Habere göre, Gazze'nin "ertesi günü" için şekillendirilen siyasi süreçte Türkiye'nin rol üstlenmesi, İsrail açısından doğrudan ve yapısal bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirildi.
TRUMP PLANI VE "BARIŞ KONSEYİ" TARTIŞMASI
Analize göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik planın ikinci aşaması, Hamas'ı iktidardan koparmayı, örgütsel yapısını dağıtmayı ve Gazze için alternatif bir sivil gelecek inşa etmeyi hedefliyordu. Ancak Türkiye ve Katar'ın "barış konseyi"ne dahil edilmesiyle bu sürecin stratejik bir hataya dönüştüğü belirtildi. Forum analizinde, bu adımın Hamas'ın sahadaki fiili varlığını koruyan, süreci içi boş bir yapıya dönüştüren bir kombinasyon yarattığı ifade edildi.
"TÜRKİYE GÜVENLİK TEHDİDİ OLUŞTURUYOR"
İsrail merkezli İsrail Savunma ve Güvenlik Forumuna göre, Katar ve Türkiye'nin tarafsız aktörler olmadığı iddia edildi. Katar'ın uzun yıllardır Hamas'ın en önemli finansman kanallarından biri olduğu, Türkiye'nin ise ideolojik ve siyasi düzlemde Hamas çizgisine yakın bir politika izlediği, bölgedeki ülkelerin hamisi rolünü devraldığı ifade edilerek, bu durumun İsrail'in bölgedeki güvenliği üzerinde ciddi tehdit oluşturduğu vurgulandı.
"TRUMP PLANI STRATEJİK FİYASKOYA DÖNÜŞEBİLİR"
Haberde, mevcut yapının korunması durumunda Trump planının stratejik bir başarısızlığa dönüşme riski taşıdığına vurgu yapıldı. Haberde İsrail'in güvenlik gerçekliğini kökten değiştirmek için en değerli bedelleri ödediği; ancak Trump'ın dayatmalarına boyun eğilmesi durumunda elde edilen kazanımları geçersiz kalacağı, aynı zamanda Türkiye'nin savaşın son perdesini yazmasına ve bölgenin kaderini belirlemesine izin vereceği endişesi dile getirildi.
NETANYAHU'NUN DİPLOMATİK YENİLGİSİ
Analizde Netanyahu yönetiminin Barış Kurulu sürecinde başarısız olduğu, masadan istediği payı alamadığı, aksine İsrail'in katı kırmızı çizgisine rağmen Türkiye'nin Barış Kurulu'na çağrılması İsrail'in Türkiye karşısında büyük bir diplomatik yenilgisi olarak yorumlandı.