Moda dünyası yavaş yavaş eski normale dönüyor. Birer birer takip ettiğimiz moda haftaları da bunun bir işareti. Bu haftaya damga vuran Milano Moda Haftası’nda podyumlarda hem de en önemli modeevleri için yürüyen Betül Ekşi hepimizi gururlandırdı. Onunla pandemide en çok etkilenen noktalardan biri olan Milano’yu ve modayı konuştuk
Sonbaharda yapılan moda haftalarıyla zorlu bir pandemi sürecini atlatmaya çalışan moda dünyası kabus gibi geçen günleri geride bırakmaya çalışıyor. Artık yavaş yavaş çeşitli moda başkenlerinde hem dijital defilelerin hem de klasik konuklu defilelerin yer aldığı hibrid defileler yapılıyor.
21 Eylül'de başlayan moda haftası, dünyanın önde gelen modaevlerinin 2022 ilkbahar-yaz defilelerinin gösterildiği önemli bir etkinlikti. Tüm dünyanın gözlerinin bu defilelere çevrilmesinin önemli nedenlerinden biri iddialı koleksiyonlar kadar, İtalya'nın pandemiyi en zor, en kayıpla ve en büyük zorluklarla atlatan Avrupa ülkelerinden biri oluşuydu. Ve tüm dünyanın gözleri bu defilelere çevrilmişken farklı defileler için podyumda yürüyen bir Türk manken de hepimizin gururlanmasını sağladı. İtalya podyumlarında iz bırakan Betül Ekşi ile bu deneyimini, pandemiyi ve İtalya podyumlarını konuştuk. - İtalya podyumlarında muhteşemgörünüyordunuz. Bize mankenlikserüveninizi anlatır mısınız? Hepimiznasıl mankenliğe başladığınızı merakediyoruz.
- Modellik yapmaya yaklaşık üç yıl kadar önce İstanbul Moda Haftası ile başladım. Çocukluğumdan beri aslında hep yapmak istediğim bir şeydi. Annemin topuklu ayakkabılarını giyip koridorda yürüyüp "Ben manken olacağım" derdim küçüklükten beri, içimde varmış sanırım. Modelliğe başladığım ilk zamanlardan beri hep söylediğim bir şey vardı. O da modelliği yurt dışında yapma isteğiydi. Yani aslında bir hedefim olduğu için hep o yönde adım adım doğru şekilde ilerlemeye çalıştım. Yurt dışında da bir yerden başlayabilmek için yolum ilk olarak Milano'ya düştü diyelim. - Ailenizin sizin bu iddialı kariyerinizebakışı nasıl?
- Her zaman yaptığım bana destek oluyorlar. Voleybol oynarken de modellik yapmaya başladığımda da... Kararlarıma hep saygı duydular. - Bir de arada Miss Turkey serüvenivar sanırım...
- Evet yarışmaya katılmadan önce zaten podyumlara çıkmaya başlamıştım. Her genç kızın deneyimlemek istediği bir platformdur ya güzellik yarışması; ben de öyle katıldım. Çevremde çok kişi de katılmamı söylüyordu. 2017 yılında deneyimledim o platformu. Bana mankenlik konsunda herhangi bir artısı ya da eksisi olmamıştı.
- İtalya pandemiden en çok etkilenenülkelerden biriydi. Defileye gelenlerhakkında neler söyleyebilirsiniz?
- Defileyi izlemeye gelen ve içeride olan ekip dahil hepsi çok keyifliydi. Herkes canlı defileleri çok özlemiş. Bu heyecanı ne kadar özleyebildiğini çalışmalarından ve yüzlerinden anlayabiliyordum. Podyumlarda pek de bir farklılık yok aslında her şey aynı... Tabii ki içeride şovu maskeyle izlemek zorunda kalan seyircileri saymazsak... - Pandemi sırasında İtalya'da mıydınız?Daha bir süre daha oradasınızsanırım...
- Hayır. Ben Milano'ya eylül ayının ilk haftasında geldim. Eylül ayı genel olarak modellerin en yoğun olduğu dönemdir. Moda haftası sebebiyle de geldiğim gibi castlara katılmaya başladım. O süreç biraz yorucuydu. Aslında çoğu cast'a katılamadık. Birçok marka modellerini bir kaç ay öncesinde seçip belirlemişti. Şu anda moda haftası bitti Milano'da fakat benim defileler dışında bir kaç işim daha olduğu için bir süre daha Milano'dayım sanırım. - Moda dünyası içinde olan biri olaraktüm bu endüstri sizce nasıl etkilendibu süreçten?
- Bence kimsenin dışarı çıkamadığı dönemlerde herkes işine daha farklı sarılmaya başladı. Evde kaldığımız süreçte insanlar daha sakin bir kafayla neler yapabildiklerini, neleri yapabileceklerini daha objektif olarak analiz etme şansı yakaladı. Bence pek çok kişi aslında düşündüklerinden daha yaratıcı olduklarını görme fırsatı yakaladı. - Gelecekte modellikle ya da başkaalanlarla ilgili ne tür hayalleriniz var?
- Yapabildiğim sürece, gittiği yere kadar modellik yapmayı istiyorum. Bunun dışında fotoğrafa çok ilgim var. Fotoğraf çekmeyi ve düzenlemeyi çok seviyorum. Bir dergide editör olmayı da çok isterim. Geleceği şu anda çok düşünenlerden değilim. Hep şu anı düşünen bir yapım var.
PODYUMDAKENDİMİ MUTLUHİSSEDİYORUM - Dönelim moda haftasına... Gerçekten birçok ünlü modaevi için podyumdaydınız...
- Milano Moda Haftası kapsamında Giorgio Armani, Emporio Armani ve Dolce Gabbana defilelerinde yer aldım. Benim için hepsi birbirinden özel ve gurur vericiydi. İtiraf etmeliyim ki; canlı defileleri gerçekten çok özlemişim. Onlarca insanın bulunduğu kocaman bir atmosfer de yürümenin heyecanı gerçekten anlatılamaz bir deneyim. Benim için modellikte defileler her zaman çok başka olmuştur podyuma çıktığım an bana verdiği hissiyat kendime güvenimi arttırıyor kendimi daha iyi ve mutlu hissediyorum.
SAKATLANINCA VOLEYBOLU BIRAKTI - Bize biraz eğitim hayatınızdan bahsedebilir misiniz? Mesleğinizde bu başarıyı nasıl yakaladığınızı eminim birçok genç kız merak ediyordur...
- Öncelikli olarak bir spor kariyerim var. 8-9 yıl kadar voleybol oynadım. Bu sayede de Arel Üniversitesi'nde yüzde yüz burslu olarak İngilizce çevirmenlik eğitimi almaya başlamıştım. Ancak bir sakatlık yaşadım ve voleybolu bırakmak zorunda kaldım. Bu sırada modellikle ilgili işlerim de arttı. Ben de daha rahat hareket edebileceğimi düşündüğüm Eskişehir Anadolu Üniversitesi'ne geçiş yaptım. Halkla İlişikiler eğitimi almaya başladım. Şu anda üçüncü sınıftayım.
Moda kazanı
OFİSTEN DAVETE
Son dönemde kendi tarzını yansıtan ve küçük koleksiyonlarla dünyaya bakışını ortaya koyan markalar görüyoruz. Bunlardan biri de Foxglove... Pandemi sonrası sosyal hayata dönen kadınların gündüz şıklıklarını geceye yansıtmasını hedefleyen marka, bu amaçla oluşturduğu sonbahar-kış koleksiyonuyla dikkat çekiyor. Sabah evden çıkarken spor ayakkabı ile kombinlediğiniz Foxglove elbiseniz ile akşam aksesuvarlarınızı değiştirerek bir davete rahatça katılabilirsiniz.
EN SİYAH
Kabul edelim Montblanc dediğimizde hepimizin aklına en çok şık hatta koleksiyon yapılabilir kalemler geliyor. Oysa ki marka ağırlıklı olarak son dönemde iddialı aksesuvarlarla dikkat çekiyor. Markanın son koleksiyonu Ultra Black de tam olarak bundan yola çıkarak hazırlanmış. Koleksiyon bünyesinde deri eşyalardan yazı araçlarına, saatten akıllı teknolojilere kadar birçok farklı segmentte ürün yer alıyor. Marka özellikle aksesuvar konusundaki iddiasının altını çizmek için de aktör Cillian Murphy ve ünlü DJ Peggy Gou ile de özel bir kampanyaya imza attı.
DEFİLE DEĞİL SERGİ
Son dönemde defileler kadar tasarımcılara ait koleksiyonlarla ilgili yapılan sergiler de çok ama çok popüler... Bunun son örneği Fransa'nın başkenti Paris'te Musee des Arts Decoratifs'teki büyük başarı yakalayan Christian Dior: Designer of Dreams sergisi... Beklenenin de üstünde başarılı olması üzerine sergi; 10 Eylül'de New York'taki Brooklyn Müzesi'nde izleyicilerin beğenisine sunuldu, Florence Müller'ın küratörlüğünde sergi, Christian Dior'un öncü vizyonunun, yetmiş yılı aşkın bir süredir tutkuyla icra edilen virtüözlük mertebesinde çalışmalarla sürdürülmesini taçlandırıyor.