Kardeşlik Cemiyeti'nin planları
Roman epey tartışılacağa benziyor. Çünkü Son Hükümdar'ı okuduğunuzda şöyle bir tablo ortaya çıkıyor. Siyonistler, Masonlar ve Ermeni komitacıları Abdülhamit'i planlarının önündeki en büyük engel olarak görüyor ve ortadan kaldırmak istiyor. Çünkü Abdülhamit, Filistin'de kurulacak bir Yahudi devletine ve bağımsız Ermenistan fikrine karşıdır. Buna kızan Siyonist ve masonik örgütler Osmanlı ülkesindeki ihtilalci fikirleri maddi ve ideolojik olarak destekliyor. Siyasi nedenlerle Sultan'a karşı olanları kandırıp yanlarına çekiyor ve kendi gizli amaçlarına ulaşmak için onları kullanıyorlar. Özgürlük, eşitlik, kardeşlik fikirlerinin peşinden koştuğunu zanneden ve Abdülhamit düşmanlığında birleşen Osmanlı sosyalist, anarşist ve Jöntürkleri aslında bu şebekelerin oyuncağı oluyor.
Ezber bozan bir portre
Sultan 2. Abdülhamit 1886 yılında 34. Osmanlı padişahı olarak tahta çıktı ve tam 33 yıl tahtta kaldı. Döneminde ve sonrasında en çok tartışılan şeylerden biri de sultan'ın kişiliği oldu. Şimdi Abdülhamit'e yöneltilen suçlamalara ve kitabın buna verdiği yanıtlara yakından bakalım. Korkak: Abdülhamit'in en çok suçlandığı sıfatlardan biri bu oldu. Ama olaylar, aslında onun şaşılacak kadar soğukkanlı biri olduğunu gösteriyor. Komitacıların suikast girişiminden sonra telaşa kapılmayan ve at arabasına atlayarak saraya kadar halkı selamlayarak süren kişi odur. Benzer bir olay Dolmabahçe Sarayı'ndaki bir merasim sırasında yaşanmıştır. Abdülhamit, tavandan düşen dört buçuk tonluk avizeyi kılını kıpırdatmadan seyretmiş ve hatta sağa sola kaçışan devlet erkanını o teskin etmiştir. Acımasız: Düşmanlarına göre o esirleri hapishanede boğduran, asi Harbiye talebelerini çuvallara koyup denize attıran kişidir. Tarihi gerçekler bunların asılsız iddialar olduğunu ortaya koyuyor. Abdülhamit ırz düşmanı birkaç katil dışında kimsenin idam fermanının onaylamamış, özellikle siyasi rakiplerine karşı çok merhametli davranmıştır. Pek çoğunu rütbe ve mal ile kendi safına çekip yaşamalarına izin vermiştir. Hatta böyle davrandığı içindir ki, birkaç avcı taburuyla kolayca dağıtabileceği Hareket Ordusu'nun İstanbul'a girişine izin vermiştir. 'Kardeş kanı dökülmesin' diye sergilediği bu tavır, saltanatının sonunu getirmiştir. Cahil ve mutaassıp: Abdülhamit üç yabancı dili mükemmelen anlayabilen ve konuşabilen bir padişahtı. Kurduğu tercüme bürosunda 6 binden fazla yabancı kitabı tercüme ettirmişti. Zannedildiğinin aksine Osmanlı padişahları arasında Batı müziğine en fazla hakim olan padişah oydu. Muhtemelen en zengin kişisel kütüphaneye de o sahipti. Sanat düşmanı: Sanat düşmanı bir mürteci olarak resmedildi. Oysa onun Yıldız tiyatrosunda verdiği temsillerde Suzanne Despres, Anna Judic ve Adelaide Ristori gibi dünyaca ünlü kadın tiyatrocular sahne aldı.