Rol aldıkları diziler, sundukları programlar ve pek çok başarılara da imza atan magazin dünyasının ünlü isimleri, aşk hayatları ile de adlarından oldukça söz ettiriyorlar. Ünlü yıldızların ilişkilerinin ardından ayrılık kararları da aşkları kadar yankı buldu. İşte ayrılığın ardından birbirlerine söyledikleri o sözler...
Şahan Gökbakar'ın açıklamasında; "Sayın Doğa Rutkay ile saygı ve sevgi çerçevesinde süren dört yıllık ilişkimiz, artık heyecanını kaybettiği ve her ilişkide olabileceği gibi yıpranarak ömrünü tamamladığı için sona erdi. Altını çizerek ifade ediyorum ki , biten sadece aşk ilişkimizdir. Dostluğumuz ve iyi insani ilişkimiz sonsuza kadar devam edecektir... " sözleri yer alıyordu.
Aysun Kayacı'nın ismi daha sonra 'Çat Kapı' dizisinin yapımcısı Fatih Aksoy ile aşk dedikodularına karışınca ayrılık kaçınılmaz oldu.
Ayrılığın ardından Fatih Aksoy'la birlikte olan Aysun Kayacı, yeni ilişkisi sorulduğunda 'Duygularıma hükmedemedim" demekle yetinti. Transferlerini bile sevgilisi Aysun Kayacı'ya göre ayarlayan Emre Aşık ise "Ölünün ardından konuşmak istemiyorum" diyerek kırgınlığını dile getirdi.
KARISINDAN BERK'E AĞIR İTHAMLAR
İkiz kardeşi Öykü ile birlikte söylediği "Evlerinin Önü Boyalı Direk" türküsü ile ünlendi Berk Gürman, bir konser sırasında tanıştığı ve 2008 Melek Zübeyde Gürman ile 16 Temmuz 2008’de evlenmişti. Magazin dünyası şimdi aradan yaklaşık 2 buçuk yıl geçtikten sonra Melek Hanım’ın tam da 14 Şubat Sevgililer Günü’nde açtığı davayı ve dava için verdiği dilekçede yazdıklarını konuşuyor. 250 bin lira tazminat ve aylık 2 bin lira tedbir nafakası istemiyle, İstanbul Aile Mahkemesi’nde boşanma davası açan Melek Hanım avukatı aracılığıyla verdiği dilekçesinde eşinin ikiz kız kardeşi ile annesi tarafından sürekli hakarete uğradığını, zaten eşiyle uzun süredir de birlikte yaşamadıklarını iddia etti. Ama iddiaları bununla sınırlı değildi...
BENİ 4 AY SONRA BIRAKTI
Çok konuşulan dilekçesinde evliliği boyunca yaşadıklarını şöyle anlattı Melek Zübeyde Gürman: "Eşimle konser vermek için geldiği İzmir’de tanıştık. O sırada liseyi yeni bitirmiştim. Bana aşkını ilan etti. Annemi yeni kaybetmiştim. Beni babamdan istedi, tanışmamızdan iki ay sonra Karşıyaka Evlendirme Dairesi’nde ailelerin katılımıyla evlendik. Eşim ile 4 ay kadar Şişli’deki evde oturduk. Ama kendisiyle bu evde ancak bir hafta baş başa kaldık. Çünkü bu evde eşimin iş arkadaşı olan Mehmet Şenbağcı da kalmaktaydı. Evliliğimizin ilk üç ayından sonra eşim, evliliğin kendisine göre olmadığını, babasının şirketinin maddi sıkıntı içerisinde olduğunu, onun borçlarını ödeyeceğini, babasından ayrı yaşayan annesine bakacağını, önce kendi ailesi ile ilgilenmesi gerektiğini söyleyerek fiziksel ve duygusal olarak büyük baskı yarattı. Evliliğin kendisine ters olduğunu...
"EVLENDİK, HEVESİMİZİ ALDIK"
evlendiğinden bu yana iş hayatının olumsuz etkilediğini ve iş teklifi almadığını, konserlerine artık kızların gelmediğini, hayranlarının azaldığını ve bunların tüm sebebinin aramızdaki evlilik olduğunu söyleyerek devamlı beni azarlayarak hayatından dışladı. Eşim, üzerimdeki kıyafetlerle beni İzmir’de yaşayan ailemin yanına bıraktı. Çeyiz eşyaları ve giyim kuşamım, yaklaşık 1 yıl sonra kargo ile gönderildi. Beni ailemin yanına bıraktıktan sonra eşim benimle maddi ve manevi olarak ilgilenmedi. Beyoğlu 1’inci Aile Mahkemesi’nde 2009 yılında açtığım davada hakim aylık 750 lira önlem nafakası bağladı. Eşim bu parayı da bugüne kadar ödemedi."
TEK AMACI TAZMİNAT ÖDEMEMEK
"Evliliğimizi kurtarmaya yönelik hiçbir adım da atmadı. Dolayısıyla fiilen sona eren aile birliğinin, hukuken de sonlandırılmasını istiyorum" diyen Melek Zübeyde Gürman, severek evlendiği Berk Gürman’dan ayrılmamak için uzun mücadeleler verdiğini, ancak eşinin "Evlendik, hevesimizi aldık, sen İzmir’e gidiyorsun, herkes daha önceki hayatını yaşayacak" dediğini iddia etti. Muhafazakar bir çevrede yetiştiğini, eşinin sırf kendisini elde etmek için, evlilik gibi kutsal bir müesseseyi kullanıp, amacına ulaştıktan sonra da duygularıyla oynadığını, ardından da bıraktığını söyleyen Melek Zübeyde Gürman eşinin kendisine tazminat ödememek için elinden geleni yaptığını da iddia etti. "Altın takılarımı ihtiyaç için bozdurdum. Eşim bir televizyon dizisinden 139 bin lira almıştı. Babası da bir gıda şirketinin ortağıdır. Tazminat ve nafaka ödememek için asgari ücret aldığını belirtiyor. Gelirinin yüksek olduğu ortadadır. Tek amacı bana tazminat ve nafaka ödememektir. Beni beş parasız sokağa atan eşim, kızkardeşi ile birlikte oldukça popüler bir sanatçıdır. İkisi de müzik işinden yüksek paralar kazanmaktadır."
ŞİDDET DE UYGULADI
Genç kadın eşinin boşanma konusunda sürekli kendisini yönlendirmeye çalıştığını, baskı yaptığını, bunun şiddet uygulamaya kadar gittiğini öne sürerek, "Saçımdan çekip, 'aptal' diyerek aşağıladı. Bu olaylardan dolayı üzüntüden 10 kilo verdim. Yataklara düştüm. Uzun süre insan içine çıkamadım" iddiasında bulundu.