Erzincan'ın Kemah İlçesi Şahintepe Köyü'nde yaşayan Canan Köse (33), üniversitede sosyal hizmetler bölümünü biterek mezun oldu. Masa başı iş yapmayı kendisine uygun bulmayan Canan Köse, dede ve baba mesleği olan hayvancılıkla yoluna devam etmeye karar verdi. Birçok kişinin "Sen kadınsın ne işin var hayvancılıkla. Memur ol keyfine bak" dediği Canan Köse, tüm olumsuz yaklaşımlara rağmen, zoru başararak kendi işinin patronu oldu.

"KÖYÜM VE KOYUNLARIM BENİ ÇAĞIRDI"
Kimi zaman koyunları sağan, kimi zamanda onlara otlatan Canan Köse, hayvanları ile iç içe yaşamını SABAH'A anlattı. Hayvancılıkla uğraşmasının kendisine yakıştırılamadığını belirten Canan Köse; "Üniversitede sosyal hizmetler bölümünü bitince çevremdekiler bana memur ol keyfini sür dedi. Ancak dünyaya gözlerimi açtığımda hayvancılıkla uğraşan bir anne babanın çocuğuydum. Ailem 50 yıldır bu işi yapıyor. Üniversiteyi okuyunca insan bir yol ayrımına geliyor. Orada verdiğiniz karar aslında sizin gelecekte nasıl bir hayat yaşayacağınızı seçmeniz demek. Ben aslında devlet memuru da olabilirdim. Ama köyüm ve hayvanlarım hep beni çağırdı. Düşündüm ve ben onlarla mutluyum diyerek baba ve dede mesleğime yönelmeye karar verdim" diye konuştu.

"450 KOYUNDAN OLUŞAN BÜYÜK BİR SÜRÜM VAR"
Üniversite eğitiminin ardından köyünde modern hayvancılık yapmaya başlayan Canan Köse babasıyla birlikte kısa sürede başarıdan başarıya koştu. Az sayıdaki koyun sayısını kısa sürede yükseltmeyi başaran Canan Köse; "Günümün 12 saati koyunlarımla birlikte geçiyor. Onların sağımı, otlaması, bakımları ve yemleri gibi konularla uğraşıyorum. Ayrıca işime faydası olacağını düşündüğüm için veteriner laborantlığı okumaya da başladım. Koyunların iğnelerinden tutun, doğumlarına kara ben yaptırıyorum. Bu işi severek yapıyorum. Şimdi 450 koyundan oluşan büyük bir sürüm var" dedi.

"TÜRK KADINI İSTERSE GERİSİ TEFERRUATTIR"
Türk kadının cephelerde verdiği kahramanca mücadelenin dünyada bir örneğinini olmadığını belirten Canan Köse; "Kadınlarımızın istemesi halinde yapamayacakları iş yok. Bu milletin kadınları yeri geldi cepheye cephane taşıdı, yeri geldi eline silah alıp vatanını savundu. Türk kadını zaten rüştün Kurtuluş Savaşında kanıtladı. O yüzden kadınlarımız kendilerin belirli bir kalıp içine konumlandırıp kalmasın. Bizler her zaman ekonominin işleyen çarkları içerisinde olmalıyız. Erkeklerle aynı işleri yapabiliriz. Hiç bir zaman kendimizi bir adım geride hissetmemeliyiz. Türk kadını isterse gerisi teferruattır" diye konuştu.
