Duruşmada ifadesi alınan suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, kendisinden nakdi olarak alındığını öne sürdüğü paralar ve araç alımı eylemine ilişkin ifade verdi. 25 Eylül tarihli ifadesini tekrar ettiğini belirten Hesapçıoğlu, son yerel seçimlerden 3 ay önce Muhittin Böcek'in kendisini WhatsApp üzerinden aradığını ve ASAT'taki makamına gittiğini anlattı. Hesapçıoğlu, "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi. Seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi. Olumlu ya da olumsuz cevap vermedim, geçiştirdim. Bir süre sonra Gökhan Böcek yanıma geldi, seçim için maddi destek vermemi istedi. Bunun üzerine Muhittin Böcek'i aradım, AKM'deki ofisine çağırdı. 'Oğlunuz benden para istiyor' dediğimde, 'Bilgim var' dedi. Seçimde kendisine destek olmazsam zarar göreceğimi, seçimi kendisinin kazanacağını söyledi. Akabinde, 'Bundan sonra Gökhan senin yanına gelecek, ne söylerse gereğini yapmalısın' dedi" ifadelerini kullandı. Bu sözleri tehdit olarak değerlendirdiğini belirten Hesapçıoğlu, yeniden seçilmesi halinde işlerinde sıkıntı yaşayacağını düşündüğü için talepleri kabul ettiğini söyledi. Hesapçıoğlu, "Bu tehdit karşısında yeniden seçilmesi halinde işlerimde sıkıntı yaşayacağımdan çekindim. Yeniden seçilirse sıkıntı göreceğimi düşündüğüm için Gökhan Böcek'in seçim giderleri kapsamında benden istediği 1 milyon TL nakdi ve 1 milyon TL değerindeki yakıt kartını seçim öncesinde Gökhan Böcek'e elden teslim ettim" dedi.
'MUHİTTİN BÖCEK BAŞKAN OLDUĞU SÜRECE GERÇEKLEŞTİREMEZSİN'
Emin Hesapçıoğlu, 2018 yılında imarlı olarak satın aldığını belirttiği akaryakıt istasyonuna ilişkin de beyanda bulundu. Herhangi bir yasal engeli olmayan yer için inşaata başlamak üzere proje çizdirdiğini ve müracaat ettiğini anlatan Hesapçıoğlu, belediye tarafından taleplerinin çeşitli gerekçelerle bekletildiğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "2018 yılında akaryakıt istasyonunu imarlı olarak satın aldım. Herhangi bir yasal engeli olmayan yerime inşaata başlamak üzere proje çizdirdim, müracaat ettim. Ancak Büyükşehir Belediyesi, yakınlarda Camii olmasına rağmen istasyonda mescit olmadığı ve otomasyon odası olması gerektiği gibi bahanelerle taleplerimizi dondurdu. Bu düzeltmeleri yaptık. 4-5 ay geçtikten sonra belediyede bu konuda yetkili olan Serkan T.'den randevu istedim" diye konuştu. Serkan T. ile görüşmeye gittiğini, görüşme sırasında başka bir odaya geçtiklerini belirten Hesapçıoğlu, geçtikleri odada Gökhan Böcek'in bulunduğunu söyledi. Hesapçıoğlu, "Gittiğimiz odada Gökhan Böcek vardı. Beni Gökhan Böcek'le baş başa bırakarak Serkan T. ayrıldı. Gökhan Böcek, süreçten haberdar olduğunu ifade etti. Bu sürecin çözülmesini istiyorsam birtakım talepleri olacağını söyledi. Serkan T.'nin oğlunun eğitim masraflarının karşılanması için 1 milyon TL destek olmamı ve kendisinin bir arabaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu talepler yerine getirilmezse, 'Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin' dedi. Bana göre beni tehdit etti" ifadelerini kullandı.
'ARACI TESLİM ETTİM'
Hesapçıoğlu, söz konusu süreçte talep edildiğini öne sürdüğü aracı kira sözleşmesi yaparak teslim ettiğini anlattı. Aracın mülkiyetini vermemek ve baskıları azaltmak amacıyla bu yönteme başvurduğunu söyleyen Hesapçıoğlu, daha sonra kira bedelleri için hukuki süreç başlattıklarını belirtti. Hesapçıoğlu, "Daha sonra kira sözleşmesi yaparak kendisinin talep ettiği aracı teslim ettim. Hem aracın mülkiyetini vermemek hem de bu tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı bu şekilde teslim ettim. Kiralama bedellerine ilişkin faturaları kestim. Benden baskı ile aldıkları bu bedelleri geri almak istiyordum. Daha sonra bu işlem için de icra takibi yoluna başvurarak aracın kirasının ödenmesi için işlem başlattım" dedi.
'BALDIZINA ARACI VERDİM'
İş insanı Hesapçıoğlu, Gökhan Böcek'in 2024 yılı Mart ayı başlarında baldızının bir araca ihtiyacı olduğunu söylediğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "Aracı teslim alacağı gün tadilat yapılmakta olan istasyonda belediyenin ekipleri kontrole gelmiş, yapı tatil zaptı tutarak inşaatı mühürlemişler. Aynı gün Gökhan Böcek, baldızını alıp yanıma ziyarette bulundu. Geldiğinde istasyonumun mühürlendiğinden haberi olduğunu ve daha sonra başka istasyonlar için de işlem yapılacağına dair bilgi aldığını söyledi. Aracın ödemesini hemen yapamayacağını, mayıs ayında parasının geleceğini, o zaman ödemeyi yapacağını söyledi. Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim, baldızı adına fatura kestirdik" diye konuştu. Araçla ilgili süreci avukatlarına verdiklerini ifade eden Hesapçıoğlu, "Daha sonra icra takibi için konuyu avukatlarıma vermiş durumdayız. Araç akşam saatlerinde teslim edildi, aynı gün kontrole gelinmesi ilginç bir tesadüf gibi geliyor. Gökhan, Muhittin Böcek'in oğludur. Şehrin her ilçesinde iş yerlerim var ve bu konuda üstüme gelinmemesi için talepleri kabul ettim" dedi.
'TALEBİ YERİNE GETİR'
Hesapçıoğlu, ifadesinin devamında Gökhan Böcek'in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanmasının ardından ailesine yardım topladığını söylediğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "Gökhan Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanmasından sonra ailesine yardım topladığını, bana da 50 bin dolar düştüğünü söyledi. Ardından Muhittin Böcek beni aradı, 'Gökhan seni aramış, talebi yerine getir' dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı beni aradığı için işlerime zarar gelir korkusuyla 300 bin TL verdim" ifadelerini kullandı.
'KENDİNİ KURTARMAK İÇİN KONUŞUYOR'
Emin Hesapçıoğlu'nun ifadesinin ardından söz alan Muhittin Böcek, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor. Yeğeni ve oğluyla birlikte benim makamıma gelip 'Duayen başkan' diyerek sohbette bulundu. Gökhan Böcek ile haftada bir kez bir araya geliyordu. Kendisine, 'Gökhan Böcek, geleceğin başkanı' diye hitap ediyordu" dedi.
"BAŞKANIN OĞLU OLMASA BENİMLE HERHANGİ BİR İLİŞKİSİ OLAMAZ'
Muhittin Böcek'in sözlerine cevap veren Emin Hesapçıoğlu, her belediye başkanını ziyaret ettiği gibi Muhittin Böcek'i de ziyaret ettiğini söyledi. Şirketlerinin farklı belediyelerden ihale aldığını belirten Hesapçıoğlu, Gökhan Böcek ile samimiyetinin bulunmadığını ifade etti. Hesapçıoğlu, "Her başkanı ziyaret ettiğim gibi Muhittin Böcek'i de ziyaret ettik. Benim şirketlerim her belediyeden ihale almaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden de ihale aldım. Gökhan Böcek ile bir samimiyetim yok, çocuğum yaşındadır. Muhittin Böcek'in oğlu olması sıfatıyla tanırım. Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz. Muhittin Başkanı 30 yıldır tanırım. Benden taleplerde bulunmuştu, taleplerini yerine getirmediğim zaman işlerim yok sayılmıştır" dedi.
'HAYATIM BİTME NOKTASINA GELMİŞTİ'
Müşteki Evren Topal ise 20 yıldır Antalya'da asfalt ve yol işleri yaptıklarını, 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptıklarını söyledi. 2020 yılında içme suyu imalatına başladıklarını ve büyük bir ihale aldıklarını söyleyen Topal, işin yüzde 50 seviyesine geldiği dönemde yaşanan süreçleri anlattı. Topal, "20 yıldır Antalya'da asfalt yol işleri yapıyorduk. 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptık. 2020 yılında içme suyu imalatı yapmaya başladık, büyük bir ihale aldık. Biz burada işe başladık, işimizin yüzde 50'sine gelmiş bulunmaktaydık. 29 gün Antalya'da yağmur yağdı. Daire Başkanı Osman Sütçü, bir an önce gereken yolların asfaltlanması konusunda yazılar yazdı. Hava müsait olunca asfaltlamayı yapalım dedik, sözleşmemiz feshedildi" dedi. Aradan zaman geçtikten sonra tekrar asfalt ihalesi aldıklarını belirten Topal, 5 ay boyunca hakkedişlerini alamadıklarını ileri sürdü. Topal, "Aradan zaman geçti, tekrar asfalt ihalesini aldık. 5 ay boyunca hakedişlerimizi alamadık. Belediyenin en altından en üstüne kadar her personeline ulaşmaya çalıştık ama netice alamadık. Genel müdür yardımcısı ile toplantı yaparken Osman S. geldi. 'Daha önce içme suyu projeniz de feshedildi, sen konuyu anlamadın, gelsin seni Tayyip Erdoğan kurtarsın' dedi" ifadelerini kullandı.
"KOLAYLIK SAĞLAYABİLECEKLERİNİ SÖYLEDİ'
Evren Topal, Osman S.'nin daha sonra şantiyeye geldiğini ve kendisinden 2 milyon TL talep ettiğini iddia etti. Topal, Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermek istemediği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden kendisine bahsedildiğini öne sürdü. Topal, "Daha sonra şantiyeye gelip 2 milyon talep etti. Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermeyeceği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden bahsetti, bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi. Daha sonra bu iş çözülmedi, çözülmediği için zaman zaman sıkıştırdım. Şikayetçi olmadan önce param ödendi. Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak. Kendimin ve ailemin can güvenliğinden endişem var" diye konuştu.
'EVLERİ İKİ AY ARAYLA ÜZERİME ALDIM'
Duruşmada malen sorumlu sıfatıyla ifade veren Meltem Yılmaz da beyanda bulundu. Tuncay S.'nin eski eşi olduğunu ve 10 yıl önce boşandıklarını belirten Yılmaz, eski eşinin yeniden evlenmek istediğini ve iki çocuğu üzerine daire yapmak istediğini söylediğini aktardı. Yılmaz, "Tuncay S.'nin eski eşiyim. 10 yıl önce boşandım, 2 çocuğumuz vardı. 2 yıl önce yeniden evlenmek istediğini ve 2 çocuğum üzerine daire yapmak istediğini söyledi. Bana gidip sen tapu alacaksın dedi. Demir Bey'le ilk kez orada karşılaştık. Evleri 2 ay arayla üzerime aldım. Ailesi zengin bir aile, maddi durumları iyi diye biliyorum. Evlerin 1+1 ve 2+1 olması nedeniyle o kapasiteye sahip olduğunu düşündüğüm için başka bir şey aklıma gelmedi" şeklinde konuştu.