Almanya’nın Mainz kentindeki Gutenberg Müzesi’ne içeriğinde sözde Ermeni soykırımı iddialarına yer verilen levha asılmasının ardından, Mainz Başkonsolosluğu ile sivil toplum kuruluşlarının girişimleriyle astırılan ve Türkiye’nin görüşlerini yansıtan levha kaldırıldı. Ermenistan’ın iddialarını yansıtan levha, 7 Aralık tarihinde Ermenistan Başbakanı Tigran Sarkisyan, Rheinland Pfalz Eyalet Başbakanı Kurt Beck ile Mainz Anakent Belediye Başkanı Micheal Ebling’in de katıldığı ilk Ermenice kitabın basılışının 500’üncü yılı dolayısıyla düzenlenen sergiye konuldu. Levhada, Türklerin soykırım yaptığı iddiasına yer verildi. Bu durum üzerine Mainz Başkonsolosu Aslan Alper Yüksel ve eyaletteki Türk sivil toplum kuruluşları, tek taraflı Ermeni iddialarına karşı Belediye Başkanı Michael Ebling ve Gütenberg Müze Müdürlüğü’ne yazılı başvuruda bulunup, 1915 yılında yaşanan olayların Ermeni bakış açısını tek taraflı olarak yansıttığını, bunun tanımlanmasının yanlış, haksız ve hukuksuz olduğu belirterek, tarafsız davranılarak konunun düzeltilmesini istedi.\n\n
ÖNCE KABUL, SONRA RET\n\nTalep üzerine Belediye Başkanı Michael Ebling, Türk toplumunun görüşlerini yansıtan bir levha asmayı kabul ederek, hazırlanan levhayı, sözde iddiaların yer aldığı levhanın yanına astırdı. Ancak söz konusu levha, geçtiğimiz hafta sonu kaldırıldı. Başkonsolos Yüksel, “Serginin açılışından itibaren konuyu dikkatle takip ediyoruz. Eyalet başbakanı, belediye başkanı ve müze müdürlüğüne bir yazı yazarak konu hakkında bilgi istedik” dedi.\n\n
Kaldırılan levhada şu STK’lar mektup ifadelere yer verilmişti\n\n“Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Türkler, Ermeniler ve diğer milletler büyük acılar yaşamışlardır. Hal böyle olmakla, bu olayların Ermeni bakış açısını tek taraflı olarak yansıtacak şekilde tanımlanması her anlamda yanlıştır, haksızdır ve hukuksuzdur. Kaldı ki, çeşitli ülkelerden çok sayıda saygın bilim insanı da yaşanılanları Ermenilerin iddia ettiği gibi bir “soykırım” olarak nitelendirmemektedir. Ermenilerin yaşadıkları acıyı inkar etmemekle birlikte, tarihi olayların tek taraflı hafıza ve anlatı üzerinden yorumlanmaması gerektiğine inanmaktayız. Ayrıca aynı dönemde aynı coğrafyada hayatlarını kaybeden ve yerlerinden edilen milyonlarca Türk ve Müslüman’ın üzücü hatırasına da saygı gösterilmesini beklemekteyiz. Yaşanan ortak acıları doğru değerlendirmek için yapılması gereken, sadece bir tarafın tarih yorumunu öne çıkarmak yerine adil bir hafızaya ulaşmaya çabalamaktır.”