Kara delikler etraflarındaki her şeyi yutan devasa gök cisimlerinden daha fazlasıdır, aynı zamanda evrenin en büyük ve en istikrarlı enerji kaynaklarından biridir. Bu durum kara delikleri Nikolai Kardashev'in ortaya attığı 2. tip gelişmiş bir uygarlılar için hedef konumuna getiriyor. Kardashev'in söylediğine göre 2. tip medeniyetler kendi yıldız sistemlerine tamamen hakim olan ve kontrol eden uygarlıklar oluyor.
Yeni çalışma gelişmiş bir uygarlığın ihtiyaç duyduğu devasa enerji için kara delikleri kullanabileceğini ortaya koyuyor. Bunun için potansiyel bir çözüm Dyson küresi olabilir. Dyson küresi fikri ilk olarak 1960 yılında Freeman J. Dyson tarafından ortaya atıldı ve Science dergisinde yayınlandı. Sandberg, 1999'da konuyla ilgili bir makale yayınladı ve bunun nasıl işe yarayacağına dair bir kavramı tartıştı.
Dyson küresi bir yıldızın (Bu çalışmada bir kara deliği) tamamını kaplayan ve merkezinde yaydığı tüm enerjiyi yakalayan devasa bir mega yapıdır. Ancak böylesi bir yapı, kara deliğin yaydığı enerjiyi toplasa bile yine de ısı kaybından muzdarip olacaktır. Tayvan'daki Ulusal Tsing Hua Üniversitesindeki araştırmacılar, bu ısı kaybının bizim için görünür bir hale geleceğini belirtiyor.
Boyut, kara deliklerin ne kadar enerji yaydığı konusunda açıkçası büyük bir faktör. Araştırma ekibi iyi bir karşılaştırma noktası olarak öncelikle yıldız kütleli kara deliklere odanlanmış durumda. Bu boyutta olan kara deliklerin yalnızca yığılma diskindeki enerji oldukça muazzam.
Mevcut durumda olan ve bilinen malzemelerle yıldız kütleli kara deliğin etrafına Dyson küresi inşa etmek imkansız olurdu. Ancak böyle bir mega yapıyı yapacak olan uygarlık, büyük ihtimalle bugün bildiğimiz, kullandığımız malzemelerden çok daha farklı ve güçlü malzemelere sahiptir.
Diğer yandan alternatif olarak çok malzeme gerektirmeyen, ancak tam bir kürenin toplayabileceği enerjiden daha az enerji toplayan, Dyson sürüsü de kullanılabilir. Bu tür herhangi bir yapının kara deliğin yaydığı enerjiden tam olarak yararlanabilmesi için yığılma diskinin dışında olması gerekir.
Sonuç olarak çok gelişmiş bir uygarlık kara deliğin etrafına devasa bir yapı inşa etmiş olsa da büyük olasılıkla fizik yasalarını esnetemeyecektir. Güç seviyesi ne olursa olsun, bir kısım ısı nedeniyle kaybolacaktır.
Gök bilimciler için ısı, ışığın başka bir biçimidir. Daha doğrusu kızılötesidir. Araştırma ekibine göre bir kara deliğin çevresine inşa edilmiş Dyson küresi tarafından yayılan ısı, mevcut bazı teleskoplarımız tarafından yaklaşık 10 kpc'lik bir mesafeye kadar tespit edilebilir. Bu da tüm Samanyolu boyunca mesafenin 1/3'ü kadar ediyor. Ne kadar yakın olurlarsa olsunlar, geleneksel yıldızlar gibi görünmezler ve ötegezegenleri bulmak için yaygın olarak kullanılan radyal hız yöntemi ile tespit edilebilirler.
Sonuç olarak yapılan bu çalışma tamamen teorik. Dyson küresinin olabileceğini ve kara delikteki enerjilerin bu küre sayesinde toplanabileceğini ortaya koyuyor. Fakat daha önce bahsettiğimiz gibi şimdiye kadar Dyson küresinin varlığına dair herhangi bir kanıt bulunamadı. Fakat bazı uzmanlar bir gün gelişmiş bir medeniyet tarafından inşa edilmiş mega Dyson küresine ait bir kanıta ulaşacağımızı düşünüyor.