Bakan Tekin, AK Parti İl Başkanlığında yaptığı açıklamada, kurbanın Allah'a yakınlaşmak olduğunu ve hep birlikte sağlıkla, huzurla ve mutlulukla bir bayramı idrak edeceklerini söyledi.

Bakan olduğu tarihten itibaren kentte eğitimle ilgili yapılanlardan bahseden Tekin, "Bakan olduktan sonra yatırım programımıza alıp inşaatını bitirip eğitim öğretime açtığımız 13 okul var. Bu da 200 derslik yapıyor, ayrıca 500 kapasiteli pansiyonu da eğitim öğretime açmış durumdayız. İhalesi yapılmış, inşaatları devam eden 17 okulumuz, 216 derslik, 1 spor salonu, 100 yataklı öğretmenevi, 200 pansiyon kapasitesi var." diye konuştu.

Tekin, kentteki öğretmenevini yeniden düzenleyeceklerini ve stadyumla ilgili hem Gençlik ve Spor Bakanı hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlarıyla görüşmeler yaptıklarını, ihale sürecinin bitmek üzere olduğunu ve Kurban Bayramından sonra her şeyin bitmiş olacağını belirtti.
Bugünün 26 Mayıs olduğunu hatırlatan Tekin, "Türkiye'de demokratik siyaset üzerinde askeri darbelerinin ilk örneği olan 27 Mayıs'ın yıl dönümü. Ben bu vesileyle Türkiye'de demokratik siyasetin güçlenmesine, hukuk devletinin, demokrasinin, insan haklarının güçlenmesine katkı veren herkese teşekkür ediyorum. Darbe sonrası demokrasi şehidi olarak verdiğimiz Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı bir kez daha hayırla yad ediyorum. İnşallah ülkemizde demokrasinin üzerinde vesayet uygulayan yapılar sessiz kalırlar, bir daha seslerini çıkaramazlar." ifadelerini kullandı.
Tekin, CHP'de yaşanan olaylarla ilgili şunları dile getirdi: "Türkiye'de bugün demokratik siyasetin mücadelesini yapan bizler çok tuhaf bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz geldiğimiz siyasi gelenek itibariyle Demokrat Parti'nin yani Menderes'in ve ardından 28 Şubat'a kadar gelen süreçte merkez sağ siyasetin, Türkiye'deki demokrasi mücadelesinin devamı olduğumuzu düşünüyoruz. Bugüne kadar bize karşı darbeler yapıldı, bugüne kadar mensubu bulunduğumuz siyasi partiler kapatıldı. Bunların hepsini hukuk devleti sınırları içerisinde saygıyla karşıladık ama bugün içinde bulunduğumuz süreçte maalesef CHP'yi yönettiğini iddia eden ekipler kendi içlerindeki tartışmalı ortamı farklı şekilde lanse eden bir tavır içerisine girmiş durumdalar. Burada çok detaylı bir analiz yapacak değilim. Bu salonda her bulunduğum toplantıda CHP'nin iyi yönetilmediğini, CHP içerisinde yaşanan olayların Türk demokrasisi açısından, Türkiye'de hukuk devleti açısından gerçekten kötü kokular geldiğini sürekli söyledim. Hatta benzetmeler yaptım. CHP'lilerin içinde bulunduğu durumu analiz ederken Tanju Okan'ın şarkısıyla 'Her şey bir rüya olsa, unutarak uyansam' diye düşündüklerimi söylemiştim."
Bugün de geldiğimiz noktada kurultay sürecinden rahatsız olan bir elin parmakları kadar partiliyi yönetemeyen, onları ikna edemeyen, onlar üzerinde saygınlık tesis edemeyen bir eski genel başkan, olan biteni kendisi dışında aktörlere bağlayarak sayın Cumhurbaşkanımıza dil uzatmaya kalkışıyor. Ben şunu daha öncede söylemiştim. Eğer bu durumdan şikayetçi iseniz durum çok net. Şikayetçi olan yani kurultay esnasında delegelerin oyları üzerinde manipülasyon yapıldığı iddia edilen, benim oyuma, benim siyasi tercihlerime müdahalede bulunuldu diyen CHP delegelerini çağırıp onları ikna etseydi Özgür Özel, onları ikna etmeyi becerebilseydi, yani bir elin parmakları kadar insanı yönetebilseydi bugün konuştuğumuz şeylerin hiçbirisini konuşmuyor olacaktık. 3-5 tane partiliyi, dava ve yol arkadaşını ikna edemeyen bir genel başkan, bugün çıkmış bütün bu süreçten sayın Cumhurbaşkanımızı sorumlu tutmaya çalışıyor. Bunun akılla, mantıkla izah edilebilir hiçbir tarafı yok. Bu olayın hiçbir yerinde AK Partili ya da Cumhur İttifakına mensup siyasi aktörler yok."
Tekin, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizler sadece şurasındayız. Türkiye'de demokrasinin bu türden oyların, delege oylarının parayla satın alındığı bir süreçle anılmasından, bir ana muhalefet partisinin bu pozisyona düşmesinden demokrasi anlatan, insan hakları, siyaset bilimi çalışan akademisyen olarak rahatsızım, üzgünüm. Keşke bunlar yaşanmasaydı diye düşünüyorum."