Atlas Okyanusu kıyısında, eşsiz sahiliyle dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alması gereken Batı Afrika'daki Fildişi Sahili'nde halk, olumsuzluklar karşısında verdiği hayat mücadelesiyle adeta "varlık içinde yokluk" yaşıyor.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Afrika'nın batısındaki Fildişi Sahili, 15'inci yüzyıldan itibaren Avrupalı gemici ve tüccarların uğrak yeri oldu.
En büyük kenti Abidjan olan ve 1893'te Fransa'nın sömürge yönetimine giren ülke, bağımsızlığına 1960'ta kavuştu.
Zengin doğal kaynakları ve yabancı yatırımlarıyla bir zamanlar Batı Afrika'nın örnek ülkesi kabul edilen Fildişi Sahili'nde bu darbeden sonra süregelen siyasi istikrarsızlık ve şiddet olayları, pek çok iş yerinin kapanması, yabancı yatırımların durması ve iş adamlarının ülkeyi terk etmesine yol açtı.
Cumhuriyetle yönetilen ve gelir dağılımında dengesizliğin hakim olduğu ülkede, halkın yüzde 20'sinin çok zengin, kalanını ise çok fakir olduğu dikkati çekiyor.
Halkın yüzde 40'ının 15 yaş altında olduğu ülke nüfusunun yüzde 38,6'sını Müslümanlar, yüzde 32,8'ini Hristiyanlar, yüzde 11,9'unu yerel dinlere mensup kişiler oluşturuyor.
Dünyadaki en iyi 15 kahve üreticisi arasında yer alan Fildişi Sahili, palmiye yağında da 7'ncilikte yer alıyor.
Fildişi Sahili, günlük yaklaşık 40 bin varil petrol üretimiyle 58'inci, doğalgaz üretiminde 66'ncı sıralarda bulunuyor.
Elmas rezervleri mevcut olan ve Birleşmiş Milletler ambargosu nedeniyle ihraç edilemediği bildirilen ülkede, altın üretimi yılda 1,5 tona ulaşıyor.