Geçen haftamı Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nu takip ederek geçirdim. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Cumhurbaşkanlığının himayelerinde 61'inci kez düzenlenen tur, Türkiye'nin geniş katılımlı en büyük uluslararası spor organizasyonudur. Sürdürebilirlik var en başta bu organizasyonda. 61 yıl... Ülkemizden de İstanbul Team, Spor Toto Cycling Team, Konya ve Muğla Büyükşehir Belediyespor takımları yer aldı, milli sporcularımız yarıştı. Bu yıl 23 takım, 27 farklı ülkeden 161 bisikletçi, Çeşme'den pedal basmaya başlayıp bin 300 km sonra Ankara'ya ulaştı. 90 kişilik canlı yayın ekibi, helikopterler, uçak ve ileri teknoloji yayın araçlarıyla ekranlara taşındı.

Yarışı ulusal ve uluslararası yaklaşık 200 medya mensubu takip etti. 5 şehir, 20'den fazla ilçe ve 60 civarında kasaba, köy ve yerleşim yerinden geçti. Türkiye'nin eşsiz tarihi ve doğal güzellikleri Eurosport kanalı tarafından dünyanın sayısız ülkesindeki milyonlarca insana ulaştı. Gelelim turun nerelerden geçtiğine... Çeşme'den Selçuk'a, Aydın'dan Marmaris'e, Marmaris'ten denizden 650 metre yükseklikteki Kıran'a... Virgül yetmedi, cümle yoruldu, bisikletçiler yorulmadı. Ertesi gün yine Marmaris'ten bu kez Fethiye'ye ulaştık. Ve Patara'dayız... Likya Birliği'nin başkenti, antik çağda inşa edilen ve dünyanın ilk demokratik meclis binası...

27 YIL SONRA ANKARA'YA DÖNÜŞ
Ertesi gün Antalya'dan Feslikan Yaylası'na tırmanıyoruz. Burası turun kaderini belirleyen Kraliçe Etabı... Finiş çizgisini ikinci geçip hemen önümde yere yığılan Sebastian Berwick, dakikalarca asfaltın üzerinde deli gibi soluk alıp verdi. 15 dakika sonra yerden kalkabildi. Sonraki gün Antalya-Antalya parkurunun ardından turda ilk kez bisikletçilerin ayakları yerde kesildi. Ve tur, 27 yıl sonra Ankara'da yapıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın parkur için yorumu dikkate değerdi: "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden Anıtkabir'e uzanan çok güzel bir parkurda yarıştı sporcular. Sembolik anlamı yüksek bir parkur oldu." Başkentli sporseverleri sokağa döken etap sonu Sebastian Berwick turun birincisi oldu. Peki turu takip eden uluslararası isimler ne düşünüyorlar? Turdaki yabancı yetkililer ve bir fotoğrafçıdan yorumlarını dinledim. Ülkemizden hep yabancılara itibar edildiği için Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nu onlar anlatsın istedim.

Philippe Marien
ÖZÜR DİLERİM! HÂLÂ TÜRKÇE KONUŞAMIYORUM
Turda "Radio Tour" görevini yürüten Philippe Marien, yarışta kaçış grupları, zaman farkları, kazalar, yol durumu, teknik uyarılar gibi anonsları sistem üzerinden ileten deneyimli isim Philippe Marien, 2008'den tur için ülkemize geliyor: "Ben ilk kez Türkiye'ye gelirken bana 'Türkiye'de ne yapacaksın?' dediler. Buraya geldiğimden beri inanılmaz arkadaşlar, dostlar edindim. Burası çok misafirperver, iyi kalpli ve sıcak insanların ülkesi. Türkiye ikinci vatanım haline geldi. Özür dilerim ama Türkçe konuşamıyorum. (Yüzünde gerçekten mahcup ifade beliriyor) Turda yaşanan en büyük sorunu soruyorum: "Hiçbir sorun yok, ben eleştirecek bir şey bulamıyorum. Her şey çok olumlu gelişiyor, her şey çok yerinde. Ben özellikle deniz kıyısı boyunca devam eden parkurları çok beğeniyorum. İstanbul tabii ki ayrı bir heyecan."

Brain Hodes
BURASI POZİTİF ENERJİ VEREN İNSANLARIN ÜLKESİ
"Los Angeles'da yaşıyorum. 64 yaşındayım, 45 senedir fotoğrafçılık yapıyorum. 16 yıldır takip ettiğim bu turun kalbimde çok önemli bir yeri var. Türkiye'yi görmeyen insanlar buranın çok modern bir ülke olduğunu bilmiyor. İnsanları tanımıyorlar. Yemekler çok güzel mesela. (Elini göbeğine götürüyor) Tarih, manzara müthiş. Bu ülkenin aşığıyım, (Elini bu kez kalbine götürüyor) burası ikinci evim gibi. Türkler benim tanıdığım en misafirperver, en sıcakkanlı halklardan biri. Burayı daha çok anlatırsak Türkiye'nin değerini daha iyi anlaşılacak. Turun da aslında böyle bir misyonu var. Bu tür büyümeye çok açık, büyüme potansiyeli olan bir marka. Ancak büyük yarışlar nisan ayında oluyor. Tur eylül sonu ekim başı gibi olmalı." Üç kelimeyle tur hakkındaki duygularını tanımlar mısın?" diyerek noktayı koyalım diyorum: "Nezaket. İnsanlar çok nazik. Misafirperverlik ve pozitif enerji... Benim için sadece turun değil Türkiye'nin tanımı bu..." Amerikalının ünlü gazetecinin bu sözleri üzerine duygulanıyor, Orhan Veli'ye sığınıyorum: Ağlasam sesimi duyar mısınız, mısralarımda...

Tuba Karataş Büşra Belenlioğlu
SPORCULARIN HER AN YANLARINDAYDILAR
Tuba Karataş: Turda Neutral Service ekibinde görev yapıyoruz. Sporculara teknik destek verip her zaman yanlarında oluyoruz. Biz organizasyondan yana memnunuz. Zaten ne istiyorsak sağ olsunlar bize destek sağlıyorlar. Büşra Belenlioğlu: Atletizmde Milli Takım Antrenörüyüm. Neutral Service'te elektrikli otomobil Togg'u ben kullanıyorum. Sporculara yardım için aniden hızlanmamız gerektiğinde çok güzel tepki veriyor. Yarış içinde etabı çok rahat tamamlayabiliyoruz. Maksimum yüzde otuz ya da yüzde 40 şarjımız gidiyor. Etaplarımızın kilometresi 150-180 arasında oldu. Gayet rahatlıkla etabı tamamlayabiliyoruz.

Jeff-Jean F.Quenet
MARMARİS'İN YERİ BAŞKA
"2008 yılından bu yana turda basın bültenlerimizin hazırlayıcısıyım. Turun düzenli olarak istikrarlı bir şekilde oturmuş olması ve her sene düzenli olarak yapılması bu tabii ki güven veren bir şey. Son 15 yılda özellikle dünya çapında en önemli bisikletçiler, büyük sporcular Türkiye'ye geldi. Turun önemi daha çok büyüdü. En beğendiğim etap olarak Marmaris geliyor. Unutamadığım ise Babadağ... Ege, Akdeniz kıyılarının mutlaka olması gerekiyor."

Hanife Tekin
TURDA KADINLARIN AĞIRLIĞI ARTACAK
Normalde inşaat sektöründe çalışıyorum. Sakarya'da bir bisiklet derneğimiz var. 4-5 senedir bisiklete biniyorum. Yarışlar falan derken hakemlik serüvenim başladı. Yaklaşık 3-4 senedir hakemim ama bu turda ilk yılım. Çok detay var düşünmeniz gereken. İzlediğinizde sadece ön tarafı görüyorsunuz. Ama arka tarafta dikkat etmeniz gereken detaylar o kadar fazla ki... Sporcularla çok fazla sıkıntı yaşamadık. "Bu doğru değil. Şöyle yapman gerekiyor" tarzında konuşulduğunda herkes artık onu anlayacak seviyede. En çok rastlanılan hata, gıda alışverişlerindeki çekmeler olabiliyor. Şuan hakemlerin arasında da kadın popülasyonunu artırmaya çalışıyoruz. Kadınları da böyle ortamlarda görmek bizi çok mutlu ediyor.