
Şehit Erdem Ertan 27 yaşında, 11 aylık evliydi. Hayali asker olmak ve vatana hizmet etmekti. Vatan sevdalısı annesinin çok istediği o üniformayı giydi. Doğu- Güneydoğu bölgelerinde kahramanca mücadeleler verdi ancak 2015'te Hakkâri Yüksekova'da PKK'lı teröristlerin hain pususunda şahadete yürüdü. Geriye 4 aylık öğretmen eşi ve acılı ailesi kaldı. Şehidin doğan oğlu ise arkasında bıraktığı büyük acının merhemi oldu. Anne ve babası o yavruya tutundu, küçük Erdem onlara yaşama sevinci aşıladı.
TEK HAYALİ ORDUYA KATILMAKTI
Ertan Ailesi, Ankara'nın yerlilerinden, öğretmen bir aile. Şehit Erdem, onların tek evlatları, göz bebekleriydi. Anne Aynur Ertan'ın (60) içini yakan vatan sevdasıyla çok istediği bir şey vardı; oğlunun asker olup orduya katılması. Aynı hayali Şehit Ertan da taşıyordu ki askeri okulları kazandı. Ordunun sevilen ve başarılı bir ismi oldu. 6 yıllık meslek hayatında gözünün karalığı ve cesareti ile gönüllerde taht kurdu. Onu gözyaşları içerisinde anlatan annesi: "Asker olmasını çok istiyordum, o benim kıymetlimdi ancak vatan da çok kıymetliydi. İki göz bebeğimi birbirlerine emanet etmiştim…"
EVLERİNİ CEBECİ'YE TAŞIDILAR
Onlar, tanıdığımız birçok şehit ailesi gibi olağan üstü şeyler yapıyor, kendi acılarına rağmen yaralar sarıyorlar. Torunları iyi gelse de yetmemiş, evlerini Ankara Eryaman'dan Cebeci Şehitliğinin 300 metre yakınına taşımışlar. Her gün gidip evlatlarıyla görüşüyorlar. Bir de alkışlanacak bir şey yapıyorlar. Başta mahallelerindeki şehit ailelerini rehabilite ediyorlar, destek oluyor, yaralarını sarıyorlar. Ankara'ya düşen her şehit ateşinde ailelerin yanlarına gidiyor, onları teselli ediyorlar. Anne mezara gidiyor, emekliliği gelmesine rağmen reddedip "Ben vatansever nesiller yetiştireceğim" diyen öğretmen baba ise talebeleriyle teselli oluyor.
KALLEŞÇE KATLEDİLDİ
Şehit
Ertan, 10 Kasım 2015 sabahında Şemdinli'den Yüksekova'ya hareket eden 30 araçlı bir askeri konvoyun sorumlusu olarak çıkmıştı o gece yola. Hainler yola önceden pusu kurmuşlardı, onu ve beraberindeki askerleri dört koldan taradılar, Erdem Ertan orada şahadete yürüdü. Baba Mustafa Ertan, (60) "Vatan sevgisi bizde doğuştan gelir, tek sevgili vatandır. Bizi üzen, evladımızın kalleş ve hain bir pusuyla tek kurşun atamadan şehit düşmesi" diyor.
AĞLATAN BİR VEFA: AFRİN'E GİTSEYDİ
Bu vatan sevdalısı ailenin son cümleleri, vatan için son vefa istekleri ise ağlatan cinsten. Acılı anne, "Keşke oğlum yaşasaydı da Afrin'de katillere karşı savaşsaydı." Baba, "Şehit verecek, orduya katacak başka evladım yok ancak ben varım. Devletim istesin hemen Afrin'e gider, mücadele veririm. Şu anda gitmek istiyorum" diyor.
ŞEHİDİN İZİNDE BİR KÜÇÜK 'ASKER'
Ertan
Ailesinde örnek bir vatan ve bayrak sevgisi var. "Oğlumuz yaşasaydı yine asker olmasını isterdik" diyorlar. Şehit Ertan ise onlardan farklı değilmiş, tugayında askerlere korkusuzluğu aşılayan cesur yürek, Özel Kuvvetlerde görev almak için aylarca uğraşmış, tüm eğitimleri tamamlamış ancak 'tek çocuk' olduğu için başvurusu reddedilmiş. 60'lı yaşlarda bu büyük acıyla yürekleri kavrulan anne ve babanın ise minicik bir ilaçları var: Torunları, şehidin 2 yaşındaki oğlu Erdem. Babasının adını yaşatan küçük Erdem, onların güç kaynağı. Şehidin anne-babası, "Oğlumuzun emaneti bize can katıyor, acımızı dindiriyor. İnşallah onun da babasının izinden gidip asker olmasını isteriz" diyorlar.