İngiltere merkezli Financial Times'a göre, Türkiye'nin 33 yıldır kapalı olan Alican Sınır Kapısı'nı yeniden açma hazırlıkları, Asya ile Avrupa arasında yeni bir ticaret hattının önünü açabilir. Ankara, artan jeopolitik riskler ve daralan küresel rotalar karşısında Türkiye'yi güvenli bir lojistik merkez haline getirmeyi hedefliyor.
"TRUMP ROTASI" İLE YENİ JEOPOLİTİK DENKLEM
ABD Başkanı'nın Ermenistan ve Azerbaycan arasında barışı teşvik eden planlarının bir parçası olan proje, "Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası" (TRIPP) olarak adlandırılıyor. Söz konusu girişim, yalnızca diplomatik değil aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir dönüşüm potansiyeli taşıyor.
TÜRKİYE KENDİNİ GÜVENLİ TİCARET MERKEZİ OLARAK KONUMLANDIRIYOR
Ankara'nın bu adımı, özellikle Hürmüz Boğazı gibi jeopolitik risklerin yoğunlaştığı bölgelere alternatif oluşturma stratejisinin bir parçası. İran'ın geçtiğimiz yıl boğazı kapatma ihtimalini gündeme getirmesi sonrası Türkiye, kendisini daha güvenli bir ticaret koridoru olarak öne çıkarmaya başladı. Başkan Erdoğan da bu vizyonu destekleyerek, Türkiye'nin "istikrar adası ve güvenli liman" olduğunu vurguladı ve enerji iletim hatları için alternatiflerin değerlendirildiğini açıkladı.
ORTA KORİDOR VE ARTAN STRATEJİK ÖNEM
Türkiye'nin desteklediği Orta Koridor projesi, Çin'i Kafkaslar ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlamayı hedefliyor. Bu hattın 12 ila 15 gün arasında tamamlanabileceği belirtilirken, mevcut kapasitenin sınırlı olmasına rağmen büyük bir potansiyel barındırdığı ifade ediliyor.
İKİ BÜYÜK PROJE: KALKINMA YOLU VE TRIPP
Ankara'nın stratejisinin merkezinde iki büyük proje bulunuyor. Bunlardan ilki, Körfez'i Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlamayı amaçlayan Kalkınma Yolu Projesi. Ancak bu girişim, yüksek maliyet ve Irak'taki güvenlik riskleri nedeniyle hâlâ planlama aşamasında.
İkinci proje olan Orta Koridor'un genişletilmesi ise daha uygulanabilir görülüyor. Bu kapsamda TRIPP, Türkiye ile Azerbaycan'ı Ermenistan üzerinden bağlayarak mevcut Gürcistan hattına alternatif oluşturmayı hedefliyor.
ALTYAPI VE LOJİSTİK ENGELLER DEVAM EDİYOR
İngiltere merkezli Financial Times'a göre, söz konusu güzergâh hâlihazırda Hazar Denizi'ndeki yavaş feribot geçişleri, farklı demiryolu hat genişlikleri ve karmaşık gümrük süreçleri nedeniyle dezavantajlı konumda. Bu durum, Rusya üzerinden geçen ve yıllık 40 milyon ton yük taşıyan kuzey koridoruna kıyasla hattı daha yavaş kılıyor.
TÜRKİYE'NİN COĞRAFYASI STRATEJİK AVANTAJ SAĞLIYOR
Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasındaki konumu, ülkeyi doğal bir lojistik merkez haline getiriyor. Boğazlardan günlük 3,5 milyon varilden fazla petrol geçerken, Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı üzerinden de günde 1,2 milyon varile kadar petrol taşınıyor.