İsrail'in Birleşmiş Milletler (BM) kararlarını çok uzun zamandan beri tanımadığını kaydeden Prof. Küntay, "İsrail, 1967 yılında alınan BM kararlarına hiçbir şekilde dönmeye niyeti yok. Olması gereken çift devletli bir tutumdur. İsrail'in buna dönecek bir tavrı yok.
Gazze kuşatma altında. Ama yek pare bir şekilde duruyor. Fakat Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün neredeyse 4'te 3'lük kısmı işgal edilmiş. Özellikle su yolları İsrail'in yerleşim yaptığı bölgeler olmuş. Bunlar varken, İsrail çift devletli bir duruma dönmek istemiyor." dedi.
ÇOCUKLARIN NE SUÇU VAR?
Gazze'deki mücadelenin uzun bir geçmiş olduğunu vurgulayan Küntay, "Önce Filistin Kurtuluş Örgütü, sonra El Fetih sonra da Hamas buna karşı tepkilerini gösterdi. Masum insanlara el kaldıran hangi dinden olursa olsun suçludur, hatalıdır. İsrail 1967'den beri artarak bir orantısız güç kullanıyor.
Kendi insanı dışında o bölgedeki Arapları ve Müslümanları yok sayıyor. İsrail'in bu tavrı ne insanlığa ne de vicdana sığar. 500'e yakın çocuk ölmüş. Bu çocukların ne suçu var? İnsanların elektriği kesiliyor, yemeğe ulaşma ihtimali ortadan kalkıyor. Hastane hizmetleri verilemiyor." ifadelerini kullandı.
SURİYE VE LÜBNAN'A HEDEF ODAKLI ATAKLAR OLUR
Çatışmaların Suriye ve Lübnan'a sıçrayabileceği uyarısında bulunan Prof. Küntay, " Buradaki temel sebep şu, uluslararası hukukun ve eşitliğin olduğuna inanmıyorum. ABD ve Batı'nın sessizliğini bu minvalde değerlendirebiliriz. Bu iş İran'a gider mi? ABD gemilerinin orada olma sebebi, Gazze için değil. Daha ötesi ihtimaller için. ABD, bu olayın İran ile bağlantısının olduğunu bilmekle birlikte, bağlamak istemiyor.
İsrail de bunu istemiyor. İran da istemiyor. Suriye ve Lübnan'a Hizbullah atakları olacaktır. Hizbullah hedef alınacaktır. Eğer bir kara harekatı olursa, dünyanın en büyük vahşetlerinden biriyle karşılaşacağız. Zaten başlı başına yaşanılan süreç sarsıcı. Büyük bir vahşetin içerisinde yaşıyoruz." şeklinde konuştu.