ÇOCUKLARININ geleceğini garanti altına alabilmek için günlerinin büyük bir bölümünü işlerine ayıran Aktaş Ailesi, ilgiyi eksik ettikleri çocuklarının acısını yaşıyor. Hannover kenti yakınlarında Hanigsen kasabasında yaşayan Ekrem ve Hülya Aktaş çifti, “40 yıldır Almanya’dayız ve 21 senedir kuaför dükkanı işletiyoruz. İki kızımız ve bir oğlumuzun geleceklerini garanti altına almak isterken, şuanda 23 yaşında olan oğlumuz Oğuz’un hapse düşmesini engelleyemedik. 16 yaşında edindiği arkadaşları nedeniyle alkol ve uyuşturucunun esiri oldu” dedi.\n\n
“ARKADAŞLARINI TANIMADIK”\n\nDURUMU fark ettiklerinde çok şey için geç kaldıklarını vurgulayan Aktaş çifti, “O dönemde Türkiye’ye babannesinin yanına gönderdik. Bir mahkemesi için geldiğinde eski arkadaş çevresinin içerisine tekrar girdi. Ne yaptıysak o çevreden koparamadık. Son olarak 21 Haziran 2011 tarihinde bir arkadaşıyla bir mağazanın içecek reyonunu soymuşlar. Soygundan birkaç saat sonra avukatını arayıp, teslim olmuş. Altı yıl hapse mahkum oldu. Daha fazla para kazanmak isterken, çocuğumuzun kimlerle arkadaşlık yaptığını, nelerle uğraştığını bilemedik” diye yaşadıklarını anlattı.\n\n
“ONA AZ ZAMAN AYIRDIK”\n\nAİLECE acı çektiklerini belirten Ekrem Aktaş, “Ne yazık ki, çocuk yaşta iken daha az zaman ayırdığım çocuğum için şimdi günümün büyük bölümünü onun işleriyle geçiriyorum. Ailece gece, gündüz oğlumuzu düşünüyoruz. Yabancı bir ülkede, ne sebepten olursa olsun ağır koşulları olan bir cezaevinde oğlunuz varsa, onu düşünmeden edemezsiniz. Çocuğum pişman olduğunu, terapi görmek istediğini söylüyor. Umarım yetkililer de bunu ciddiye alırlar ve oğlum sağlıklı biri, topluma kazandırılmış biri olarak dışarı çıkar” şeklinde konuştu.