Son Berlin şenliğinde büyük ilgi gören ve sanırım birçok Avrupa ülkesine satılan bir film, sonunda bize de ulaştı. Ulaşması da gerekiyordu, çünkü anlatılanlar 'Alamancı Türklerin' öyküsünden başka bir şey değil... Film, 60'lı yıllarda Almanya'ya gelen ilk Türk işçilerden olan Hüseyin Yılmaz'ın hikayesi. 1961'de başlayan büyük göçün üçüncü yılına, yani 1964'e denk gelen olayda, ülkeye ayak basan 1 milyonuncu işçi olmak fırsatını kibarlığı yüzünden (arkasındaki işçiye yerini verdiği için) kaçıran Hüseyin, yıllar sonra 70'lerine gelmiş ve kesin dönüş yapma sevdasına kapılmıştır. Büyük ailesine sürprizini açıklar: Eski köyünde bir ev almıştır, oraya dönecektir. Oysa çocukların ve torunların farklı projeleri vardır. Özellikle de İngiliz erkek arkadaşından hamile olduğunu öğrenen büyük torun Canan'ın... Sonuçta aile eski (bir anlamda yeni) vatanlarında değişik serüvenler yaşar. Almanya'ya Türk göçünün 50. yılına denk gelen film, iki kız kardeşin, Yasemin ve Nesrin Şamdereli'nin elinden çıkma. Ve ailelerinin gerçek hikayesinden esinlenilmiş. Birlikte yazdıkları senaryoyu, Münih'te sinema eğitimi alan ve birçok filmde yönetmen yardımcılığı yapan Yasemin yönetmiş. Almanya'da, özellikle TV sayesinde ün yapmış Türk oyuncular rol almış filmde: Yaşlı ana babada Vedat Erincin ve Lilay Huser, gençlerde Fahri Yardım, Aylin Tezel, Demet Gül gibi. Hepsi Almanya'daki Türk ve Alman seyircinin tanıdığı oyuncular. Film, göçle ilişkili ve çok anlatılmış tüm temalara, bu kez mizah yoluyla ve zekice yaklaşıyor. İlk yarısında insanı içten kahkahalarla güldüren film, ikinci yarıda duygusallığa yelken açıyor. Bu farklı yaklaşım Berlin'de yabancılar tarafından çok sevilmiş, hatta bir gazeteci Chaplin'le kıyaslamıştı. Şamdereli kardeşler, Almanya göçünün sadece dram ve ezilmişlik getiren bir olay olmadığını, milyonlarca Türke iş, ekmek ve yeni bir vatan kazandırdığını, sanılanın tersine uyum sağlayarak çifte kültürlülükten yararlananların hayli çok olduğunu belirtmişlerdi. Kardeşlerin yaklaşımı doğru, gerçekçi ve sempatik. Yarım yüzyıl sonra dram yaratmak değil, entegrasyonu sağlayıp barış içinde birlikte yaşamak önemli. Angela Merkel zaman zaman çokkültürlülüğün başarılı olamadığını söylese de... (Filmin finalinde bu tavır ironiyle eleştiriliyor) Kültürümüzle yoğrulmuş bu sempatik film, aynı zamanda evrensel bir mizaha da ulaşıyor. Ve de birkaç yıl önce, ABD'de Yunan kökenli bir grup sanatçının yarattığı ve bütün dünyada büyük ilgi gören
My Big Fat Greek Wedding / Kalbinin Sesini Dinle filminin Yunan kültürü için yaptığını, bizim için yapmaya aday gözüküyor. Görmeye değer...
ALMANYA'YA HOŞGELDİNİZ ***
(Almanya-Willkommen in Deutschland)/ Yönetmen: Yasemin Şamdereli/ Senaryo: Y. ve Nesrin Şamdereli/ Görüntü: Moritz Kaethner, The Chau Ngo/ Müzik: Gerd Baumann/ Oyuncular: Denis Moschitto, Fahri Yardım, Arnd Schimkat, Petra Schmidt- Schaller, Lilay Huser, Aylin Tezel, Şiir Eloğlu, Vedat Erincin, Aykut Kayacık/ Alman filmi.