Türkiye'nin en iyi haber sitesi

: Aklımın ucundan geçmeyecek şeyler bitti hayatımda

İlk solo albümünü 19 Nisan’da çıkartmaya hazırlanan Model grubunun eski solisti , vedaların kendisini büyüttüğünü söyleyip “Büyüdüğümü ve hayatımın bu kadar güzel ilerlediğini görmek bana keyif veriyor” diyor ve ekliyor: “Çok gerçeğim. Çok insanım. Makyajla dolaşmıyorum.”

Giriş Tarihi: 13.4.2019
Fatma Turgut: Aklımın ucundan geçmeyecek şeyler bitti hayatımda

"Model bitti arkadaşlar!" Fatma Turgut, 2016 yılının aralık ayında attığı tweet'le solisti olduğu Model grubuyla yollarının ayrıldığını duyurmuştu. Zor bir ayrılıktı, üzerinden iki yılı aşkın bir süre geçti. Turgut, bu süre içinde iki single çıkardı, konserlere devam etti. Hayranlarının en çok merak ettiği ise solo albümünü ne zaman yayınlayacağı konusuydu.
Beklenen haber geçen günlerde geldi. Fatma Turgut, altı ay süren stüdyo çalışmalarının ardından ilk solo albümü Dünya Elimde'nin 19 Nisan'da piyasada olacağını duyurdu. Albümün müjdecisi ilk single Bir Varmış Bir Yokmuş ise geçen günlerde yayınlandı.
Fatma Turgut'la albümü konuşmak için Nişantaşı'nda buluştuk. Sohbetimiz sırasında "Geçmişe nasıl bakıyorsunuz?" diye sorduğumuzda gülümseyerek "Güzel bakıyorum" yanıtını verdi. Zor günleri geride bıraktığı, iç huzurunu sağladığı her halinden belli oluyordu. "Biliyor musunuz, bu albüm çıktığında, işte o zaman Model gerçekten bitmiş olacak" dediğimizde ise yanıt vermek yerine bir süre sessiz kalmayı tercih etti...
Dünya Elimde bir rock albümü. Aynı zamanda bir kadın albümü. Fatma Turgut'un güçlü vokalinden yeni şarkılar dinlemeyi özleyenleri çok mutlu edeceğini de söylemek yanlış olmaz.



- Albümün çıkış parçasının adı Bir Varmış Bir Yokmuş. Hayatımızdaki birçok şey de böyle değil mi? Bir var, sonra yoklar. Vedalarla aranız nasıl?
- 2 Ocak doğumluyum. Bu yıl 35 yaşıma girdim. Hayatım bu yaşıma kadar çok değişti. O kadar çok şey gitti, o kadar çok şey başladı ki... Aklımın ucundan geçmeyecek şeyler bitti hayatımda. Dostluklarım, ilişkilerim, biriktirdiklerim... Hepsi bir çırpıda... Aslında hiç öyle bir insan değilim, hiç de tercih etmezdim. Ama hayat böyle... Yine de umut doluyum. Çünkü büyüdüm. Büyüdüğümü ve hayatımın bu kadar güzel ilerlediğini görmek bana keyif veriyor.

- Model'le ayrıldığınız dönem... Bir sabah uyanıyor ve gazeteyi açıyorsunuz. Grup arkadaşınızla yapılmış bir röportaj yayımlanmış ve o röportajda sizin özeliniz anlatılıyor. Okuduğunuzda ne hissetmiştiniz?
- Biz halk olarak magazini seviyoruz, ama ben o magazin figürü olan bir insan değilim. Özel hayatımın anlatıldığı röportaj benden izinsiz ve fikrim alınmadan yayımlanmıştı. Kaldı ki aranabilirdim. Çok az şeye o kadar sinirlenmişimdir. Çok kırıcıydı, üzücüydü. Magazin peşinde olsam ben de çok şey anlatırım, anlatırdım ama ne gerek var.

- Model'in konusu açıldığında ne hissediyorsunuz?
- Model güzel bir oluşumdu, güzel bir dostluktu. Birbirimize kattığımız çok şey oldu. Çok kıymetliydi, çok değerliydi. Bitmesi gerekiyordu, bitti. Kimseyi kötü anmıyorum, kimseyi kötü hatırlamıyorum. Kötü anıları bavul gibi yanımda taşımıyorum.

ARTIK NE DEDİĞİMİ BİLİYORUM

- Geleceğe nasıl bakıyorsunuz?
- Büyük coşkuyla bakıyorum. Çok güzel şeyler olacak. Son bir senedir bireysel danışmanım sayesinde kendimi olduğum gibi kabul etmeyi öğrendim. Kendisine ilk gittiğimde şöyle duygular içindeydim: "Dünya ne kadar kötü bir yer. İnsanlar niye birbirini bu kadar üzüyor?" Kendin değişince etrafını da minik minik değiştirmeye başlıyorsun, bunu gördüm. Son dönemde okuduğum kişisel gelişim kitaplarında da hep aynı şey söyleniyor. Her şeyi biz yapıyoruz. Kötüyü de, iyiyi de. Hayat geçiyor. Bir önceki yarım saati kimse bize geri veremez.



- Gece yastığa başınızı koyduğunuzda günün muhasebesini yapar mısınız?
- "Neyi, daha iyi nasıl yapabilirim?"i düşünüyorum. Eskiden, gün içinde yaşanan bir olayla ilgili olarak "Şimdi ben bunu dedim ama acaba karşımdaki yanlış mı anladı?" diye düşünüp mesajlar atıyordum. Bunu da çözdüm. Artık ne dediğimi biliyorum.

- En sevdiğiniz huyunuz nedir?
- Çok insanım. Çok gerçeğim. Makyajla dolaşmıyorum. İçimi dışım bir. İnsan, farkındalığı artınca kendini daha çok sevmeye başlıyor.

AYNI ZAMANDA İNATÇIYIM

- Savaşçı bir karakter misiniz?
- Çok. Olabilecek şeyler için savaşırım ama olmuyorsa da uzlaşmak, orta yolda buluşmak en sağlıklısı. İnatçıyımdır aynı zamanda. İnat edince de zaten savaşmak zorunda kalıyorsun.

- Bir yandan da çok duygusal görünüyorsunuz...
- Bu durumu çok sorguladım. Bu kadar kırılıyorum, üzülüyorum. Ya da bir şey olduğunda bir anda tepki veriyorum. Ama danışmanım anladı beni. "Belki de bu yüzden bu kadar güzel şarkı söylüyorsun" dedi. "Yaşıyorsun çünkü..." O konuşmadan sonra neysem o olmayı kabul ettim. Kendimi frenlemiyorum, dizginlemiyorum. Eskisi kadar fevri ve sinirli değilim. Saman alevi gibi parlayıp sönüyorum. Annem anlatıyor, küçükken de böyleymişim. Kardeşimle kavga ettiğimizde dört dakika sonra her şeyi unutuyormuşum.

HAFTADA BİR BASKETBOL MAÇI YAPIYORUZ

- Müzik dışında neler yapıyorsunuz?
- Genelde evdeyim. Çok güzel bir arkadaş grubum var, onlarla haftada bir kez basketbol maçı yapıyoruz. Evde de özel hocayla spor yapıyorum. Bir yandan da gitar çalışıyorum. Çok güzel bir akustik gitar aldım. Bu aralar vakit bulup sinemaya bile gittim.

- Hangi filmi izlediniz?
- En son 2009'da bir korku filmi izlemiştim.Bir arkadaşım "Bu korkunu aşmalısın" diyerek yıllar sonra beni korku filmine gitmeye ikna etti. Psikolojik gerilim filmi Biz/ Us'ı izledim. Hoşuma gitti, şimdi de Hayvan Mezarlığı'nı izlemek istiyorum.



- Eviniz hemen yan sokakta. Burada sanki herkes birbirini tanıyor gibi...
- Burası mahalle gibi. Adem Bey var, yan sokakta, "Fatma Hanım burada en yeni benim, 20 seneliğim" diyor. Herkes birbirini tanıyor, anahtar emanet edebiliyorsun. Öyle bir kültür var. Burayı sevdim. İzmirliyim, bu sıcaklığı, samimiyeti seviyorum.

- Özel hayatınız nasıl gidiyor?
- Güzel. Her şey yolunda. Paylaşmayı seviyorum. Her şeyi paylaşabildiğim güzel bir arkadaşlığım var diyebilirim.

- Sosyal medya ile aranız nasıl?
- Olabildiğinde az bakmaya çalışıyorum. Dün ilk defa telefonumu kapatıp kitap okudum. Dizi izledim.

SEZEN AKSU, BONOMO, EMRE AYDIN BU ALBÜMDE

- Solo albüm için neden iki yıl beklediniz?
- Kimsenin yüzünü kara çıkarmamak adına güzel bir albüm yapmak için çok uğraştım. Gerçekten hazır hissettiğim zaman yapmak istedim. Bu iki yıllık süre bana lazımdı. Herkes soruyordu "Fatma albüm ne zaman?" diye. O zaman, bu zaman. İki yılda iki single yaptım, konserlere devam ettim. Bir yandan da arayış ve çalışma devam etti.

- Başarısız olmaktan hiç korktunuz mu?
- Korktum diyemeyeceğim çünkü şarkı söylemeyi çok seviyorum. Güzel insanlarla bir araya gelip güzel işler çıkarabileceğimi biliyordum.

- Güzel insanlar demişken, albümün prodüktörleri arasında birçoğumuzun Pentagram grubundan da tanıdığı Tarkan Gözübüyük var. Bir süredir birlikte çalışıyorsunuz.
- Yaklaşık altı aydır Tarkan, Ozan Tügen ve Cihan Barış'la çalışıyorum. En son vokal kaydını yapıp çıktığım gün "Artık gidiyor muyum buradan?" diye sordum. Ev gibiydi stüdyo, sürekli oradaydım. Hatta dayanamadım geçen pazar günü karnıyarık ve pilav yapıp götürdüm onlara.

- Albümde Can Bonomo'nun dört söz ve bestesi var. Bu şarkılar size özel mi yazıldı?
- Son iki yıllık süreçte Can'ın "Bak bunu seni düşünerek yaptım" deyip yolladığı şarkılar oldu. Hatta albüme adını veren Elimde Dünya, Can'ın benim için yaptığı ilk şarkı. Can benim çok eski arkadaşım. Bugüne kadar yaşadığım her şeyi biliyor.

- Albümde Emre Aydın'ın da bir şarkısı var değil mi?
- Evet. Geçen günlerde teşekkür etmek için evine gittim. Çok güzel bir akşam geçirdik, şarkıları dinledik. Teşekkür ettim, böyle güzel bir şarkıyı bana verdiği için. O da, "Söylediğin için ben teşekkür ederim" dedi.

- Başka sürpriz isimler var mı?
- Ozan Ünlü'nün müziğine, Sezen Aksu ve Sibel Algan'ın söz yazdığı bir şarkı var. Umut Kaya ve Cihan Güçlü'nün de çok güzel şarkılarını söyledim. Rubato'dan Özer Arkun çello, Göksun Çavdar klarnet ve Fatih Ahıskalı da ud çaldı. İstanbul Strings 13 kişilik yaylı ekibiyle stüdyodaydı. Gençken hayran olduğum Kerem Özyeğen, Model'den Burak Yerebakan da destek verdi.

KONSERE GELENLERİN SAYISI HİÇ AZALMADI

- Ayrılık sonrası konserlere devam ettiğinizi söylediniz. Sahnede olmayı seviyor musunuz?

- Konselere gelenlerin sayısı hiç azalmadı. Hayatta en çok olmayı sevdiğim yer sahne. Sahnede ne hissettiğimi keşke anlatabilsem. Yaprak gibi titriyorum kuliste. İlk şarkılarda heyecandan randımanlı bir şekilde nefes alamayabiliyorum. Ama seyirciyle etkileşime girdikten sonra dünyanın en güzel yerine dönüşüyor sahne.

- Bu arada plak şirketiniz ve menajeriniz de değişti değil mi?
- Evet, menajerimle yolları ayırdık, plak şirketim değişti. İyi ki de böyle oldu. Kimsenin kalbi kırılmasın diye uğraştım ama maalesef bu süreçte bazı insanlar dostluklarını da aldılar elimden. Canları sağ olsun.

KASET FORMATINDA DA ÇIKACAK

Fatma Turgut'un ilk albümü kaset formatında belli sayıda basılacak. Bu formatı özellikle kendisi istemiş: "Paramı biriktirip kaset alıyordum. Kartonetini açıp gitarı, davulu kim çalmış, geri vokalde kim var, onlara bakıyordum. Her şeyi, herkesi o kartonetlerden öğrendim. O dönem tanıdığım insanlarla şimdi çalışıyorum. Bu paha biçilemez bir şey."

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Fatma Turgut: Aklımın ucundan geçmeyecek şeyler bitti hayatımda
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN