RAKIP ataklarda beşli savunmasının önüne, 4 orta alan oyuncusunu da yerleştiren Hüseyin Eroğlu, belli ki rakip analizini iyi yapmıştı. Adana temsilcisi atağa kalktığında bu kalabalığa toslarken, topu kazandığı anlarda da hızlı çıkan ve rakip alanda çoğalan bir Altınordu izliyorduk. Bir yelpaze gibi açılıp kapanıyorlar ve rakibe topla oynama şansı da vermedikleri gibi akıl ve beceri dolu bir golle öne geçiyorlardı. Erken yediği golden sonra baskısını arttıran ev sahibi ekip, 21. dakikada Erkan Zengin'in plasesi ile skoru dengeliyordu. Devrenin sonuna kadar birbirlerine üstünlük kuramıyorlar ve pozisyon da bulamayınca soyunma odasına eşitlikle gidiyorlardı. İkinci yarının hemen başında yine Metehan'ın kaçırdığı golden sonra maçın temposu da hızlanıyor, bu kez Erkan Zengin'in direkten dönen vuruşu ile maç nefes kesiyordu. Şuursuz bastıran, doldur boşalta başlayan Ümit Özat'ın ekibine karşı ayağa paslarla oyunu tutmayı başaran Altınordu, başarılı savunması ve kalecisi Erhan'ın son dakikalardaki müthiş kurtarışları ile tecrübeli rakibinden çok değerli 1 puanı almayı başarıyordu. Kadro kalitesi ve tecrübelerine baktığımızda, istediğini alan tarafın Altınordu olduğunu söyleyebiliriz. Çok konuşan değil, çok çalışanlar, çok koşanların takımı olmanın gurunu yaşıyorlar. Gençlik ateşi, sistemin en önemli parçası. Bu sistem onları zirvede tutuyor.