Hz. İsa'nın ölümünü anlatan yeni kitap ABD'de oldukça tartışma yarattı. Yazarlara göre Hz. İsa Roma'nın ağır vergi sistemine, Yahudi otoritelerinin sömürüsüne ve Yahudi sarraflara başkaldırdığı için öldürüldü.
Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasında artık bir ideoloji savaşına dönüşen ihtilaflar yüzünden iç tartışmalara boğulan ABD'de hararetli bir tartışma da din alanında yaşanıyor. Tartışmanın konusu ise yine Hz. İsa ve öldürülüşü. İran asıllı bir akademisyen olan Reza Aslan'ın çok farklı bir Hz. İsa portresi çizdiği Temmuz ayında çıkan "Partizan: İsa'nın Yaşamı ve Dönemi" kitabının tartışmaları daha küllenmemişken bu defa Katolik bir anchorman'in yazdığı "Killing Jesus" (İsa'yı Öldürmek) kitabı Ekim ayında piyasaya çıkarak hem tartışmaları hem de kitap satışlarını alevlendirdi. Ünlü bir TV programcısı olan ve daha önce Kennedy ve Abraham Lincoln suikastlarını anlattığı 5 milyonun üzerinde satış yapan kitaplarıyla büyük sansasyon yaratan Billy O'Reilly bu defa bir tarihçi olan Martin Duggard ile yayınladığı kitabında Hz. İsa'nın öldürülme sebebi ve yaşamı hakkında bambaşka tezlerle ortaya çıkarak en başta kendi dindaşları olan Katolikleri büyük şaşkınlığa sevk etti.
Batı'da Hz. İsa'nın hayatı ve ölümünün arkasında yatan sebepler her zaman tartışma konusu oldu. Ancak son yıllarda bu konuda ortaya atılan görüşler her zamankinden büyük tartışmalar yaratmaya başladı. 2004 yılında Mel Gibson'ın yönetmenliğini yaptığı "İsa'nın Çilesi" filmi Hz. İsa'nın öldürülüşünde Yahudilerin rolünü gündeme getirerek büyük bir ilgiye ama aynı zamanda infiale neden oldu. Geçtiğimiz Temmuz ayında Reza Aslan'ın tamamen tarihi verilerden yola çıkarak hazırladığı "Partizan: İsa'nın Yaşamı ve Dönemi" kitabı ise İncillerdeki tutarsızlıklar nedeniyle tam bir esrar perdesi altında kalan Hz. İsa'nın alışılmadık bir portresini ortaya koydu. Reza Aslan'ın akademik bir çalışma ile yaptığı araştırma özetle emperyalist otoritelere ve onun Yahudi dini hiyerarşisi içerisindeki müttefiklerine başkaldıran devrimci bir Hz. İsa portresi ortaya koyuyordu. Buna göre Hz. İsa Roma'nın olduğu kadar Yahudi otoritelerinin de kendi tanımlamalarıyla Tanrı adına kurdukları iktidar düzenini tanımayı reddeden devrimci bir kişilikti.
"Vergi sistemine isyan eden devrimci"
Henüz bu konudaki kafa karışıklığı geçmemişti ki bu defa Ekim ayında ünlü bir anchorman olan Billy O'Reilly ve tarihçi Martin Duggard "Killing Jesus" (İsa'yı Öldürmek) kitabında Hz. İsa, yaşamı ve ölümüne dair bambaşka iddialarla ortaya çıktı. Çıkar çıkmaz amazon.com'da en çok satanlar listesinin başına yerleşen "İsa'yı Öldürmek" kitabında bir Katolik olan yazarın tarihsel verilerden yola çıkarak öne sürdüğü iddialar en başta Katoliklerin büyük tepkisine neden oldu. Kitabın yazarı Billy O'Reilly efsanelerden çok somut olaylardan yola çıkarak ölümünü anlattığı Hz. İsa'yı yine bir devrimci kişilik olarak sunuyor. Ancak ona göre Hz. İsa'nın Romalılar tarafından idam edilmesinin ardında yatan gerçek sebepler İncillerde ve kilise söyleminde aksettirilenden daha farklı. İnciller kadar, Roma, Yahudi ve İslam kaynaklarından da yararlandıklarını söyleyen O'Reilly ve Duggard'ın kitabına göre Hz. İsa söylenildiği gibi "Tanrı olduğunu iddia ettiği" için değil, tam tersine Romalıların halkı büyük bir sıkıntı içine sokan vergi sistemine itiraz ve isyan ettiği için öldürüldü. Ona göre Romalılar Yahudilerden çok ağır vergiler topluyorlar ve çoğunluğu fakir olan halkı eziyorlardı. Romalıların bu düzeninde onlarla işbirliği yapan bir Yahudi azınlık da nemalanıyordu. Yahudilerde zaten bir kurtarıcı bekleyişi vardı. Böyle bir kurtarıcı gelecek ve Romalıları devirerek kendilerini bu ağır yükün altından kurtaracaktı. Bu durum onun isyancı olarak yaftalanmasının ve idamının da yolunu açtı. Romalıların onu çarmıha gererek idam etmesi de onun düzen aleyhtarı siyasi bir isyancı olarak değerlendirildiğinin kanıtı olarak sunuluyor. Hz. İsa aynı zamanda varlıklı vatandaşları birçok vergiden muaf tutan ama vatandaş sayılmayanların gelirine bakmadan vergi koyan uygulamaları da eleştiriyordu.
Tefecilerin tekerine çomak soktu
Ancak O'Reilly'ye göre Hz. İsa'nın başkaldırısı sadece Romalılara değildi. Romalıların ağır vergileri olmasaydı bile fakir halk yine dini otoritelerin kendilerinden aldıkları aşar vergisini ödemek durumundaydılar. Üstelik tapınaklarda sarraflık ve tefecilik de yapılıyordu. Tapınaklarda toplanan vergiler ve elde edilen gelirler bu sarraflar vasıtasıyla Roma'nın kasasına para akışı da sağlıyordu. Bu durumu gören Hz. İsa bu sarraf ve tefecilerin tapınakları ticarethaneye çevirdiğini ileri sürüp bu duruma da itiraz etti ve hatta iki defa onların tapınaklarda kurdukları tezgahlarını altüst ederek düzenlerine çomak sokmuş oldu. Fakir Yahudilerin iki türlü de altında kaldıkları bu sömürü düzenini gören Hz. İsa başkaldırarak araya girdi ve Tapınaklara ve Roma'ya vergiler yoluyla para akışını tehdit altına soktu.
Tapınaklarda gerçekleştirdiği bu başkaldırı ise onun tutuklanma ve öldürülme sürecini başlatmış oldu. Bu yaklaşımlarıyla bir kitle kışkırtıcısı olarak görüldü, otoritelere başkaldırdığı gerekçesiyle suçlandı.
Dini değil tarihi bir eser olarak yazdığını ileri sürdüğü kitabında O'Reilly kilisenin aksine Hz. İsa'yı "Tanrının oğlu" ya da "Mesih" olarak nitelendirmiyor. Hz. İsa'yı düzgün ama çarmıha gerilmekten korkan bir insan olarak tanımlayan O'Reilly'ye göre Hz. İsa bir insan olarak korkuyu yaşayan, sinirlenen ve hatta yeri gelince şiddet gösteren birisi. Örneğin tapınağa geldiğinde orada para ticareti yapan sarrafları görünce halkı dolandırdıkları için onlara hakaret ediyor.
Kitaba göre Hz. İsa'nın çarmıhtayken söylediği son sözler olarak bilinen ve "tanrım sen onları affet, onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar" sözlerini ise söylemesi imkansız. Öncelikle O'Reilly'ye göre Hz. İsa çarmıha gerildiği zaman halkın onu görmesine izin verilmiyor, ikinci olarak o denli acı çekerken bu sözleri söyleyebilmesi ve bunun duyulabilmesi imkansız.
Birol BİÇER / AKTÜEL