Sırbistan vatandaşı olduğu öğrenilen kız Münster'deki bir işitme engelliler bakım merkezinden kaybolmuş bunun üzerine polise haber verilmişti. Polis eve gittiğinde kızın elinde bıçakla memurları tehdit ettiğini, bunun üzerine ateş açıldığını açıkladı. Ancak avukat, bunların doğru olmadığını belirterek, "Polis, olay yerine adeta ağır suçlulara müdahale ediyormuş gibi girdi. Kapı kilitleri dışarıdan devre dışı bırakıldı, ardından kapıyı açan anneye silahlar çekildi" diye konuştu.

MEŞRU MÜDAFAA YOK
Olaydan sonra polis ve savcılık, kızın dört polis memuruna "iki bıçakla saldırdığı" yönünde açıklamalar yapmıştı. Ancak avukat Simon Barrera Gonzalez, "Olay sırasında anne de polis tarafından yere yatırıldı. Bütün aile işitme engelli. Neden işaret dilinden anlayan birileri çağırılmadı? Ayrıca polisin vücut kameraları neden kapalıydı?" diye sordu. Avukat, polis ve savcılığı "agresif basın çalışması" ile kamuoyunu manipüle etmeye çalışmakla suçladı. Polis baskınının 7 saat sürmesini eleştiren avukat, polisin iddia ettiği gibi meşru müdafaanın sözkonusu olmadığını belirtti. Kızın elinde o sırada bir bıçak olduğu, ancak sağır olduğu için polisin "Bıçağı bırak" talimatını anlamadığı, bu nedenle polislerin kendilerini tehdit altında sandığı tahmin ediliyor.