"İçeriğindeki bilmem ne maddesi cilde şöyle şöyle zarar veriyor..." gibi şeyler diyecek değilim size. Parfüm sürmek güzel bir şey, istediğiniz tarzda kokuyu kullanabilirsiniz, benim için sakıncası yok. Ancaaak, benim çocuklarımı kucağınıza almadığınız sürece... Hiç düşündünüz mü, bazı kokular yetişkinlere bile ağır gelirken, el kadar bebenin ciğerlerine dolan o partiküller nasıl zarar verebilir çocuğa diye? Bu yazıyı, çocuklarına yapılmasını istemediği pek çok şey çevresindekiler, hatta çoğu zaman en sevdikleri tarafından yapılan annelere ithaf ediyorum sevgili okur. Ben o annelerden biriyim. Parfüm konusu da ne yazık ki sorunumun küçük bir unsuru. Altı buçuk ay önce doğum yaptığımdan beri eve gelen pek çok kişi, kendisine sürdüğü ağır parfümü göz önünde bulundurmadan çocuklarımı kucağına aldı. Ve çocukların üzerlerine öyle bir koku sinmiş oluyordu ki, ben her seferinde misafirler gittikten sonra onları yıkamak zorunda kaldım. Şunu kesinlikle biliyorum ki bunu yapan insanlar bizi ve çocuklarımızı çok seven, onların tırnağına zarar gelmesini istemeyen dostlarımız. Yani ortada bir art niyet yok. Ama dikkatsizlik var. Özellikle de kendi çocuğu olmayanlar, bir ebeveynin nelerden rahatsız olabileceğini tahmin bile edemiyor. Ben de bu nedenle bu yazıyı yazıp, "Biraz dikkat arkadaşlar!" demek istedim.
KENDİNİZİ EĞLENDİRMEYİN
Şimdi sırayla, çocuklarıma yapılmasını istemediğim bazı şeyleri sayayım. Benimkiler küçük olduğu için fiziksel olarak sakıncalı bulduğum şeylerle başlayacağım. Örneğin çocuklarımın havaya atılarak hoplatılmasını istemiyorum. Çünkü doktorumuz, çocuğu hoplatmanın beyine zarar verebileceğini söyledi. Ve bizi, çocuğun fiziksel olarak kendi yapamadığı hiçbir şeyi ona yapmamamız konusunda uyardı. Zaten yaşadığımız biriki tecrübeden sonra gördük ki çocuklar hoplatılmaktan çok korkuyor ve deli gibi ağlıyorlar. Yani siz çocuğu hoplatırken onu değil, aslında sadece kendinizi eğlendiriyorsunuz, yapmayın! Doktorlar bebekleri ek gıdaya, sıra dışı bir durum olmadığı sürece altıncı ayda başlatıyor. Uzun süre sadece meyve püresi, sebze püresi ve yoğurt gibi bazı temel besin maddelerini alıyorlar. O yüzden, hele de altı aylıktan küçük bir bebeğe saçma sapan gıdalar vermeye kalkmayın. Bunların başında da tuz ve şeker geliyor. Ki ben, jelibon vermeye kalkanını gördüm. Hatta çocuğa mümkünse siz hiçbir şey vermeyin. Anne-babası kendi bebeğine gereken yiyecekleri kendisi verir, merak etmeyin, çocuk aç kalmaz yani.
ÇOCUKL ARI ÖPMEYİN
Kendi çocuklarınızı başkalarının bebeğinden uzak tutun. Aşıları tamamlanmamış bir bebek, suçiçeği, kabakulak gibi hastalıkları geçirmekte olan bir çocuktan hastalık kapabilir ve bu durum o bebek için çok tehlikeli olabilir. O yüzden çok istiyorsa çocuğunuza bir oyuncak bebek alın, oynasın yavrucak. Bebekli eve misafirliğe gidiyorsanız, mutlaka ayakkabılarınızı çıkarın ve eve girer girmez banyonun yerini sorup ellerinizi yıkayın lütfen. Unutmayın, hastalıklar en çok elde taşınan mikroplardan bulaşıyor. Çocukları yüzlerinden ve ellerinden öpmeyin. Sokakta hiç tanımadığımız insanlar bile yanımıza yanaşıp bebeklerimizi ellerinden öpmeye çalışabiliyor. Elden öpmek pek çok kişiye zararsızmış gibi geliyor, ama bebekler kendi ellerini sürekli ağızlarına soktuğu için bir bebeği elinden öpmek, ağzının içinden öpmekle aynı şey oluyor aslında. Kalabalık ve daha önce görmedikleri bir ortamda ise, bebeği annesinin kucağından apar topar alıp sevmeye kalkmayın. Çünkü çok korkup, deli gibi ağlamaya başlayabiliyorlar, yazık değil mi bu bebelere? Hiç almayın demiyoruz ki... Çocuklar önce sizi görsün, simanıza alışsın, sizden zarar gelmeyeceğini algılasın, ondan sonra anne de uygun görürse kucağınıza alıp oynatırsınız.