Etkinlik sonrası Sabah Avrupa muhabiri Fatih Yılmaz'ın sorularını yanıtlayan Başbakan Olaf Scholz, Türk kökenli vatandaşların demokratik haklarının korunması için güçlü taahhütte bulundu. Scholz, Almanya'daki göçmen kökenli vatandaşların, Almanya'nın sosyal yapısının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, "Bu toplumda yaşayan herkesin eşit haklara sahip olması benim için çok önemli. Göçmen kökenli vatandaşlarımızın daha fazla hakka sahip olması için her şeyimizi yapacağız" dedi. Scholz, özellikle göçmen geçmişine sahip bireylerin, vatandaşlık edinme haklarının korunması gerektiğini vurguladı.
HAKLARINIZDA HİÇBİR GERİLEME OLMAYACAK
Almanya'da nüfusun neredeyse üçte birinin ailesinde göçmenlik geçmişi olduğuna dikkat çeken Scholz, Türk kökenli vatandaşların, toplumsal hayatta daha fazla temsil edilmesi gerektiğini ifade ederek, "SPD ve benimle birlikte hiçbir gerileme olmayacak ve bu kazanımları gelecek için koruyacağız" diyerek, Almanya'daki göçmen toplumlarının geleceğini güvence altına almayı vaat etti.

TÜRK GENCİNDEN ZOR SORU: KENDİMİZİ İKİNCİ SINIF VATANDAŞ HİSSEDİYORUZ
Türk kökenli vatandaşlar Scholz'a zor sorular yöneltti. Hakan Öztürk isimli bir genç göçmen kökenli bireylerin günlük hayatta karşılaştığı ayrımcılığa dikkat çekerek, Türkçe ya da başka dillerde konuşmanın Almanya'da bazen dışlanmaya neden olduğunu ve kendilerini ikinci sınıf vatandaş gibi hissettiklerini belirtti. Scholz, Türk gencinin sorusuyla ilgili olarak, ayrımcılıkla mücadele etmenin önemini vurguladı ve bununla ilgili yasal adımlar attıklarını söyledi. "Ayrımcılığı yasaklayan pek çok yasa çıkardık. Ancak mesele sadece yasa yapmak değil, toplumsal iklimi değiştirmektir. Bir arada yaşamayı savunmalıyız ve bu sadece bireylerin değil, aynı zamanda siyasi makamların da sorumluluğudur" dedi.
Scholz, özellikle yüksek kamu görevlerinde bulunan kişilerin ayrımcılığa karşı net tavırlar sergilemesi gerektiğini ve bu konuda kendisinin de sürekli bir çaba içinde olduğunu ifade etti. Ayrıca, Almanya'da göçmen kökenli bireylerin kendilerini ikinci sınıf vatandaş gibi hissetmelerine karşı, herkesin eşit haklarla toplumda yer alması gerektiğini vurguladı.

BİRLİK PARTİLERİ VE AFD'YE ELEŞTİRİ
Scholz, Almanya'daki muhafazakâr partilerin, özellikle CDU ve CSU'nun göçmen dostu yasaları geri çekme çabalarını eleştirerek, "Bu partiler, göçmenlere yönelik hakları kısıtlamaya çalışıyor. Bu yanlış bir yaklaşım. Toplumumuzu bölmeye çalışıyorlar, buna karşı durmalıyız" diye konuştu. AfD'nin ırkçı ve ayrımcı söylemlerini de sert bir şekilde eleştiren Scholz, "AfD, toplumumuzu kutuplaştırmaya ve düşmanlaştırmaya çalışıyor. Bu, Almanya'nın birleşik yapısına zarar verir" ifadelerini kullandı.

SAVAŞIN TIRMANMASINI ENGELLEMELİYİZ
Ukrayna kriziyle ilgili olarak Almanya'nın verdiği desteği vurgulayan Scholz, "Biz Avrupa'da Ukrayna'ya en fazla destek veren ülkeyiz. Ama savaşın daha da tırmanmaması için bazı stratejik kararlar aldık. Büyük yıkımlara yol açabilecek Taurus füzesi teslimatına bu yüzden izin vremedim" şeklinde konuştu. Scholz, Almanya'da daha iyi bir gelecek inşa etmek için toplumsal uyumun önemine değinerek, "Herkesin bir arada yaşamayı savunması gerekiyor. Biz hükümet olarak bunu savunuyoruz. Toplumumuzun güçlü bir yapıya sahip olması için hep birlikte çalışmalıyız" dedi.