Okula aidiyeti güçlendirmesi, okulu simgelemesi ve en önemlisi, okula devam eden öğrenciler arasındaki gelir uçurumlarını gizlemek üzere kullanılan okul formaları hâlâ gerekli mi? Okullarda kıyafetlere, saça başa serbestlik ve sivilleşme ne zaman gelecek? Ya da bu serbestlik gerçekten eşitsizlikleri körüklüyor mu? Ya da serbestliğin gelmesi, okul kıyafetleri ve formaları alanındaki giyim sektörünün çökmesi anlamına mı gelecek? Uzmanlar ve yetkililer bu konuda tam anlamıyla görüş birliği içinde değil. Bir kısmı formanın hâlâ gerekli olduğunu iddia ederken; formanın da, okullardaki disiplin kurallarının da gereksiz olduğunu söyleyen eğitimciler de var. Çünkü ister önlük, ister forma 'marka giyim'i engellemiyor. Ayakkabılar ve aksesuarlarda da ciddi kalite farkı olabiliyor. Önemli olanın okula daha sade kıyafetlerle, günlük giyim çerçevesi içinde gelmek olduğunu öne sürenler de var.
Okul forması, dışardaki tehlikelerden koruyor
"OKUL kıyafeti gerekli. Serbest kıyafet yerine okul kıyafeti tercih edilmeli. Kıyafet gerekli çünkü: 1- Okula ilişkin bir forma çocuğun okulla bağını güçlendiren, aidiyet duygusunu geliştiren bir simgedir. 2- Okul forması, çocuğun okul çocuğu olduğunu ve okul tarafından sahiplenildiğini, aranabileceğini gösterir. Bu da çocuğu dış tehditlerden korur. 3- Çocukların kıyafetleri arasında oluşacak her türlü farklılık (marka, renk, biçim vs) onlar arasında gruplaşmalara ve ilişki sorunlarına yol açabilir. (Şu anda bile bazı okullarda dış giyime bakarak 'tikiler' ve 'ezikler' gibi yaftalamalar yapıldığı biliniyor.) 4- Kıyafet seçimi, ailelerle çocuklar arasında yeni bir çatışma alanı oluşturur. Maddi nedenlerle ya da kendi kuralları nedeni ile çocuğun kıyafetini belirleyen aile ile, diğer arkadaşlarına benzemek isteyen ya da farklı olmak isteyen çocuk, ciddi çatışmalar yaşayabilir. 5- Özellikle ergenlik döneminde cinselliği vurgulayıcı kıyafetler, belli görüşleri, duyguları simgeleyen kıyafet seçimleri, hem giyen gencin gelişimini hem diğerlerini olumsuz etkileyebilir ve gençleri tehlikelere açık hale getirebilir. 6- Bütün bunlar okul idaresini zorlayacak ve öğretmen-yönetici, de olumsuz etkileyecektir." Ancak Semercioğlu'nun da önlük uygulamasına itirazları var. "Okulların siyah önlük değil ama sade forma seçmeleri, ancak çocukları kazak, gömlek rengi, uzunluk kısalık, toplu ya da açık saç, gömlek içeride-dışarda, kravat var-yok ya da bağlaması yanlış gibi ayrıntılarla aşırı zorlamayan, bunları disiplin sorunu haline getirmeyen, daha esnek olan bir tutum geliştirilmeleri gerekir."
Tek tip kıyafet kusur örtmüyor, sinir ediyor
"EĞİTİMDE öğrencilere uygulanan tek tip kıyafet uygulaması, iddia edildiği gibi kusur örtmüyor, aksine sinir ediyor. Zengin-fakir ayrımının öğrencileri etkilememesi mantığı ile her öğrenciye aynı kıyafeti giydirmek kışla mantığından öte bir şey değildir," görüşünde. Bu görüşü şu gerekçeye dayandırıyor: "İlk anda kulaklara hoş gelen; kusur örtüyor ve zengin-fakir ayrımının öğrencilerin ruhlarında yara açmamasını sağlıyor bahanesi; 25-30 yıl öncesi için kısmen doğru kabul edilebilirdi ama şu an için anlamını yitirdi. Türkiye tekstil üreten, uluslararası pazarda söz sahibi olmaya çalışan bir ülke. Yani giyimin ucuz olduğu ülkelerden biri. Okul kıyafetinden sadece bir takım almak için ödenecek ücret ile çocuğa piyasadan iki-üç takım normal elbise alabiliyorsunuz." Ali Yalçın'ın üniforma dışındaki diğer uygulamalara da itirazı var: "Her sabah öğrencilerin enseye bakar şekilde sıralanması, yöneticilerin sabah sabah mikrofonlardan herkesi içtimaya davet eder gibi 'rahat-hazır ol' komutları eşliğinde andımız okutturması gerçekten çok sevimsiz bir uygulama. Okulların askeri ritüellerden arındırılması gerekir. Bazı bölgelerde 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs törenlerinde öğretmenlerin bayanlı erkekli sıraya dizilip, asker yürüyüş eşliğinde protokolün önünden geçtiği görüntüleri komik buluyorum. Doğu'da bunu yaşadım. İstanbul Adalar'da bile bu uygulama var. Engeli olan, özrü olan insanların nizami yürüyüşe tabi tutulması karikatür gibi duruyor. Bunlar ne adına yapılıyor? Bu ritüeller çok anlamsız ve eğitimin dışına çıkarılması gereken militarist yaklaşımlardan başka bir şey değil."
Serbest kalırsa yardım gerekli
PSİKOLOG Sevgin Esemenli, okul üniformasının sosyo-ekonomik farkı kapattığını belirtiyor. "Bir çocuk okula çok iyi marka kıyafetle gelirken diğeri daha farklı giysiyle gelecek. Çocuklar kendini bu durumda ezik hissedecektir. Bakanlık bu noktada durumu iyi olmayan ailelere giyim yardımı yapabilir."
Olumlu da, olumsuz da etkisi olabilir
OKULLARDA önlüğün kaldırılmasının, yoksulluk ve zenginlik açısından gerginliğe neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan konuyu şöyle yorumluyor: "Yoksul öğrencilerin kendilerini kötü hissetmeleri olası bir risk. Ama bu risk, varlıklı öğrencilerin, diğerlerine yardım etmelerine yol açabilir. Yoksul öğrencileri de daha çok çalışmaları için motive edebilir."