Kars'ta yaşayan ve belediyede işçi olarak çalışan 42 yaşındaki Olcay Senem, farklı dönemlerde 4 farklı kanser türüne yakalandı. Dört yıldır kanserle boğuşuyor. Her seferinde hastalığı yendi. Hiç pes etmedi. Farklı aralıklarla
Ankara'ya tedavi için geldi. Ancak bu kez durum pek iç açıcı değildi. Hastalık son evresinde. 2002 yılında evlendi. Umut adında bir çocuk dünyaya getirdi. 2008 yılında ise eşinden ayrıldı. 2016 yılında elini göğsüne götürdü ve kitleyi fark etti. Yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu hissetmişti. Hemen doktora gitti. Kanser hastası olduğunu öğrendi. Hastalık Senem'in memesine, lenflerine ve karaciğerine sıçramıştı. Senem hiç vakit kaybetmeden Ankara'ya tedavi olmak için geldi. Kanser hastası Olcay Senem iki aydır
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin misafirhanesinde kalıyor. Görevliler genç kadına 'Kanser hastaları 2 ay kalıyor diğer hastalar 1 ay. Sizin de süreniz doldu. Boşaltın' dedi. Tedavisinin devam ettiğini ancak gidecek yerinin olmadığını söyleyen Senem, hastalık sürecini ve neler yaşadığını SABAH Ankara'ya anlattı:
ANKARA'YA ÇOK GELİP GİTTİM
"10 defa kemoterapi aldım. Ankara'ya gittim geldim ve kemoterapi sonuç verdi yenmiştim. 2016 yılının sonlarına doğruydu. İşime döndüm işime başladım. Bu sürede tekrar karaciğerime sıçramış. Ankara'ya gelmek zorunda kaldım. Uzun süre kalmam gerekiyordu. Tanıdığım aracılığıyla Maliye'nin misafirhanesine yerleştim. Aylarca kemoterapi aldım ancak sonuç vermedi. Sonuç vermeyince ameliyatla temizlendi. Doktorum 'Kars'a dönebilirsin' dedi. 2018 yılında Kars'a döndüm. Hastalık o kadar agresifti ki tekrar sıçradı. Doktorum bu defa 'Sana kemoterapi veremeyiz vücut çok yorgun ameliyata alacağız' dedi. Karaciğerimden 2'nci kez ameliyat oldum. Tekrardan temizlendi. Kars'a döndüm. Kontrole geldiğimde yine sıçramıştı. 3. ameliyatımı oldum. 2019 yılında Ankara'ya kontrol için tekrar geldiğimde kötü sürpriz beni bekliyordu. Hem akciğerime hem karaciğerime sıçramış. Akıllı ilaca geçtiler. Pandemi sürecinde tekrar Kars'a gittim. Akıllı hapları kullandım geldim bu kez akciğerim temizlenmiş karaciğerim ilerlemişti. Bu defa doktorum 'kemoterapiye başlayacağız' dedi. Şu an başladık. Kemoterapilerle devam ediyorum inşallah bunu da yenerim."
KALACAK YER İSTİYORUM
Kaldığı misafirhaneden çıkarılma korkusu yaşayan Senem, kalacak yer istedi. Senem, "2 aydır Ankara Büyükşehir Belediyesi Ahmetler Şefkat Evi'nde kalıyordum. Meğer prosedürleri, 1 ay diğer hastalar 2 ay kanser hastaları içinmiş. Beni dün arayıp 'Süreniz bitti. Kalacak yer arayın' dediler. Ama benim tedavim bitmedi. Kesin sonuç olsun öyle gideyim. Ben şu süreçte kalacak bir yer istiyorum. Dün çıkan sonuçlar pek iç açıcı değildi. Doktorum tedavinin uzayabileceğini söyledi. Otellerde uzun süre kalamam maddi gücüm yok. Ben nereye gideyim. Eğer dışarıda kalırsam durumum ağırlaşır. Mikrop kapma riskim çok yüksek. Ya sürem uzatılsın istiyorum ya da kalacak yer istiyorum. Başka hiçbir şey istemiyorum" dedi.
OĞLUM UMUT İÇİN DİRENECEĞİM
OĞLUNA verdiği sözü tutmak istediğini söyleyen Senem, "Hastalıkla mücadelem çok iyi çünkü benim bir oğlum var. Ben umut için yaşamak zorundayım. Umut'un yanına gitmediğim zaman bana küsüyor. Sen kanseri yenemedin, yenmelisin diyor. Kars'a ara ara gidip gelmem de Umut içindi, gitmediğimde küsüyordu. Şimdi de telefonda konuşurken 'sen kanseri niye yenmiyorsun ben sensiz ne yapacağım' diyor. Benim içim kan ağlasa da ben Umut için her zaman cıvıl cıvıl giyinen şen şakrak bir anneyim. Kaşlarım döküldüğünde Umut beni güzel görsün diye kaş yaptırdım. Umut için hep gülmek zorundayım. Bana sorsanız bitme noktasındayım. İçim kan ağlıyor.5 yıl içinde yenemediğiniz zaman şansınız düşüyor. Ben Umut'a gitmek zorundayım. Umut beni tren garında bekliyor. Annesi gelecek diye bekliyor. Umut için sonuna kadar direneceğim. İnsanlardan para istemiyorum sadece kalacak yer istiyorum" diye konuştu.