Bir ağızda 232 diş olabilir: Hindistan'da diş ağrıları çeken Ashiq Gavai'nin ağzında nadir görülen bir kanser nedeniyle 232 diş olduğu anlaşıldı.
Mumbai'de yaşanan olay, Maharashtrayan eyaletinin Buldhana bölgesinde yaşayan 17 yaşındaki Ashik Gavai'nin sağ alt çenesindeki ağrı üzerine ailesi tarafından doktora götürülmesiyle başladı.
Gencin dişindeki rahatsızlığın, bir tür kompleks diş tümörü olarak adlandırılan ''odontoma'' olduğu bildirildi. Bu hastalık kişinin yemekleri öğütmesinde ve yutkunmasında ciddi zorluklara neden oluyor.
Aldığı mide ilacına alerjik reaksiyon gösteren genç kızın tüm cildinde yaralar çıktı. Doktorlara göre genç kızın yaşıyor olması bir mucize.
Aldığı mide ilacı genç kızın cildinde öyle bir alerjik reaksiyona neden oldu ki, kızın bütün hayatı karardı. Tüm cildinde korkunç yaralar çıkan genç kızın kaş kirpik, saç ve hatta tırnakları bile döküldü.
Sağlığına kavuşan Leanne "Şimdi geriye dönüp baktığımda kendimle gurur duyuyorum, hastanedeki fotoğraflarıma baktığım zaman cadılar bayramındaki bir canavara benzediğimi görünce kendime çok daha fazla dikkat ediyorum" diyor.
Genç kızın başına gelen rahatsızlığa Stevens-Johnson Sendromu adı veriliyor. Çaresiz bir hastalık olan Stevens-Johnson Sendromuna yakalanan insanların genellikle yüzde 40 yaşama ihtimali oluyor.
İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, şu anda 70'in üzerinde görünen 26 yaşındaki Vietnamlı Nguyen Thi Phuong, bir deniz ürününe gösterdiği alerjik reaksiyondan sonra 50 yaş yaşlandı.
1- Fil Hastalığı (Elefantiyazis): Kabaca Genişleyen Uzuvlar
Elefantiyaz olarakta bilinen Lenfatik filaryaz, en çok kabaca genişlemiş yada şişmiş ayaklar ve kollara sahip dramatik insan fotoğraflarından bilinir. Gerçekte fil hastalığı, tropikal bölgelerde görülen bir asalak hastalığıdır. Ancak, ona benzeyen başka belirtiler de aynı adla anılmaktadır.Bu hastalığa Wuchereria bancrofti, Brugia malayi ve B. Timori gibi tümü sivrisinekler tarafından taşınan parazitik kurtlar neden olur.
Lenfatik filaryaz dünya çapında halen 120 milyon insanı etkiliyor ve bunların 40 milyonu bu hastalığın ciddi boyutundadır. Enfeksiyonlu dişi bir sivrisinek bir insanı ısırdığında, mikrofilarya denen kurt larvalarını kana enjekte edebilir. Mikrofilarya tekrar tekrar ürer ve uzun yıllar boyu yaşayabileceği kan dolaşım yoluna yayılır. Sık görülen hastalık belirtileri enfeksiyon sonrası yıllara kadar gözükmez. Parazitler kan damarlarına yerleştiği gibi sirkülasyonu kısıtlayabilir ve çevresindeki dokularda kanın birikmesine neden olabilir. Enfeksiyonun en genel görülen belirtileri aşırı derecede büyümüş kollar, bacaklar, genitalya ve göğüslerdir.
Rahatsızlık verici olmakla birlikte, tropikal fil hastalığı, yaşamı tehdit edici bir hastalık değildir. Şişliğin inmesi için de, bacak yükseğe kaldırılır ve lenf sıvısının tıkanıklığı aşması için varis çorapları kullanılır.
Sıcak ülkelerde fil hastalığının kökünü kazımanın en etkili yöntemi, larvaları taşıyan sivrisineklerin yayılmasını ve üremesini önlemektir. Tehlikeli bölgelere yapılan gezilerde sivrisineklere karşı cibinlik altında uyumak ve böcek ilacı kullanmak gibi önlemler alınmalıdır.
2- Progeria: 80 yaşındaki çocuk sendromu
Progeria'ya bir çocuğun genetik şifresindeki ufacık, basit bir kusur neden olabilir ama yıkıcı ve hayatını değiştiren sonuçlara yol açar.
3- Kurtadam Sendromu: Kurt İnsanlar
2 yaşındaki Abys DeJesus'ın yüzünde koyu kıllar çıktığında, doktor durumunun Kurtadam Sendromu olarak bilinen şey olduğunu söylemişti.
Bu hastalığa kurtadam sendromu denir çünkü hasta olan kişiler keskin dişler ve pençeler dışında kurtadama benzerler.
Meksika'da, büyük bir ailenin erkeklerinin yüzleri ve vücutlarının üst kısımları kıllarla kaplıdır. 2 kardeşe X-Files da yer almaları için teklif götürülmüş ama reddetmişlerdir.
Pika adlı nadir görülen bir hastalığa yakalanan Kerry Trebilcock, bugüne kadar 4 bin sünger ve 100 kadar sabun yedi.Yenilebilir olmayan maddeleri yeme isteği uyandıran Pika hastalığından muzdarip Trebilcock, süngerleri çeşitli soslar ve baharatla veya içeceklerine banarak yemeyi tercih ediyor. Yediği sabunların ise organik ve meyve aromalı olmasına dikkat ediyor.
Bir diş polikliniğinde hemşire olarak çalışan Trebilcock, olağandışı yeme alışkanlığı nedeniyle, ishal veya kabızlık gibi rahatsızlıklar yaşıyor, bazen karnına kramplar girdiğini söylüyor.
21 yaşındaki hemşire, 2008'de Fas'a yaptığı bir gezide kancalı kurt kaptığını, hastalığının ardından da sünger ve sabun yemeye başladığını söylüyor.
"Bir gün hastalığı yeneceğim ve banyo yaparken ya da bulaşık yıkarken açlık çekmeyeceğim" diyen Trebilcock, hastalığın ilk ortaya çıktığı günü şöyle anlatıyor: "Bir tabak lazanya ve büyük bir porsiyon dondurma yediğim bir akşam, kendimi hala aç hissediyordum. Kendimi oyalamak için bulaşıkları yıkamaya karar verdim. Paketinden çıkardığım yeni bir süngeri bir bardak suyla birlikte yemeye başladım. Tatsızdı ama yine de eğlenceliydi."
Süngerleri ve iri doğranmış sabunları bazen sosladığını, bazen de bisküvi yermiş gibi çayına veya sıcak çikolataya bandığını anlatan Trebilcock, forumlarda kendisi gibi pika hastalığına yakalananlarla iletişim kuruyor.