- Bu ülkede hem Kürt hem Alevi olmak iki kez ayrımcılığa uğramayı da beraberinde getiriyor, sen bunu yaşadın mı? - Bizimkiler hem Aleviliklerinde hem Kürtlüklerinde hem de solculuklarında fazlasıyla özgüvenliydiler ve bunu çocuklara da aşılamışlardı. Malatya'da ortaokula gittiğim günlerde adım Evrim diye kaldırırdı öğretmenler, "Adın Evrim sen maymundan mı türedin," derlerdi. Ben de "Evet biz maymundan türedik, siz de öyle öğretmenim," derdim. Yani bunu bir ayrımcılık gibi değil de, bir ayrıcalık gibi yaşadım.
- Alevilere yönelik bir Kemalizm eleştirisinin ipuçlarını vermişsin... - Anlaşılmayan şu: Alevilerin milliyetten önce üst kimlikleri Alevilik. Sopayı Alevi oldukları için yemişler. Sessiz bir asimilasyona tabi tutulmuşlar, onlar bile farkına varmamış bunun. Köy Enstitüleri Kürtler açısından bir asimilasyon, Aleviler açısından bir modernleşme projesidir bu yüzden. Temel problemleri radikal İslamla olduğu için laiklik ve modernite olarak görünen her şeye sarılmışlar. Bizimkiler o yıllarda geceler boyunca Kürneliler gelip bizi kesecek diye nöbet tutarmış. Ki haksız da değillermiş, yanıbaşlarındaki Maraş'ta gerçekten katliam yaşanmış.