Almanya merkezli Nex24'e göre, NATO'nun modern muharebe sahasındaki en kritik dijital altyapılarından birinin geliştirilmesinin Türk savunma şirketi HAVELSAN'a emanet edilmesi, Türkiye'nin ittifak içindeki teknolojik konumunda yeni bir döneme işaret ediyor.
DİJİTAL MUHAREBE SAHASININ KONTROL MERKEZİ
Nex24'e göre, HAVELSAN tarafından geliştirilen yeni sistem; Link 11, Link 16 ve Link 22 gibi NATO'nun temel veri bağlantılarını entegre ederek, savaş uçakları, deniz platformları ve kara unsurlarının gerçek zamanlı ortak bir durumsal farkındalık paylaşmasını sağlıyor. Söz konusu yazılım, askerî çevrelerde "dijital iletişimin beyni" olarak tanımlandı.
KÜRESEL DEVLERİ GERİDE BIRAKAN TEKNİK BAŞARI
Haberde, HAVELSAN'ın Ocak 2026'da gerçekleştirilen ve dünyanın önde gelen bilişim şirketlerinin katıldığı zorlu seçim sürecinde, canlı teknik gösterimlerde en yüksek puanı alarak ihaleyi kazandığına yer verildi. NATO'nun, elektronik karıştırma dâhil en zorlu muharebe koşullarında dahi güvenli veri akışını garanti eden bu sistemi Türkiye'ye emanet etmesi, nihai bir güven göstergesi olarak değerlendirildi.
SİSTEMATİK GÜVENİN TEMELİ: 2023'TEKİ STM BAŞARISI
Habere göre bu gelişme tekil bir başarıdan ibaret değil. NATO, 2023 yılında Türk savunma şirketi STM'ye, "İstihbarat Fonksiyonel Hizmetleri (INTEL-FS 2)" sisteminin modernizasyonunu emanet ederek benzer bir güven mesajı vermişti. O dönemde HAVELSAN birlikler arası iletişimi sağlarken, STM de istihbarat akışının merkezinde yer alan yazılım altyapısını geliştirmişti. Bu entegrasyonun sorunsuz işlemesi, bugün HAVELSAN'a verilen yeni sözleşmenin de önünü açtı.
TÜRK SAVUNMA SANAYİİNDE DİJİTAL EŞİK AŞILDI
Almanya merkezli haberde, HAVELSAN'ın geliştirdiği sistemin NATO'nun güvenli uydu haberleşme altyapısını sağlayan CTech gibi firmalarla tamamlanarak, Türkiye'yi Batı savunmasının 'işletim sistemini' tedarik eden ülkelerden biri hâline getirdiğine vurgu yapıldı.
MUHAREBE SAHASINDAN SİBER UZAYA
Almanya merkezli Nex24'e göre Türkiye bugün yalnızca Bayraktar TB2 İHA'ları, ihraç edilen savaş gemileri ya da taarruz helikopterleriyle değil; dijital savunma sistemleri, ağ merkezli harp ve yapay zekâ tabanlı çözümlerle de öne çıkıyor.
Bu gelişmeler, Türkiye'nin küresel savunma inovasyonunda Doğu ile Batı arasında vazgeçilmez bir teknoloji köprüsü rolünü daha da güçlendirdiğini ortaya koyuyor.