"Varlıklı kocaların eşleri Paris'ten giyinirdi. Buna rağmen ünlü terziler de dikkat çekerdi. O zamanlar modacı değil, terzi denirdi. Terzi Mualla, Terzi Lütfiye, Terzi Suat Aysan, Terzi Faize ve Sevim'in yanı sıra en ünlüsü Terzi Refia Övüç'tü. Olgunlaşma Enstitüsü'nü kurmuş, yönetmiş ve Türkiye'nin en gözde terzilerini yetiştirmişlerdi. Defileler, Taksim Belediye Gazinosu'nda (bugünkü Inter Continental Oteli) yapılırdı. Muhteşem bir salondu... O tarihlerde İstanbul'un Taksim, Şişli, Teşvikiye, Maçka, Nişantaşı muhitlerinde oturmak önemli bir itibar göstergesiydi. Özellikle Elmadağ Cumhuriyet Caddesi çok gözdeydi. Kervansaray en önemli apartmandı. Hilton yapılıncaya kadar (1951) Boğaz'ın en muhteşem manzarayla seyredildiği yerdi. Oturanlar arasında Sait Dormen olduğu söylenirdi. Haldun Dormen ve Güler Yiğit kardeşlerin babasıydı. İkinci dikkat çeken aile Tatariler'di. Anne Fatma Tatari ve kızı Aysel Tatari İstanbul sosyetesinin en önde gelen simalarıydı. Lüks Cadillac otomobilleri vardı. Bazen aracını kendisi kullanır, hafif rüzgarda saçları bir lepiska sonbahar lezzetiyle dağılır ve görenlerin derin değerlerinde izler bırakan talih bahsi gibi açılıp kapanırdı. O dönem sineması ve tiyatrosu değişikti. Oyuncular genellikle Şehir Tiyatrosu kadrosundan seçilirdi. 1946-1950 arasında siyasi hayatta büyük altüst oluşlar yaşandı. O tarihte İstanbul'da ilçe sayısı 16 idi. Şile, Silivri ve Çatalca hariç hepsi İstanbul'un içi sayılırdı. Dolayısıyla İstanbul denince bütün kent tek bir tarif içinde yer alırdı. Dar etkinliklerin çok keyifli ve zengin kültür detaylarında çoğalır ve renklenirdi. O dönemin en itibarlı halk ve sanat ilişkisi Demokrat Parti'nin başlattığı toplu sünnet düğünleriydi. Bu sosyal etkinlik sadece İstanbul, Ankara ve İzmir'le sınırlı kalmadı. Anadolu'nun bütün kentlerinde okumuş yazmış aile çocukları Demokrat Parti'nin milletvekilleri oldu. 1950'ye kadar genellikle bürokrat ve asker kökenli olan CHP milletvekillerinin yerini, okumuş, meslek sahibi olmuş esnaf çocukları aldı."