"Kendimi bildim bileli at çizerim," diyor ressam Birim Aksüyek. Daha üçdört yaşında, dedesinin çok sayıdaki atını izlemeye ve onları çizmeye başlamış. Üniversite çağı geldiğinde ise Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'ni tercih etmiş. Daha birinci sınıftan itibaren de Anatomi Kürsüsü'nde, atların anatomik ve kas yapılarını incelemeye başlamış. O incelediği kas yapıları sayesinde, Ankara Binicilik İhtisas'ta hareketli at resimleri yapıyormuş. Bu arada kendisi, atların yarış performansı üzerine doktora hazırlayan dünyadaki ilk kişi. Şimdilerde Birim Aksüyek'in, atların yaşamlarından kesitler yansıttığı ve 'güncel sanat' statüsündeki at resimleri, yurt dışında da ilgi görüyor. Türkiye'nin önemli galerilerinde 45 civarında kişisel sergi açan ve 13 sanat fuarında resimleri sergilenen Aksüyek, Avrupa ve Amerika'daki pek çok sanat kurumuna da üye. Bu yıl Londra'da bir kişisel sergi açan sanatçı, 2010'da da New York'ta yeni çalışmalarının yer alacağı bir sergi açacak. Farklı ülkelerde de zaman zaman karma ve consinye sergileri oluyor.
- Atları çizmeye ne zaman başladınız?
- Hep çiziyordum... Benim dedemin 12-13 tane kadar atı vardı. Herhalde genetik bendeki at sevgisi. Üç-dört yaşımdan beri atları çiziyorum.
- O halde çizim yeteneğiniz de hep vardı.
- Evet, herhalde. Babam köy enstitüsünde öğretmendi. Ben çok küçükken onun öğrencileri ve ressam arkadaşları bize her geldiklerinde bana bir boya takımı, fırça takımı getirirlerdi.
- Peki atları sevdiğiniz için mi veterinerlik okudunuz?
- O biraz doğa sevgisiyle ilgili bir şey. Bir de daha özgür hissedebileceğim bir meslek olduğu için seçtim.
- Yaptınız mı mesleğinizi?
- Tabii. Çok da memnunum. Çünkü başka türlü vakit de bulamazdım bu işlere, doğaya açılamazdım. Emekli oldum altı yıl önce. Veterinerlik Fakültesi'nde, birinci sınıftaydım. Anatomi hocamız vardı bizim Prof. Eşref Deniz. Onunla bir çalışmamız vardı. Anatomi Kürsüsü'nde atları öldükten sonra bozulmaması için koyduğumuz özel bir havuz vardır. Ben orada atların anatomisi ve kas yapıları üzerine daha çok çalışma imkânı buldum, iki sene. Bir anatomi atlasının prototiplerini hazırladık. Dünyada ikinci veya üçüncü atlas olma durumu vardı ama imkânsızlıklar yüzünden çıkmadı. Ama o çalışma bana büyük bir birikim getirdi. Çünkü bir şeyin resmini yapmak istiyorsanız, onun önce mutfağından başlamanız lazım.
AT, DUYARLI BİR HAYVANDIR
- Atların doğal ortamdaki davranışlarında sizi en çok etkileyen ne oluyor?
- Çok duyarlı hayvanlar bir kere... Tepkilerini hemen koyabilen, hemen duruş sergileyebilen hayvanlar. İnsanlara göre daha yüksek duyuları vardır. Bizim aldığımız kokunun 50-100 katı daha fazla koku algılayabilirler. O yüzden de tepkileri daha farklı olur. Yarış atlarının performansı, zamanla gelişebiliyor. Benim doktora tezim de bunun üzerineydi. 20 yıla yayılan yarışlarla ilgili bir tezdi. Aynı atların zaman içerisinde aynı mesafeleri daha hızlı koştuğu ortaya çıktı. Anatomi at çizmede ne kadar önemliyse, hareketli anatomi de o kadar önemli. Diyelim ki ön bacak hareket ettiği zaman, bacağın üzerindeki kasların yarış sırasında aldığı anatomik pozisyonlar çok önemlidir. Bu, atı doğru çizmek için de çok önemlidir. Yani siz yarış koşan bir atın kasılmış olan bacağındaki kas kitlesini çok iyi biliyorsanız, duran bir at gibi çizmezsiniz.
KENDİNE ÖZEL BİR KURGUSU VAR
- Sadece at resmi mi çiziyorsunuz?
- Farklı resimler de çiziyorum ama benim yaptığım işin dünyada kabul görmüş tarafı at resimleri.
- Dünyada resimlerinize ilgi nasıl oldu?
- Şöyle, bugüne kadar araştırdığım kadarıyla benim tarzım gibi resim yapan yok. At resimleri görmüşsünüzdür tabii ama daha realisttir onlar. Benimkiler daha farklı, benim elimden çıktığı belli olan resimler yani. Bu da dikkat çekiyor. Bir kurgudur resim yapmak. Benim kurgum da yavaş yavaş dünyada tanınmaya, kabul görmeye başlıyor. Belli küratörler, sergi düzenleyiciler, galericiler ilgi gösteriyor.
- Nerelerde?
- Londra'da çalıştığım bir galeri var. Amerika'da üç tane var, şu an ön hazırlıkları yapılıyor. Danimarka'da var. 19 Eylül'de Sigvardson diye bir kentte kişisel sergim açılacak.