Öz dede ve nineleri Türkiye’de olan çocuklar Alman nineyle büyüdü. O zamanın çocukları şimdi Alman ninelerine yaptıklarından dolayı müteşekkir\r\n\r\n \r\n\r\nALMANYA'DA şimdilerde göçmenler denince ilk akla gettolar, paralel toplumlar, işsizlik ve suç eylemleri geliyor. Yani imajımız epeyce kötü bir görüntü sergiliyor. Oysa göçün ilk yıllarında göçmenlerin, dolayısıyla da Türklerin imajı oldukça iyi sayılırdı. Şimdiki gibi gettolar yoktu, göçmenler ve Almanlar kapı komşuydu, madenlerde, demir çelikte birlikte çalışıyorlardı. O yıllarda çoğu göçmen çocuğun Alman Oma’sı, yani ninesi de vardı. Öz dedeleri ve nineleri Türkiye’de olan çocuklar için bu yaşlı kadınlar biraz da yedek nine gibiydiler. Çocukları evden erken ayrılmış, eşleri erken ölmüş ve yalnız yaşayan kadınlar için göçmen çocukları da biraz yedek torun olmuştu.\r\n\r\n \r\n\r\n
EVİNİ MİRAS BIRAKTI\r\n\r\nİserlohn'da yaşayan Mustafa Ünal Braeutigam’ın (43) iki yaşından beri bir Alman ninesi var. 85 yaşındaki Waltraud Braeutigam, anne ve babası çalışan Mustafa’ya iki yaşından itibaren para karşılığında bakmaya başlamış. Mustafa ve çocukluğundan beri baktığı İtalyan’ı üç yıl önce evlatlık edinip, iki katlı evini ikisine miras bırakmış. Mustafa, ‘mama’ diye hitap ettiği ninesine çok şey borçlu olduğunu söylüyor. “Ben 10 yaşındayken babam hapishaneye düşmüştü. İki sene sonra çıktı, ama o annemin yapamadığını bu kadın yaptı. Hakkını ödeyemeyecek kadar bir sevabı var. Annem kadar sevdim” diyor. Evlenmeyen ve çocuğu olmayan Waltraud Braeutigam, Mustafa’yı çocukken evlatlık almak istemiş, ancak ailesini razı edememiş. Özellikle babasının Mustafa’yı çok sevdiğini anlatan Alman nine, “Babam, ‘Bu çocuğu alıp okutalım’ demişti. O da onun dedesiydi ve ona çok bağlıydı” diye evlat edindiği oğluna olan duygularını anlattı.\r\n\r\n \r\n\r\n
ASIRLIK NİNESİ VAR\r\n\r\nAlman ninesi olanlardan biri de madenci çocuğu Duisburglu bilgisayar mühendisi Egin Olguner (43). Engin’in 94 yaşındaki ninesi Johanna Krizak, neredeyse yüzyıllık bir yaşamı geride bırakmış. Engin, Oma Hanni diye hitap ettiği ninesiyle çocukluğunda oturdukları Kamp Lintfort'ta komşuymuş. İlkokulda başlayan ilişkileri hala devam ediyor, Engin, Mülheim an der Ruhr kentinde bir yaşlılar yurdunda kalan Oma’sını sıkça ziyaret ediyor. Alman ninesinin bazen sert bir öğretmen tavrıyla verdiği öğütlerin hayatına yön verdiğini belirten Engin, “Biz çocuk olarak bizlere şefkatli davranmasını beklerdik. Ama o bir öğretmen gibi, ‘Bak şunu yap, bunu yapma’ diye bazen sert çıkardı. Ben sonradan anladım ki, bunların bana çok yararı oldu. Çalışarak bir yere gelebileceğimi ondan öğrendim. Söylediği sözler, atasözü gibi beynime işlendi” diyor.\r\n\r\n \r\n\r\n
KARİYERİMDE BÜYÜK KATKISI VAR\r\n\r\nAlman nineyle büyüyenlerden biri de şuanda CDU'nun Kuzey Ren Vestfalya Milletvekili Serap Güler. Güler, komşuları olan ve Marl’da yaşayan 89 yaşındaki Alman ninesi için, “O ailece hepimizin Oma’sıydı, kendisine adıyla Christa diye hitap etmemizi isterdi” diyor. Çocukluğundan ailesinin evinden ayrıldığı 27 yaşına kadar ninesinin kendisine hep destek olduğunu belirten Güler, mesleki kariyerinde onun katkısının büyük olduğunu vurguluyor. Kendisinin ve kardeşlerinin eğitimi konusunda ninesinin ailesine hep öğütlerde bulunduğunu anlatan Güler, ”Ne zaman annemleri ziyaret etsem, onun da halini hatırını, bir ihtiyacı olup olmadığını sorarak ona borcumu ödemeye çalışıyorum” diyor.\r\n\r\n
Yunus ÜLGER / ESSEN\r\n\r\n