Cannes 2010'da dünya galasını yapan, bizimse ilk kez geçen İstanbul festivalinde izlediğimiz bu filmin ilginç özelikleri var. Kimi açılardan genel seyirci kitlesi için irkiltici olsa da, birçok açıdan görülmeye değer bir film. Öncelikle Belçika'dan, üstelik onun sanat açısından gölgede kalmış olan Flaman kesiminden gelen bir film. (Ünlü Flaman resminden hiç konuşmayalım, o iyice geçmişte kaldı). Hiç taviz de vermemiş, öncelikle o çetin ceviz Flaman diliyle çekilmiş. Üstelik tasvir ettiği çevre çok itici: Dört amcası olan, babası ve onlarla birlikte annesiz büyüyen bir çocuğun öyküsü. Aile erkeklerinin ortak özellikleri var: Hepsi küp gibi içiyor, bol bol küfrediyor, akla gelen/gelmeyen her türlü kabalığı sergiliyor ve kadınları itip kakıyor. Bu, anlaşılan Flaman taşrasının bir sergilemesi: Acımasız, ödünsüz, özeleştiri yüklü... Bu çerçeve içinde, yönetmen bize ilk başta garip bir film sunuyor: Deli gibi koşuşturan bir kamera, kim ne yapıyor diye sorduran bir hız, felaket bir klip estetiği. Ama giderek kamera sakinleşiyor, anlatım düzeliyor ve ortaya geniş bir aile, giderek insanlık panoraması çıkıyor. Bu tuhaf filmin kendine özgü bir çekiciliği var. Bu da özellikle, bir yandan bir belgesel kıvamındaki tasvir gücü, öte yandan giderek süzülmüş biçimde karşımıza gelen hüzün duygusundan kaynaklanıyor. O kabalık, sarhoşluk ve cinsellik sergilemelerinin arasından, bir panjurdan süzülüp içeri giren güneş ışığı gibi bir şiir ve melankoli hissi geliyor ve filme hakim oluyor. Bunca farklı bir kültürden, bunca değişik yaşamlardan gelip bir insanlık durumuna dönüşen bu film, bu yüzden tüm tuhaflığına rağmen, hiç çıkmamacasına yüreğinize yerleşme şansı taşıyor.
ÇÖLDE KUTUP AYISI ***
(De Helaasheid Der Dingen) Yönetmen: Felix Van Groeningen Senaryo: F. V Groeningen, Christophe Dirickx Görüntü: Ruben İmpens Müzik: Jef Neve Oyuncular: Kenneth Vanbaeden, Valentijn Dhaenens, Koen de Graeve, Wouter Hendrickx, Johan Helbenbergh, Bert Hoolvet Belçika filmi.