TÜRK gazetecilerin Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde 17 Nisan’da görülecek NSU davası- na akredite edilmemesine Türkiye sert tepki gösterdi. Girişim yapıldığını açıklayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Bu bizim için bir hukuki hak ve bunu sonuna kadar takip ederiz. Türkiye, hükümetiyle ve toplumuyla bu cinayetlerin tarafıdır. Cinayetleri takip etme hakkı herkesten çok Türk basınının” dedi.\n\n
ARINÇ: KARAR ÜZÜCÜ\n\nBAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç da duruşmaya Türk gazetecilerin alınmayacak olmasının üzücü olduğunu söyledi. Arınç, “Bu hiçbir yerde olacak şey değil” dedi. Arınç, “Yargılama sürecinin açık ve şeffaf yapılmasında, Türk medyasının ve diplomatik tarafın, Meclisteki İnsan Hakları Komisyonu başkanının veya başkan vekilinin süreci izlemesinde büyük yarar olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.\n\n
“AMBARGO VAR”\n\nARINÇ, “Türkiye’de ve bütün Avrupa ülkelerindeki yargılama örneklerine baktığımız zaman tarafların bu tür davaları rahatlıkla izleyebilmesi için imkanlar hazırlanır. Salon müsait değilse başka yer temin edilir. Ama sanıyorum ki bu olayların özellikle mağdur ülkelere daha fazla yansımaması ve daha büyük bir infiale yol açmaması için basına ambargo uygulanıyor” dedi.\n\n
BOZDAĞ: AYRIMCILIK\n\nBAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ da, mahkemenin ayrımcı ve sübjektif davrandığını söyledi. Bozdağ, mahkemenin kararını gözden geçirerek, Türk medyası ve Türk temsilcilerine de izleme imkanı vermesini umduğunu kaydetti. Bozdağ, “Bu çok açık bir ayrımcılıktır, bu çok açık bir şekilde mahkemenin hakiminin sübjektif ve yanlı, taraflı tutumudur. Umarız mahkeme buradan döner” dedi.\n\n \n\n
BURCU ÇALIK / ANKARA\n\n