Kadıköy'de 2010 senesinde dünyaya gelmiş Tan Güneç... Ailesi Tan'ın doğayla iç içe büyümesi için Antalya'nın Kaş ilçesine taşınmış. Burada yelken sporunun temeli olan optimist ile suya inmiş. Tüm dünyayı etkileyen pandemi süreci ailenin rotasını Bodrum ilçesine çevirmiş. Tan'ın suyla ilişkisi gelişerek devam etmiş. Yelken sporunda yeni bir branş olarak ortaya çıkan Wing Foil yani kanat sörfüne geçiş yapmış Tan... Emekli tercüman bir baba ile yine emekli kimya mühendisi annenin oğlu olan Tan'ın LGS sınavı sonrası bu kez İzmir'e taşınırlar. Geçen yıl mart ayında Urla'da gerçekleşen European Wing Foil (Avrupa Kanat Sörfü) yarışında Türkiye'yi temsil etti. İkinciliği son dakikada kaçırarak kendi yaş grubunda üçüncü oldu. Türkiye'de U17 ve U19 kategorilerinde şampiyonlukları bulunan Tan Güneç, şu an 16 yaşında Güzelbahçe 60. Yıl Anadolu Lisesi'nde okuyor. Meslek olarak mühendislik düşünse de önceliğinin spor kariyerini sürdürmek olduğunun hemen altını çiziyor. Şubat ayında Uluslararası Wing Sporları Birliği (IWSA) tarafından düzenlenecek yarışta Türkiye'yi temsil edecek milli sporculardan olan Tan ile kariyerini ve hayatını konuştuk.
- Ne zamandır rüzgarıyla ünlü Urla'da yaşıyorsun?
- İzmir'e geçen yıl taşındık. Hem iyi bir lisede okumak hem de yelkene devam etmek istiyordum. Rüzgarı gerçekten söylendiği kadar varmış. Ancak benim yelkene başlamamda İzmir rüzgarının doğrudan bir etkisi olmadı; bu süreç çok daha önce ben 7 yaşındayken başlamıştı.
- Filmi 11 yıl öncesine saralım mı?
- Memnuniyetle... Kadıköy doğumluyum ama küçükken doğaya daha yakın büyümem için Kaş'a taşınmışız. Yelkene optimistle orada başladım. Sonrasında ortaokulda pandemi çıktı ve rüzgar bizi Bodrum'a attı. İyi ki attı. Orada optimistte ilk milli sporculuk deneyimimi yaşadım ve 12 yaşında ülkemi Danimarka'da temsil ettim. Şimdi de antrenmanlarım için Çeşme'ye gidiyorum.

BASKETBOL VE FUTBOLDA ARADIĞIM TUTKUYU BULAMADIM
- Bu branşı seçme sürecinden bahseder misin?
- Küçükken hem futbol hem de basketbola bir şans vermiştim ancak aradığım tutkuyu onlarda bulamadım. Ailemin yönlendirmesiyle yelkene başladıktan sonra farklı disiplinler hakkında bilgi edindim. Ardından inanılmaz hızlı, heyecan verici ve gelişme potansiyeli çok yüksek olan wingfoil (kanat sörfü) branşında karar kıldım.
AİLEMİN DESTEĞİ YETERLİ OLMUYOR!
- Turnuvalara katılma sürecin, ulaşım vb. konularda gerekli desteği bulabiliyor musun?
- Wing Foil yani Kanat Sörfü hem dünyada hem de Türkiye'de yeni bir yelken branşı olmasına rağmen 2024 Paris Olimpiyatlarından sonra olimpik olmasına kesin gözü ile bakılıyor. Özellikle sosyal medya içerikleri sayesinde popülerliği gün geçtikçe artan bir disiplin olduğundan, diğer rüzgar ve doğa kondisyonlarındaki branşlarda olduğu gibi markaların hem görünürlüklerini artırabilecekleri hem de temiz enerji ile doğaya olan desteklerini gösterebilecekleri bir alan sunuyor. Uçağın kanat teknolojisinin suda kullanılmasını sağlayan ekipmanın tümü yeni geliştirilmekte olan ithal ürünler. Bütçe konularını ben de yavaş yavaş öğreniyorum. Yurt dışında da sponsor desteği ile gelişiyor bu spor. Benim de yurt dışında rekabet edebilmem için diğer dünya sporcuları gibi sponsorlara ihtiyacım var. Gerekli desteği şu an için ailem ile göğüslüyoruz. Yurt dışı yarışları Hong Kong, İtalya, İsviçre, Brezilya gibi dünyanın önemli yarış noktalarında oluyor. Bu sene dünya yarışlarında İstanbul ve Alaçatı da programda var. Uçak bileti, konaklama, katılım masrafları ve en önemlisi hep belirttiğimiz gibi ekipman gereksinimi açısından sponsor arayışım devam ediyor. Cosponsorluk denilen küçük destekler de benim için çok önemli.

- Yakında Hong Kong'da Asya Dünya Şampiyonası'nda ülkemizi temsil edeceksin. Hazırlıkların nasıl gidiyor?
- 4-8 Şubat arası IWSA (International Wing Sports Association) tarafından düzenlenen yarış serisinin ilki Hong Kong, Stanley şehrinde gerçekleşecek.
4 Şubat'ta Hong Kong'da yarışacağım. Hava durumu ve rüzgar izin verdikçe antrenmanlarımı yoğun bir şekilde sürdürüyorum. Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için hazırım.
- Zaman zaman "Keşke bir takım sporu seçseydim" diyor musun?
- Hayır, asla demiyorum. Çünkü suda tek başımayken rüzgarın yüzüme vuran o eşsiz esintisini başka hiçbir şeye değişmem. O özgürlük hissi bambaşka.
- Spor kariyerine ailenin katkılarını bizimle paylaşır mısın?
- Küçük yaştan itibaren ailem beni her antrenmana götürdü; bana hem fiziksel hem de psikolojik anlamda büyük destek oldular. Bugün sahip olduğum disiplinde ve başarılarımda emekleri çok büyük.

- Yeni bir branş yapmanın artılarını ve eksilerini sorsam...
- Bu branş büyüdüğünde ve ileride olimpik sınıf derecesine gelince, Türkiye'de bu işe ilk başlayanlardan biri olmanın büyük avantajını yaşayacağım.
Öte yandan, branş henüz 'emeklemeden yürümeye geçiş' döneminde olduğu için sistemin oturması zaman alıyor; bazen organizasyonel süreçler karmaşık olabiliyor.
- Sabah kalktın ve denizi gördün.
O an içindeki his ne oluyor?
- Açıkçası aklımdan teknik bir şey geçmiyor; sadece o uçsuz bucaksız maviliğin zihni rahatlatan ve huzur veren görüntüsüne odaklanıyorum.
- Bize rüzgarla olan ilişkini anlatır mısın? Seni devirdiği, onunla kavgaya tutuştuğun oluyor mu?
- Rüzgar çoğu zaman limitlerde esse de, onu bir şekilde dizginleyip doğanın gücünü harekete çevirmeyi her zaman sevdim. Bazen beni devirdiği, zorladığı anlar elbette oluyor; ama o anlarda önemli olan hemen ayağa kalkıp tekrar denemek. Rüzgarla kavga etmek yerine onunla uyum sağlamayı öğreniyorsunuz.

KAYBEDİNCE PUSULAM ROGER FEDERER OLUYOR
- Hayatta kaybetmek de var... O anlarda duygularını nasıl yönetiyorsun?
- Roger Federer'in çok sevdiğim bir sözü vardır: "Asla kaybetmem; ya kazanırım ya da öğrenirim." Ben de bu felsefeyle yaklaşıyorum. Neden kaybettiğimi ve yaptığım hataları analiz ettikten sonra, bir sonrakine daha 'iştahlı' ve motive bir şekilde antrenmanlarıma devam ediyorum.
- Sizin okulun öğrencilerine neden Beyaz Martılar deniyor?
- Okulumuz Güzelbahçe 60. yıl Anadolu Lisesi tam denizin kenarında. Sanırım bu yüzden okulun simgesi martı olmuş ve biz öğrencilere de "Beyaz Martılar" deniyor. Geleneksel Martı günümüz bile var. İçimden bir ses doğru yolda olduğumu fısıldıyor.

GARDA GÖLÜ CENNET GİBİ
- Spor kariyerin sayesinde dünyayı gezip görme şansın oluyor. Sende iz bırakan yerler neresi oldu?
- Bugüne kadar beni en çok etkileyen yer İtalya'daki Garda Gölü'ydü. Muhteşem dağların arasındaki o devasa göl, her çeşit yelken ve sörf branşının bir arada olduğu bir cennet gibiydi.
EVE DÖNÜNCE ÖDEVLERLE CEBELLEŞİYORUM!
- Bize bir gününü anlatır mısın? Okul, kara ve su antrenmanların, fitness süreci nasıl ilerliyor?
- Sabah 07.30 sularında uyandıktan sonra otobüsle okula gidiyorum. Derslerim 09.00'da başlayıp 15.50'de sona eriyor. Eğer hava durumu müsaitse, okul çıkışı deniz antrenmanı için Alaçatı'ya Bubi Sörf Okuluna; eğer hava durumu denize çıkmaya uygun değilse, okuldan sonra Güzelbahçe'de spor salonunda kara antrenmanıma geçiyorum. Eve döndükten sonra ise okul işleri ve ödevlerle cebelleşiyorum.