Fransa'da Ulusal Meclis'te Başbakan François Bayrou hükümeti için güven oylaması yapıldı. Oylamada, 194 milletvekili Bayrou hükümeti lehinde, 364 milletvekili Bayrou hükümeti aleyhinde oy kullanırken, 15 milletvekili ise çekimser kaldı.
FRANSA'DA HÜKÜMET DÜŞTÜ
Oylama sonucunda Ulusal Meclis'ten güvenoyu alamayan Başbakan François Bayrou hükümeti düştü. Bayrou'nun yarın sabah Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a istifasını sunması beklenirken, Fransa'da erken seçime gidilebilir.
AÇIKLAMA YAPMADAN MECLİSİ TERK ETTİ
Oylama öncesinde yaptığı açıklamada Bayrou, "Hükümeti devirebilirsiniz ama gerçeği silemezsiniz. Fransa'nın mali durumu artık dayanılmaz bir noktaya geldi. Ülkemizin geleceğini korumak için tek bir yol var. Kamu maliyesini yeniden düzenlemek" ifadelerini kullandı. Bayrou, oylamanın ardından ise herhangi bir açıklama yapmadan meclisten ayrıldı.
MACRON SİYASİ BİR KRİZİN ORTASINDA
Fransa Cumhurbaşkanlığı, Bayrou hükümetinin düşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Macron'un önümüzdeki birkaç gün içinde yeni bir başbakan atayacağını duyurdu.
"BURADAN KOLAY BİR ÇIKIŞ YOLU YOK"
Uluslararası haber ajansı Reuters'a göre, hükümetin düşmesi Macron'un birçok açıdan kendi yarattığı ve çıkış yolu net olmayan siyasi krizin derinliğini ortaya koyuyor.
Sciences Po Üniversitesi Siyasi Araştırmalar Direktörü Kevin Arceneaux, "Buradan kolay bir çıkış yolu yok. Cumhurbaşkanı gerçekten zor bir durumda." ifadelerini kullandı.
Siyasi analistler Macron'un oynayacak çok az kozunun olduğunu söyledi.
CUMHURBAŞKANI'NIN ELİNDE HANGİ SEÇENEKLER KALDI?
Cumhurbaşkanı, kendi saflarından başka bir başbakan atayabilir. Pazartesi günkü güven oylaması öncesinde spekülasyonlar artarken, Savunma Bakanı Sebastien Lecornu'nun adı atanabilecek isimler arasındaydı. Reuters'a göre böyle bir seçim, duyarsız görünme ve halkın hoşnutsuzluğunu artırma riskini taşır.
MACRON SOSYALİSTLERE YÖNELEBİLİR
Bazı siyasi yorumcular, Macron'un azınlık hükümetine liderlik etmesi için bir sosyalist lidere yönelmesini beklediklerini bildirdi. Ancak sosyalistler, istikrarlı bir koalisyon arayışından ziyade, bir "saldırmazlık paktı" ve kendi gündemini uygulama fırsatı için çabalıyor.
Sosyalistler, zenginlere vergi koyma ve emeklilik yaşının düşürülmesi politikalarını savunuyor. Bu tür politikalar, Macron'un iş dünyası yanlısı ilkelerine aykırı olup, yabancı yatırımcıları çekmeyi amaçlayan geçmiş reformları baltalıyor.
ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI
Macron erken seçim çağrısında bulunabilir, ancak kamuoyu yoklamaları Marine Le Pen'in aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi'nin Ulusal Meclis'teki en büyük siyasi güç olarak konumunu güçlendireceğini gösteriyor. Bu durumda Macron'un partisi daha da fazla sandalye kaybedecek.
Cumhurbaşkanlığı adaylığı yasaklanan ve yeni parlamentoda koltuğunu kaybedecek olan Le Pen, kendisini "feda etmeye" hazır olduğunu söyledi ve Macron'dan "ultra hızlı bir fesih" başlatmasını istedi.
Reuters'a göre, iktidarı Avrupa Birliği (AB) karşıtı, aşırı sağcı ezeli rakipleriyle paylaşma ihtimali Macron için aşağılayıcı bir darbe olacak.
Cumhurbaşkanına yakın kaynaklar, Macron'un yeni bir erken seçim çağrısında bulunmaktan çekindiğini bildirdi. Partisinden isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir milletvekili, "Ama onunla ilgili hiçbir şeyi göz ardı edemezsiniz, gerçekten öngörülemez biri." ifadelerini kullandı.
ALTINCI CUMHURİYET'İN KURULMASI GÜNDEMDE
Bazı siyasetçiler anayasal bir reform ve Altıncı Cumhuriyet'in kurulmasını istiyor.
Ancak Reuters'a göre, kronik olarak istikrarsız Üçüncü ve Dördüncü Cumhuriyetler döneminde denenmiş ve test edilmiş olan daha parlamenter bir sisteme geri dönmenin Fransa'nın yönetilebilirliğini nasıl iyileştireceği belirsizdir.
Uluslararası haber ajansı, Cumhurbaşkanını istifaya zorlayacak anayasal bir mekanizma bulunmadığından, Macron'un hem parlamento içinde hem de parlamento dışında giderek artan bir baskıyla karşılaşmasının muhtemel olduğunu belirtti.
FRANSA MUHALEFETİ NE DİYOR?
Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi Genel Sekreteri Jordan Bardella, ABD merkezli X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, "Bayrou hükümetinin sayfası artık çevrildi." dedi.
Meclis'teki Çevreci ve Sosyal Grubun Başkanvekili Cyrielle Chatelain ise oylamanın ardından yaptığı basın açıklamasında, solun hükümeti yönetmeye çağrıldığı takdirde bunu yapması gerektiğini dile getirdi.
Chatelain, solcu ittifakı Yeni Halk Cephesi'nden (NFP) gelecek bir başbakanı desteklediklerini ifade ederek, Macron'a "ülkeyi birlikte yönetelim" çağrısı yaptı.
Yeşiller Partisi (EELV) lideri Marine Tondelier, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Bayrou'nun düşmesinin ardından yeni başbakanın, 2024'teki genel seçimlerin kazananı NFP'nin sıralarından çıkması gerektiğini vurguladı.
Tondelier, "Genel seçimlerden bir yıl sonra, Fransızların oylarına saygı duymanın zamanı çoktan geldi. Bizler hazırız." değerlendirmesinde bulundu.
Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisinin önde gelen isimlerinden Jean-Luc Melenchon, aynı sosyal medya platformundan, Bayrou hükümetinin düşmesini "zafer ve halk için bir rahatlama" olarak niteleyerek, "Macron artık halkın karşısında ilk safta. O da gitmeli." ifadelerini kullandı.
LFI Grup Başkanvekili Mathilde Panot, güven oylamasının ardından basına yaptığı açıklamada, "Bayrou hükümeti ağır bir yenilgiye uğradı ve sosyal şiddet ile zulüm bütçesi kaybetti." dedi.
Panot, Bayrou'nun düşmesiyle beraber bu hükümetin 2026 bütçe projesinin de ortadan kalkmasından dolayı rahatladıklarını kaydederek, ülkede bu projeyi kimsenin istemediğini vurguladı.
Panot, "Bu hükümet halkın güvenini tamamen kaybetti, Fransa'nın yeni bir başlangıca ihtiyacı var" dedi.
Ulusal Birlik (RN) Partisi'nin Grup Başkanvekili aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen ise, "Meclis'in feshi artık bir tercih değil, bir zorunluluktur" ifadelerini kullanarak, erken seçim çağrısında bulundu.
MACRON'UN PARTİSİ UZLAŞMADAN YANA
Cumhurbaşkanı Macron'un partisi Rönesans'ın Genel Sekreteri Gabriel Attal, Ülkemizin bu kaosu aşması için cumhuriyetçi güçler arasında ulusal bir uzlaşmaya ihtiyaç var" ifadelerini kullandı.
Hükümet Sözcüsü Sophie Primas ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Bu akşam hükümet, meclisin kararını kabul ediyor. Ülkemize hizmet etme görevimiz burada sona erdi. Peki ülkenin sorunları böylece ortadan kalktı mı? Ne yazık ki hayır" dedi.
FARKLI KENTLERDE GÖSTERİ DÜZENLENDİ
Bayrou hükümetinin düşmesinin ardından vatandaşlar Lyon, Montpellier, Nantes gibi birçok kentte gösteriler düzenledi.
Göstericiler, yaklaşık dokuz aydır ülkeyi yöneten merkez sağcı hükümetin düşmesini kutladı.
Lyon'da ellerinde Filistin bayrakları ve "Güle güle Bayrou" yazılı pankartlar taşıyan eylemciler belediye binasının önündeki Terreaux Meydanı'nda toplandı.
Revolution Permanente sitesinin, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamaya göre Lyon'daki eylemciler "Gazze, Lyon seninle" sloganları attı.
Lyon'da polis, hükümetin düşmesini kutlayan eylemcilere biber gazıyla müdahale etti.
BARNİER HÜKÜMETİ NEDEN DÜŞTÜ?
Fransa Başbakanı Bayrou, geçen yıl gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 5,8'ine ulaşan AB'nin resmi sınırı olan yüzde 3'ün neredeyse iki katına çıkan bütçe açığını kontrol altına almaya çalışıyordu.
Bayrou hükümeti, bu nedenle temmuz ayında gelecek yıl için 44 milyar euroluk bir kemer sıkma programı açıklamıştı. Program, kamu harcamalarının kısıtlanmasını, bazı sosyal yardımların daraltılmasını ve iki resmi tatilin kaldırılmasını içeriyordu. Muhalefet partileri, ise bu programı "krizin faturasını halka yüklemek" olarak değerlendirerek sert bir şekilde karşı çıkmıştı.
Fransa'da 1958'den bu yana ilk kez bir hükümet kendi isteğiyle gittiği güven oylamasında yeterli desteği alamayarak düştü. Fransa'da bugüne kadar 41 kez güven oylaması yapıldı.