Amerika'nın Minnesota eyaletinde bağlı Minneapolis kentinde siyahi bir Amerikalı olan George Floyd'un polis ekipleri tarafından göz altına alınması esnasında nefessiz bırakılarak öldürülmesi olayına ilişkin son dakika gelişmeleri yaşanmaya devam ediyor. Siyahi bir Amerikan vatandaşı olan George Floyd'un polis tarafında öldürülmesi olayının ardından ırkçılığa karşı sokaklara çıkan Amerikan vatandaşları ABD Başkanı Donald Trump'ın başta sosyal medya hesabı üzerinden olmak üzere çeşitli basın organlarına yaptığı açıklamalara sert tepki göstermeye devam ediyor. Öte yandan Amerika'da son durum ne öğrenmek isteyenler ise son dakika Amerika haberleri için arama motorlarında Amerika'da neler oluyor? Sorusunun yanıtlarını yoğun şekilde araştırmaya devam ediyor. İçeriğimizde Amerika'da son durum ve son dakika haberlerine ulaşabilirsiniz.
İşte ABD'den en son haberler…
WASHİNGTON DC'DE BU GECE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI UYGULANMAYACAK
ABD'nin başkenti Washington DC'nin Belediye Başkanı Muriel Bowser, siyahi George Floyd'un polis şiddetiyle öldürülmesinin ardından düzenlenen protestolar sonrasında kent çevresine konuşlanan askerlerin geri çekilmesi gerektiğini söyledi.
Bowser, yanında emniyet yetkilileriyle düzenlediği basın toplantısında, kentte son 2 gecedir "olaysız" geçen Floyd protestoları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Protestolardaki şiddet olaylarına müdahale için kent çevresine konuşlanan askerlere ilişkin Bowser, "Washington DC'ye diğer eyaletlerden gelen askerlerin, kentten ayrılmasını istiyoruz." dedi.
Bowser, Washington DC'de bu akşam sokağa çıkma yasağı uygulanmayacağını da duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Washington DC'de ağır silahlı askerler ve güvenlik güçlerini görevlendirmesinin ardından, kentteki protestolarda tansiyon düşmüş, salı ve çarşamba günkü gösteriler "barışçıl" olarak devam etmişti.
WASHİNGTON DC'DE DÜN AKŞAMKİ PROTESTOLARDA "SIFIR" GÖZALTI
Öte yandan Washington DC Metropol Polis Birimi Şefi Peter Newsham da kentte dün akşamki protestolarda kimsenin gözaltına alınmadığını belirtti.
Newsham, kentteki tansiyonun en yüksek olduğu pazartesi gecesi 288, protestoların sakinleştiği salı gecesi ise 29 kişinin gözaltına alındığını kaydetti.
FLOYD'UN "NEFES ALAMIYORUM" FERYADI TÜM ABD'DE YANKILANDI
Siyahi Amerikalı 46 yaşındaki George Floyd, dolandırıcılık şüphesiyle Minneapolis'te polisler tarafından gözaltına alınırken, bir polisin uzun süre ensesine diziyle basması nedeniyle dakikalarca "Nefes alamıyorum" diye yalvarmıştı.
Floyd'un, olay yerine gelen acil sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtilirken, olayla ilgili görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı.
Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını tekrar alevlendirmiş ve protestolar, olayların başladığı Minneapolis'ten ülke genelinde pek çok kentte sıçramıştı.
Floyd protestolarında yaşanan şiddet ve yağmalamalar nedeniyle, başkent Washington ve New York da dahil en az 40 kentte gece sokağa çıkma yasağı getirilirken 25'e yakın kentte de Ulusal Muhafız Birlikleri, polise destek sağlamak için devreye sokulmuştu.
"SAHİPLENİLMEMEK" ABD'DEKİ SİYAHİLERİ HAREKETE GEÇİRDİ
ABD'de siyahi George Floyd'un polis şiddeti sonucu ölümünün ardından yaşanan süreci değerlendiren Temple Üniversitesinden Prof. Nilgün Anadolu Okur, "Sahipsizlik gerçeği, George Floyd'un ölümüyle birlikte siyahları harekete geçirdi. 'Sahipsiziz' diyorlar. İşte bu sahipsizlik ve çırpınış, 'nefes alamıyorum' ile birleşince bugünkü durum ortaya çıktı." dedi.
Floyd'un hayatını kaybetmesinin ardından başlayan gösteriler sıcaklığını korurken, ABD'de siyahlara yönelik polis şiddeti ve ırkçılık bir kez daha gündeme geldi.
Prof. Anadolu, ABD'de son süreçte yaşananları "kusursuz fırtınaya" benzeterek, bu fırtınanın ortaya çıkmasında 4 temel faktöre bakılması gerektiği kaydetti.
"SAHİPSİZLİK İLE 'NEFES ALAMIYORUM' BİRLEŞİNCE BU DURUM ORTAYA ÇIKTI"
İlk olarak yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) getirdiği korku, panik ve belirsizliğin insanların psikolojisini olumsuz etkilediğini anlatan Anadolu, 2. faktör olarak çoğu fakir olan siyah Amerikalıların son birkaç ayda ellerindeki işlerini de kaybettiklerine ve devletin vadettiği ekonomik destek çeklerini halen alamadıklarına işaret etti.
Anadolu, 3. faktör olarak polisin konuşulması gerektiğini belirterek ABD'de polisin büyük bölümünün öteden beri yeterli eğitim düzeyine sahip bulunmayan olmayan kişilerden oluştuğunu ve bunlar arasında ırkçılığın yaygın olduğunu vurguladı.
"Sahipsizlik gerçeği, George Floyd'un ölümüyle birlikte siyahları harekete geçirdi. 'Sahipsiziz' diyorlar. 'Bu ülkede doğduk, büyüdük, atalarımız bu ülkede bedava çalıştılar, bu ülkeyi adam edip bu hale getirdiler ama bugün bize kimse sahip çıkmıyor' diyorlar." yorumunu yapan Anadolu, "İşte bu sahipsizlik ve çırpınış, 'nefes alamıyorum' ile birleşince bugünkü durum ortaya çıktı." dedi.
Anadolu, bu olayların en temel sebeplerinden birinin de fakirlik olduğuna değinerek "ABD'de baktığınız zaman gelir seviyesi en düşük grupların siyahlar, Hispanikler ve bazı yeni gelen göçmenler olduğunu görürsünüz." değerlendirmesinde bulundu.
"ŞU SIRALAR AMERİKA'DA EN ÇOK ANLAYIŞA VE SEVGİYE İHTİYAÇ VAR"
ABD'nin bugün toplumsal bir güven krizi yaşadığına işaret eden Anadolu, "Sevgi ve şefkat herkesin ihtiyacı. Ancak şu sıralar Amerika'da en çok anlayışa, saygıya, sevgiye ve şefkate ihtiyaç var. Başkan Trump eğer yatıştırıcı konuşmalar yapabilirse çok güzel şeyler olabilir. Ben hala ümitliyim." yorumunu yaptı.
Amerikan kriminal sisteminde ciddi sorunlar olduğunu da vurgulayan Anadolu, hem polisin hem de kriminal sistemin aynı anda ele alınması gerektiğini bildirdi.
"Başkan dahil yöneticilerin bu konuda eğitime ihtiyacı var. Bunun Türkiye'de çok güzel örnekleri var. Başkan Erdoğan kriz dönemlerinde 'bunları hep birlikte aşacağız' diye çok güzel açıklamalar yaptı. Mesela insanların acı çektiği anlarda onların cenazelerine gitti." diyen Anadolu, ABD'nin de bu yolda ilerleyebilmesi gerektiğini dile getirdi.
"GEORGE FLOYD'UN ÖLDÜRÜLMESİ BİR LİNÇTİR"
Anadolu, "Bu insanlar 246 yıl boyunca köle statüsündeyken hep ezildiler, öldürüldüler, linç edildiler. İlaveten ben George Floyd'un öldürüldüğüne değil, linç edildiğine inanıyorum.
Bu bir linçtir. Çünkü o üç polis sadece onun ölümünü izliyordu, etrafta da seyirciler vardı. Bizim kültürümüzde linç yoktur, bu Amerika'ya ait bir şeydir. George Floyd'un o andaki 'nefes alamıyorum, beni öldürmeyin' feryadı bile onları durduramadı." yorumunu yaptı.
Floyd'un öldürülme anındaki alt metne dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Anadolu, "O beyaz polis esasen şu mesajı da veriyor: Ben sana dokunmam ama ben seni ellerimde dokunmadan öldürebilirim. Kibrin derecesine bakar mısınız?" dedi.
"REAGAN İLE TRUMP'IN TEMASI AYNI"
Kaliforniya Üniversitesi Öğretim Üyesi Hatem Bazian da 1960'larda sivil hakların, oy kullanma ve göçmenlik haklarının verilmesi ile ABD'de özgürlükler alanında kısa sürede bazı gelişmeler kaydedildiğini anlatarak, ancak bu hakların uygulanmasında büyük sorunlar olduğunu kaydetti.
1979'da Amerikan Yüksek Mahkemesinin sivil haklar yasalarının uygulanmasında bazı girişimlerde bulunduğunu, ancak başarılı bir sonuç alamadığını aktaran Bazian, Ronald Reagan yönetimi ile ABD'de siyasal sağın etkin olmaya başladığını ve sivil haklara yönelik yaklaşımın büyük ölçüde negatif yönlü değiştiğini söyledi.
Bazian, "İlginç bir şekilde bu durum aslında Donald Trump'ın 'Amerika'yı yeniden büyük yapalım' teması ile aynı. Reagan'ın geldiği tema da aynıydı." yorumunu yaptı.
Bazian, ABD'deki ırkçılık ve polis şiddeti konusunun 50 yılı aşkın bir temele dayandığını ve bir günde de çözülemeyeceğini vurgulayarak, "Her değişim ve dönüşüm, siyasette değişim maksatlı bir çalışma gerektirir.
Bugün bu parçalar var mı elimizde? Bence yok. Mevcut yönetim, beyaz milliyetçiliğine ve 'ülkemizi geri alacağız' diyen beyaz üstünlükçülerine borçlu. Ülke çok ciddi anlamda bölünmüş ki artık değişim yapalım diyecek bir pozisyona gelmek oldukça zor. Ancak bu tür protestoların en nihayetinde bir değişimi getirmesini ümit ediyorum." değerlendirmesi yaptı.