Portekizli ünlü romancı Jose Saramago'nun tanınmış romanının uyarlaması, dünya galasını yaptığı Cannes 2008'den başlayarak genelde olumsuz biçimde eleştirilen bir film oldu. Ama sanırım bunda aşırıya kaçıldı.
Körlük bir başyapıt değil ama türünde saygın ve düzeyli bir çaba. Yazar, birden bir salgınla insanların körleşmesini ve böylece tüm düzenin allakbullak olmasıyla ilkelliğe, suça ve vahşete kayışı anlatıyor. Körlük olayının dışında, bu elbette çok işlenmiş bir tema; uygarlığın sarsılan düzen ve bozulan dengeler sonucu ilkelliğe dönüşmesi az filmde mi izlendi? Özellikle bilimkurgu türünde? Saramago/ Meirelles, aynı kültürden gelen iki insan olarak (unutmayın: Brezilya'da da Portekizce konuşulur!), bu evrensel hikâyeyi anlatıyorlar. Evrenselliğin altını çizmek için, yönetmen de yazar gibi ülke ve kent belirtmiyor: Bu herhangi bir ülkenin metropolü olabilir. İnsan davranışları ise o denli şaşırtıcı değil. Kişiler, hele romana kıyasla mekanik ve kategorize gibi. Hemen herkes beklendiği gibi davranıyor. Julianne Moore'un sıradışı bir oyuncu olması, o karakterin tuhaf konumunu da yeterince açıklayamıyor: Kör olan doktorun vefalı eşi, kendisi nedense bağışık olup kör olmamasına rağmen, kapatıldığı yerde eşinin yanında yer alıyor, ama sanki gören bir insanın yapması gerekeni yapmıyor! Yönetimin acımasızlık dozu da ayrıca tartışılabilir. Tüm bunlara karşın, bu 'distopya' öyküsü yine de kaynaktan gelen gücünü koruyor. Ve bizlere, insanoğlunun yüzyıllar boyu kurduğu düzenin sarsılmasının, her şeyin eski vahşet çağına dönmesinin ne denli kolay olduğunu hatırlatıyor. Bir kez daha! Gerçi biz kendi toplumumuzdan bunu biliyoruz: Çığ gibi artan cinayetlerden maç sonrası ortamlara kadar... Yine de bu temel gerçeğin bir sanat yapıtı eliyle yinelenmesinde hiçbir sakınca yok...
KÖRLÜK ***
(
Blindness)/
Yönetmen: Fernando Meirelles/
Senaryo: Don McKellar/
Görüntü: Cesar Charlone/
Müzik: Marco Antonio Guimaraes/
Oyuncular: Julianne Moore, Mark Ruffalo, Gael Garcia Bernal, Danny Glover, Yusuke Ishaya, Don McKellar/ Amerikan filmi.