Ankara-Washington hattındaki yakın ilişkiler ABD'de bazı çevreleri harekete geçirdi. The Wall Street Journal gazetesinde tescilli Türkiye düşmanı Michael Rubin imzasıyla yayımlanan bir analiz yazı, Türkiye'nin F-35 programına olası dönüşü üzerinden Ankara'yı hedef aldı.
"İSRAİL'İN GÜVENLİĞİ TEHLİKE ALTINA GİRER"
Türkiye düşmanlığıyla bilinen Michael Rubin, Türkiye'nin savunma kapasitesini ve bölgesel politikalarını "tehdit" olarak sunarken, İsrail'in güvenliğini gerekçe göstererek Ankara'nın askeri olarak güçlenmesine karşı çıktı.
ANKARA'NIN STRATEJİK HAMLELERİ TÜRK DÜŞMANLARINI ENDİŞELENDİRDİ
Rubin, Türkiye'nin savunma sanayisini hedef alarak, Ankara'nın olası bir F-35 alımında "tersine mühendislik" yoluyla teknolojiyi geliştirebileceğini vurguladı. Analizde, Türkiye'nin son yıllarda savunma alanında kaydettiği ilerleme potansiyel bir risk olarak resmedildi.
Rubin, Türkiye'nin "Mavi Vatan" doktrinini de hedef almaktan çekinmeyerek, Türkiye'nin Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini alçak ifadelerle "yayılmacı" olarak tanımladı.
Analizde, Türkiye'nin bölgedeki enerji arama faaliyetleri ve deniz yetki alanı politikaları, Ankara merkezli bir "güvenlik sorunu" olarak çerçeveleniyor.
YÜKSELEN TÜRKİYE'Yİ SKANDAL İFADELERLE HEDEF ALDI
Rubin ayrıca, Türkiye'yi "bugün müttefik, yarın tehdit" olabilecek ülkeler kategorisine yerleştirdi. Analizde bu benzetmeyle, Türkiye'ye gelişmiş askeri teknoloji verilmesinin uzun vadede ABD çıkarlarına zarar verebileceği ileri sürüldü.
Sonuçta ortaya çıkan tablo, Türkiye'nin askeri kapasitesini ve bölgesel etkisini büyüten her adımın, bazı çevreler tarafından otomatik olarak "tehdit" başlığı altına yerleştirildiğini gösteriyor.