Suriyeli muhalif grupların Halep'e yönelik sürpriz saldırısı, ABD'yi her iki tarafa da tam destek vermemek gibi bir duruma sürükleyerek zor bir duruma soktu.
PENTAGON OPERASYONDAN HABERSİZ
Pentagon basın sekreteri Tümgeneral Pat Ryder, pazartesi günü ABD'nin geçen hafta gerçekleşen muhalif saldırıdan haberi olmadığını bildirdi. ABD gerginliğin azaltılması çağrısında bulundu. Saldırıda rejim karşıtı gruplar hızla ilerleyerek Suriye'nin ikinci büyük şehri Halep'i yıllar sonra ilk kez ele geçirmişti.
ABD'NİN HALEP İKİLEMİ
ABD muhalif grup Heyet Tahrir Şam'ı (HTŞ) "terör örgütü" olarak görüyor. ABD için ikilem, pazar günü CNN'e "HTŞ'nin ABD tarafından terör örgütü olarak belirlenmiş bir grup" olduğunu söyleyen ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan tarafından daha da belirginleştirildi. Bu nedenle, Washington'un bu örgütün yapısı ve hedefleri konusunda gerçek endişeleri var.
Sullivan, "Elbette Rusya, İran ve Hizbullah tarafından desteklenen Esad rejiminin belirli türden baskılarla karşı karşıya kalmasından dolayı üzülmüyoruz. Yani, bu karmaşık bir durum. Yakından takip ettiğimiz bir durum ve bu konuda bölgesel ortaklarımızla yakın temas halindeyiz." ifadelerini kullandı.
ESAD REJİMİNE YAPTIRIM
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller pazartesi günü ABD'nin Esad rejimine uyguladığı yaptırımları kaldırmayacağını ve rejimin davranışlarında hiçbir değişiklik göstermediğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı'na göre, ABD, ülkede ayaklanmaların başladığı 2011 yılından bu yana, rejimin sivillere yönelik şiddeti sonucunda ihtiyaç duyulan kaynakları kesmek ve Esad rejimine, Suriye halkının talep ettiği demokratik geçişe izin vermesi için baskı yapmak amacıyla rejime her geçen gün daha fazla yaptırım uyguladı.
ABD ORDUSU SURİYE'YE KONUŞLANDI
Suriye'de yeniden canlanan çatışmaların ortasında, yaklaşık 900 ABD askeri, DAEŞ karşıtı misyonun bir parçası olarak Suriye'ye konuşlandırıldı. Halep'teki muhalif operasyonlar, ABD güçlerinin faaliyet gösterdiği ülkenin diğer tarafında olsa da istikrarsızlık ve Rusya'nın Esad hükümetine yardım etme girişimi, ABD ordusunun yanlış hedeflerin vurulmasını önlemek için Moskova ile iletişim kurmasına neden oldu.
WASHİNGTON MOSKOVA GÖRÜŞMESİ
Halep'e yönelik sürpriz ilerlemeye yanıt olarak, Suriye rejiminin başlıca destekçisi olan Rusya, Halep ve İdlib vilayetlerindeki muhalif güçlere karşı bir hava saldırısı başlattı. Ryder pazartesi günü, Irak ve Suriye'de DAEŞ'i yenme koalisyonu misyonundan sorumlu ABD generalinin, önceden kurulmuş bir telefon hattı üzerinden Rus yetkililerle görüştüğünü aktardı.
Ryder pazartesi günü, "Anladığım kadarıyla Koalisyon komutanı, Suriye'ye coğrafi olarak oldukça yakın bir mesafede faaliyet gösteren kuvvetlerimiz olduğu gerçeği göz önüne alındığında, olası yanlış hesaplamaları önlemek için Rusya ile kurduğumuz sıcak hattı kullandı. Bunun dışında, bu görüşmelerin ayrıntılarına girmeyeceğim." açıklamasında bulundu.
ABD ÜSSÜ SALDIRI ALTINDA
Öte yandan ülkedeki ABD ve koalisyon güçleri, yaklaşık son bir yıldır olduğu gibi yine ateş altında.
Ryder, son 24 saatteki saldırı raporları sorulduğunda, "Suriye'deki tesislerimizden birine roket saldırısı" olduğunu, ancak hiçbir ABD personelinin yaralanmadığını ve herhangi bir altyapı hasarı bildirilmediğini aktardı. Ve cuma günü, ABD güçlerinin MSS Euphrates yakınlarında "kendini savunma saldırısı" gerçekleştirerek ABD üssüne yönelik potansiyel bir tehdidi ortadan kaldırdığını belirtti. Ayrıca, bu olayda herhangi bir yaralanma veya altyapı hasarı bildirilmedi.
Ryder, bunun "Suriye'nin kuzeybatısındaki devam eden durumdan tamamen bağımsız" olduğunu söyledi. Ayrıca, Suriye'deki ABD güçlerinin pozisyonunda henüz bir değişiklik olmadığını da sözlerine ekledi.
İSRAİL MUHALİFLERDEN TEDİRGİNLİK DUYUYOR
ABD'nin muhalif güçlerin operasyonuna bakış açısının yanı sıra, Siyonist İsrail de gelişen olaylardan dolayı endişeli.
İsrailli yetkililere göre, Tel Aviv için şimdilik en büyük endişe, muhaliflerin hızla ilerleyerek rejimin askeri üslerini ve silahlarını ele geçirmeleri ve Suriye rejiminin CERS olarak bilinen "bilimsel araştırma merkezleri" ağında depolanan kimyasal cephaneliğe el koymaları. Bu merkezler aynı zamanda Suriye ve İran orduları için silah geliştirme ve üretim tesisi olarak da kullanılıyor ve geçmişte de İsrail ordusunun defalarca saldırılarına maruz kalmıştı.
TEL AVİV İÇİN POTANSİYEL RİSK…
Orta Doğu Medya Araştırma Enstitüsü'nde Suriye uzmanı olan Oren Teri, Esad rejiminde bulunan kimyasal silahların muhalif güçlerin eline geçmesinin gelecekte potansiyel bir risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.
HTŞ'NİN SİYONİZM DÜŞMANLIĞI
HTŞ lideri Ebu Muhammed el Cevlani, Hamas'ın İsrail'e başlattığı Aksa Tufanı Operasyonundan birkaç gün sonra 18 Ekim 2023'te yaptığı konuşmada, "HTŞ bir İsrail müttefiki değildir ve liderleri Siyonistlerin dostu değildir. Gazze halkının işgalci Siyonistlerin gururunu kırdığı ve mazlumların kalplerine neşe getirdiği" ifadelerini kullanmıştı.
Benzer şekilde, İdlib'deki Yüksek Fetva Konseyi başkanı olan HTŞ'nin baş din adamı Abdul Rahim Atoun'un uzun bir anti-Siyonist söylem geçmişi var.
Örneğin Atoun, Ekim ayında Gazze'de İsrail askerleri tarafından Hamas lideri Yahya Sinvar'ın şehit edilmesinden sonra Telegram kanalında şunları yazdı: "Rabbimden Yahudileri utandırmasını, onlara zulmetmesini ve onları destekleyenleri lanetlemesini istiyoruz."