İran'da geçtiğimiz 28 Aralık'ta hayat pahalılığına tepki olarak başlayan ve hükümet karşıtı protestolara dönüşen kitlesel gösteriler sürerken, ABD merkezli sivil toplum örgütü İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRA) protestoların bilançosuna ilişkin son verileri kamuoyu ile paylaştı.
ŞİDDETLİ PROTESTOLARDA ÖLÜ SAYISI 646'YA YÜKSELDİ
HRA'dan yapılan açıklamada, protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının en az 646'ya yükseldiği belirtilerek, "Bunların arasında 9'u çocuk 505 protestocu, 133 asker ve kolluk kuvveti personeli, 7 protesto gösterilerine katılmayan sivil ve 1 savcı bulunmaktadır" ifadelerine yer verildi.
Bazı ölüm vakalarının inceleme altında olduğu kaydedilen açıklamada, "HRA halen doğrulama aşamasında olan 579 adet ölüm vakası raporu daha almıştır" denildi.
Gösteriler sırasında tutuklanan kişi sayısının ise 10 bin 721'e ulaştığı aktarılarak, "İran'ın 187 şehrindeki 606 noktaya yayılan protestolar, iletişimin tamamen kesilmesine rağmen devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı.
"SÜRPRİZ SENARYOLARA KARŞI YÜKSEK TEYAKKUZ HALİNDEYİZ"
İsrail ordusu, İran'da 28 Aralık'tan bu yana devam eden protesto gösterileri ile ilgili açıklama yaptı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Effie Defrin tarafından sosyal medya platformu X'te yayınlanan ve IDF'nin Türkçe hesabından da paylaşılan açıklamada, "Daha önce de belirtildiği gibi, IDF savunmada hazır durumdadır ve gerekmesi halinde sürpriz senaryolara karşı yüksek teyakkuz halindedir." ifadeleri kullanıldı.
İsrail ordusunun İran'daki gelişmelerle ilgili düzenli değerlendirmeler yapmayı sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, "Pozisyonumuzda herhangi bir değişiklik olması halinde bilgilendirme yapacağız. Vurgulamak isterim: Söylentilere itibar etmeyin" denildi.
ABD'NİN İRAN'A YÖNELİK MÜDAHALE SEÇENEKLERİ
Ülkede gösteriler devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a yönelik saldırı seçeneklerini değerlendirdiği ileri sürüldü.
CBS News'e konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen 2 Savunma Bakanlığı yetkilisine göre, Trump'a, İran'a karşı kullanılabilecek askeri ve örtülü araçlara ilişkin detaylı sunum yapıldı.
Yetkililer, İran'a olası askeri müdahalede hava gücü ve uzun menzilli füzelerin merkezi rolünü koruduğunu ancak siber operasyonlar ve psikolojik faaliyetlerin de seçenekler arasında yer aldığını iddia etti.
Bu operasyonların, İran'ın komuta yapısı, iletişim ağları ve devlet kontrolündeki medyayı hedef alabileceğini öne süren yetkililer, henüz son kararın alınmadığını ve diplomatik kanalların açık olduğunu belirtti.
BEYAZ SARAY'DA KRİTİK TOPLANTI
Kaynaklara göre, Trump'ın ulusal güvenlik ekibinin bugün Beyaz Saray'da İran'a yönelik seçenekleri görüşmek üzere bir toplantı yapması bekleniyor, ancak ABD Başkanı'nın bizzat katılıp katılmayacağı belirsiz.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusunda öncelikle diplomasiyi tercih ettiğini ancak askeri güç kullanımını da her zaman masada tuttuğunu ifade etmişti.
ABD'DEN VATANDAŞLARINA "DERHAL İRAN'I TERK EDİN" ÇAĞRISI
Öte yandan, ABD'nin Tahran Sanal Büyükelçiliği tarafından yayımlanan güvenlik uyarısında, ABD vatandaşlarından Washington yönetiminin "yardımına ihtiyaç duymadan İran'dan çıkış planı yapmaları" istendi.
Açıklamada, ülkede devam eden gösterilere ve güvenlik risklerine işaret edilerek, "İran'dan hemen ayrılın. Ayrılamıyorsanız, evinizde ya da başka bir güvenli binada emniyetli bir yere geçin." ifadeleri kullanıldı.
İNGİLİZ BASINI TRUMP'IN İRAN HAMLESİNİ ANALİZ ETTİ
BBC'nin analizine göre, Washington'un İran'a yönelik atacağı bir sonraki adım, askeri, diplomatik ve psikolojik boyutları olan son derece karmaşık bir denklem içeriyor.
BBC'ye konuşan Beyaz Saray kaynaklarına göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın önünde "çok güçlü seçenekler" bulunuyor ancak hangi yolun seçileceği henüz net değil. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'in ifadesiyle, "Başkan ne yapacağını sadece kendisi biliyor ve dünya beklemeye devam ediyor."
ABD'NİN MÜDAHALE SEÇENEKLERİ BÜYÜK RİSKLER BARINDIRIYOR
Trump'ın, geçtiğimiz yaz İran'daki nükleer tesislere yönelik uzun menzilli bombardıman gibi uzaktan askeri operasyonların mümkün olduğunu bildiği, ancak Pentagon'un masasında yalnızca hava saldırılarının değil; siber operasyonlar, örtülü faaliyetler ve psikolojik harekat gibi seçeneklerin de yer aldığı belirtiliyor.
BBC'ye göre Washington'un elinde geniş bir hedef listesi bulunuyor ancak Venezuela'daki gibi hızlı ve yönetime doğrudan zarar veren bir senaryo İran için gerçekçi görülmüyor. Zira İran, "savaş tecrübesi yüksek, kurumsallaşmış ve dirençli bir yapı" olarak tanımlanıyor. Tek bir figürün devrilmesinin hükümeti çökerteceği düşünülmüyor.
Trump'ın geçmişte Jimmy Carter'ın 1980'de İran'daki ABD'li rehineleri kurtarma girişiminin fiyaskoyla sonuçlandığını hatırlatması da kara harekatı ya da doğrudan askeri müdahalenin ciddi siyasi ve askeri riskler taşıdığının farkında olduğuna işaret ediyor.
TRUMP İRAN'DA NEYİ HEDEFLİYOR?
BBC'nin aktardığına göre asıl belirsizlik şu: Trump yönetimi İran'da neyi hedefliyor?
İktidar değişikliği mi, nükleer müzakerelerde taviz mi, yoksa sadece şiddetin durdurulması mı?
Washington merkezli CSIS düşünce kuruluşundan Will Todman'a göre, Trump'ın temel hedefi iktidarı devirmekten ziyade davranış değişikliği sağlamak olabilir. Todman, "İktidar değişikliğinin riskleri o kadar büyük ki, bunun Trump'ın birincil hedefi olduğuna inanmıyorum" ifadelerini kullandı. Bu hedefin nükleer görüşmelerde taviz koparmak, ya da ülkeyi reformlara zorlamak olabileceği değerlendiriliyor.