda üstünlük taslıyorlar, kendi istedikleri olsun istiyorlar. Kadının böyle reddederek onları bastırıyor, gözünde önem kazanıyorsun."
SALDIRGAN VE UKALALAR!
Uzun zamandır ciddi bir ilişki yaşayan 24 yaşındaki Doğan ise, erkeklerin kendini geri çekmesini kadınların aşırı girişken, saldırgan ve ukala davranmasına, kontrolü ele almasına bağlıyor: "Eskiden kadınlar ilişkilerde sessiz kalırdı. Feminizm akımıyla sesleri çıkmaya başladı; şimdi bu durum aşırıya kaçıyor. Bir ilişkide ortak kararlar veren kişi olmaya çalışıyorlar. Üstelik söz geçirdikleri erkeklerin sadece cinsellikle değil, her konuda naz yapmasına sebep oluyor. Görüşme sürelerimizi kısaltıyoruz, sevişmelerimizi kısaltıyoruz, gösterdiğimiz ilgiyi kısaltıyoruz, hatta gösterdiğimiz sevgiyi bile kısıtlar olduk. Erkek cinsel dürtülerini artık kontrol edebiliyor. Ben de birlikte olduğum kız arkadaşımdan belirli uzaklıkta durmaya özen gösteriyorum. Ben uzak durdukça daha istekli oluyor ve daha fazla ilgi gösteriyor."
UZMANLAR NE DİYOR?
İLHAN UÇKAN – "Erkekleri Kullanma Kılavuzu" nun yazarı
SEKS ARTIK İLK AKLA GELEN DEĞİL
Ben erkeklerin zaten seçilen olduğunu düşünüyorum. Çünkü
evlilik, sevgili olmak gibi konularda asıl karar veren kadındır. Erkekler kendilerini kandırıyor ya da kadını ikna ettiğini sanıyor ama senaryo öyle değil. Bir değişim söz konusu ve erkekler de bunda kendi rolünü bulmaya başladı. Yıllardır "çapkın ve seks peşinde koşan erkek" olmaları gerektiği kafalarına sokulmuş. Erkekler bu yüzden "eğer ilk gece yatmazsam kadın benim hakkımda yanlış düşünür" gibi bir endişe bile yaşıyor. Ama artık bu konuda daha rahat davranmaya başladılar. Bunun bir strateji olduğunu sanmıyorum. Çevremde pek çok örnek var, bir sürü kadın "istemeyen erkekler" den bahsediyorum. Krizler var, savaşlar var insanlar artık güzel birliktelikler, iyi ilişkiler istiyor. Seks artık akla ilk gelen şey olmaktan çıktı. Erkekler seçilen oldukları durumuna da uyandılar. Bir zamanlar kadınlar erkek gibi giyinmeye çalışırlardı, güç kendine benzetir. Şimdi ise tam tersi erkekler feminen bir görüntüye bürünüyorlar. Erkek ve kadın pek çok konuda eşit konuma geldi. Rollerin de değişmesi normal.
FİDAN TERZİOĞLU - "Hayat Roman" ve " Her Şeyi Gören Gözler" in yazarı
İSTEMEK, ALAMAMA RİSKİ TAŞIR
Seksin iktidar savaş haline geldiği herhangi bir durumda, gücü kim elinde tutuyorsa 'vermek ya da 'vermemek' seçimi ona ait. Eskiden seksi kadının talep etmesi kabul görmeyen bir durumdu, dolayısıyla 'isteyen' taraf rolü ister istemez erkeğe düşüyordu. Hepimizin bildiği üzere, 'istemek' kırılgan bir konumdur, çünkü 'alamama' riskini taşır. Şimdi kadınlar 'isteme' konumuna geçerek ele geçirdiklerini hayal etmekteler ama maalesef durum bu değil. Erkekler 'vermeyen' taraf olma fırsatını galiba uzun zaman beklemişler. İntikam duyguları geçene kadar beklemek lazım.
ALON GRATCH – Psikolog ve "Erkekler Dile Gelse" kitabının yazarı
CİNSEL İSTEK KAYBOLUYOR
Erkekler kaybettikleri kontrolü geri kazanmak için büyük bir savaş veriyor günümüzde. Hastam olan pek çok erkek agresif ve başarılı kadınlar karşısında zaman içinde cinsel isteklerini kaybettiklerini söylüyorlar. Bu yüzden nazlanmak, cinsellikte de kadına istediğini vermemek bunu bir açıklaması olabilir. Ama bunun bilinçli bir tavır olduğunu düşünmüyorum. Belki gücü ellerinde tutabilmek için bilinçsizce yaptıkları bir hareket. Pek çok erkek için bu durum geçerli de olsa genellemek doğru olmaz. Bir erkeğin sekse 'Hayır' diyebilmesi hala çok zor. Cinsellik söz konusu olduğunda hala pek çok kadın ve erkek eski kurallara göre oynamayı sürdürüyor.

AKTÜEL 2002 / SAYI: 595