Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sabah.com.tr'nin sorularını yanıtladı. Bakan Bolat, Suriye'deki 'Gümrük' sorununun nasıl çözüldüğünü anlatırken, bazı kesimlerce konunun çarpıtılarak kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini söyledi. Bolat, Trump döneminde uygulanacak ekonomi politikalarının küresel ekonomi ve Türkiye'ye yansımaları olacağını, sürecin hala belirsiz olduğunu belirtti. Bakan Bolat, Trump'ın göreve gelmesiyle Çin ile ABD arasında ticaret savaşının yaşanmasının muhtemel olduğunu, burada da Türkiye'nin alternatif pazar olarak öne çıktığını söyledi. Bakan Bolat, E-Ticaret'te İstanbul'u üs olarak konumlandırmak istediklerini vurgulayarak, bu konudaki projeden de bahsetti. İşte Bakan Bolat'ın sabah.com.tr'ye yaptığı özel açıklamalar...
"SURİYE'DEKİ GÜMRÜK KONUSU BAZILARI TARAFINDAN ÇARPITILDI"
Suriye'deki geçici hükümet Türkiye'den ithal edilen mallar için gümrük vergisini yüzde 300 ila 500 arası artırdı. Sonra ise yoğun girişimlerinizle 269 üründe gümrük vergisi indirimi yapıldı. Görüşmelerde nasıl bu kadar hızlı yol kat edildi? Daha fazla üründe gümrük indirimi için çalışma var mı?
8 Aralık'ta biliyorsunuz Suriye'de eski rejim yıkıldı, böylelikle Türkiye-Suriye ilişkilerinde de yeni bir döneme girdik. Bu çerçevede, Suriye Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanı Sayın Basil Abdul Hannan ile 6 Ocak'ta ikili ticari ve ekonomik ilişkileri ele aldığımız kapsamlı bir video konferans görüşmesi gerçekleştirdik. Suriye yönetimi, 11 Ocak'ta , tüm ülkelerden ithal edilen ürünlere yönelik bütün gümrük kapılarında tek gümrük rejiminin uygulanmasını yürürlüğe koydu. Bu uygulama bazı kesimlerce yanlış anlaşıldı ama bazı kesimlerce de çarpıtıldı. Bu da toplumda bir kafa karışıklığı oluşturdu.
Suriye'nin uygulamaya koyduğu gümrük vergilerinin ortalaması, Dünya Ticaret Örgütü üyelerinin uyguladığı oranların altında. Suriye, DTÖ üyesi olmasa da bu oranların DTÖ üyelerinin altında olduğu görülüyor. Suriye'deki yeni yönetimin uygulamasını yakından incelediğinizde, devrik Esad rejimi döneminde uygulanan 2 bin tarife satırındaki ithalat yasaklarını kaldırdığını görüyorsunuz. Ayrıca birçok üründe de vergileri düşürdükleri ortada.
Bununla beraber, son 7 yıldır Suriye'nin kuzeyine neredeyse hiç gümrük vergisi ödemeksizin ihracat yapan firmalarımız için Suriye'nin 11 Ocak tarihinden itibaren tüm kapılarında ve bütün ülke menşeli ürünlere eşit gümrük vergileri uygulamaya başlaması ile yeni bir durumun ortaya çıktığı da aşikar.
Konuyla ilgili Ticaret Bakan Yardımcımız Sayın Mustafa Tuzcu, 23 Ocak'ta Şam'a bir ziyaret gerçekleştirdi ve Suriyeli muhataplarıyla görüştü. Bu ziyarette, ülkemizle Suriye arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının ilerleyen dönemlerde yeniden hayata geçirilmesi ve Suriye'nin bazı ürünlerin ithalatında uyguladığı gümrük vergilerini gözden geçirmesi hususlarında anlaşmaya varıldı.
Suriye bu hafta itibariyle, aralarında Suriye'ye ihracatımızda öne çıkan buğday unu, tavuk yumurtaları, kahve, kanatlı eti, bitkisel ürünler, mısır, katı margarin, süt tozu ve glikoz şurubu gibi tarım ürünleri ile petrol yağları, temizlik ürünleri cam bardak, cam hamuru, demir/çelikten mutfak eşyası, plastikten bazı eşyalar, motosiklet aksam parçalarının da bulunduğu 269 üründe gümrük vergisi indirimini hayata geçirdi.
"SURİYE'NİN HATTA GİRMESİYLE KARA VE DEMİR YOLLARI İLE ULAŞIM ÇOK DAHA RAHAT OLACAK"
Suriye'de düzenin tesisinin ardından yeni ticaret yolları ortaya çıkacak. Türkiye'nin ticaret hattı üzerindeki yeri çok daha pekişecek. Bunun ticaretimize yansımaları nasıl olacak?
Suriye'nin altyapısının gelişmesi ile ülkemizden Körfez bölgesinde yer alan diğer ülkelere kara ve demir yolları ile erişim çok daha rahat olacak. Fakat bunun için Suriye'nin yeniden imarını beklememiz gerek. Diğer taraftan, karşılıklı olarak en uzun sınıra sahip iki komşu ülke olarak Türkiye ve Suriye arasında sınır ticaretini geliştirmek istiyoruz. Böylelikle, ilk aşamada sınır bölgelerimizde yer alan şehirlerde ekonomik kalkınmayı desteklemeyi, yerel halkın refahını artırmayı ve kaçakçılık gibi yasa dışı faaliyetlerin önüne geçmeyi hedefli
TÜRKİYE'NİN TRUMP DÖNEMİNDEKİ TİCARET PLANI NE?
Trump'ın ABD Başkanı olması sonrası Türkiye'yi neler bekliyor? Yeni ticaret savaşları başlayacak görüşü için ne söylersiniz?
ABD'nin 45'inci Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkanlık koltuğunu devralmasıyla, önceki başkanlık döneminde uygulanan korumacı politikaların gündeme gelip gelmeyeceği şu sıralar sıklıkla tartışılıyor. Başkan Trump'ın attığı somut adımlarından birisi göreve başlar başlamaz, "Önce Amerika Ticaret Politikası- America First Trade Policy" Kararnamesini imzalamak oldu. "America First Trade Policy" kapsamında ABD'de göreve başlayan yeni yönetimin izleyeceği ticaret politikalarının genel çerçevesi belirlendi. Uygulanacak ticaret politikası ile ulusal güvenlik ve hammadde olarak diğer ülkelere bağımlılığının azaltılması amaçlıyorlar.
Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı, Hazine Bakanlığı ile Ticaret Temsilcisine sürekli devam eden dış ticaret açığının araştırılması, bunun iktisadi ve ulusal güvenliğe etkisinin ortaya konması, Tarifeler, vergiler ve dış ticaretle ilgili diğer gelir getirici unsurlar kanalı ile Sayın Trump'ın diğer politikaları kapsamında ihtiyaç duyulan finansal bir kaynak (External Revenue Services) oluşturulması, STA'lar dahil olmak üzere adil olmayan ticaret uygulamaları nedeni ile ABD'nin uğradığı zararın araştırılması, Kanada ve Meksika ile yürürlükte olan USMCA Anlaşmasının ABD işçilerine ve üreticilerine etkisi de göz önünde bulundurularak tekrar ele alınması, Hazine Bakanlığı tarafından ABD'nin ana ticaret ortaklarının uyguladığı kur rejimlerinin etkilerini araştırılması, Anti damping ve sübvansiyon soruşturmalarının hukuki altyapısı tekrar gözden geçirilmesi, Üçüncü ülkelerden taklit ürünler ile yasadışı eşyanın ithalinde uğranılan (gümrük vergilerinin tahsil edilememesinden) zararlar araştırılması, Herhangi bir yabancı ülke tarafından, ABD vatandaşı ve şirketleri aleyhine ayrımcı uygulamalar yapıp yapmadığının araştırılması, Çin ile yürürlükte bulunan İktisadi ve Ticari Anlaşmanın, anlaşma hükümleri çerçevesinde uygulanıp uygulanmadığının (teknoloji transferi, patent hakları, ticari ve fikri mülkiyet hakları vb.) araştırılması, Ticaret Bakanlığı ve Ticaret Temsilcisi tarafından Çin ile sürekli ve normal bir ticari ilişki için gerekli politikanın oluşturulması, ABD'nin sanayi ve üretim altyapısına yönelik ithalat kökenli tehdidin araştırılması, DTÖ kamu alımları anlaşmasının ve mevcut ABD yasalarının gözden geçirilerek ABD üretimi/ürünlerini önceliklendiren bir tavsiye raporunun hazırlanması, Çelik sektöründe geçmiş dönemde alınan önlemler de göz önünde bulundurularak, uygulanan politikaların sektöre etkisinin araştırılması talimatları verildi. Pazar yapısını bozucu yabancı devletlerin maddi yardım ve desteklerini de inceleyerek bunlarla mücadeleye yönelik gerekli mevzuat çalışmalarını gerçekleştireceğiz.
"TRUMP'IN İLAVE GÜMRÜK VERGİLERİ VE MUHTEMEL TİCARET POLİTİKALARI KÜRESEL TİCARET RİSKİ OLUŞTURABİLİR"
Diğer taraftan, ilerleyen dönemde Trump'ın Amerikan ekonomisini korumaya yönelik ülkemiz ve diğer ülkelere yönelik, başta ilave gümrük vergileri olmak üzere, uygulaması muhtemel ticaret politikalarının küresel ticaret için bir risk oluşturabileceği değerlendiriliyor. Bu süreç halen belirsizliğini koruyor.
Günümüzde yaşanan tüm zorluklara ve öngörülen belirsizliklere rağmen, ABD ile ikili ticaret hacmimizi 100 milyar dolara ulaştırma amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Nitekim, 2023 yılında ihracatçılarımıza 9,2 milyar TL'lik ve 2024 yılında ise
17,6 milyar TL'lik destek verildi. 2025 yılında ise mal ihracatına yönelik destek bütçesi 25,5 milyar TL'ye çıkarıldı.
Önümüzdeki dönemde; ABD'de yerleşik büyük zincir firmalar ülkemize davet edilecek, ihracatçılarımızla buluşturulacak, bunu planlıyoruz.2025 yılında ABD'ye yönelik 3 Genel Ticaret Heyeti (New York, Los Angeles ve Texas) ve 8 Sektörel Ticaret Heyeti olmak üzere toplamda 11 adet Ticaret Heyeti gerçekleştirmeyi hedefliyoruz..
ABD pazarında firmalarımızın daha etkin yer almasını sağlamak için 16 Milli Katılım Organizasyonu ve 95 Bireysel Katılım olmak üzere toplamda 111 fuar halihazırda destek kapsamına alındı. Desteklenen fuarların sayısı artmaya devam edecek.
"ABD-ÇİN MÜCADELESİNDE ALTERNATİF PAZAR TÜRKİYE"
Diğer taraftan, ülkemizin, ABD'nin Çin'den ithal edilen ürünlere getirmesi muhtemel bahse konu ilave vergi uygulamaları sonucunda Çin'den azalması muhtemel ithalatı için bir alternatif oluşturabileceğini değerlendiriyoruz. Ve yine Çin tarafından ABD'nin önlemlerine misilleme yapılması durumunda, her iki ülkenin ithalatı için alternatif pazar olarak değerlendirilebileceği düşüncesindeyiz.
Bugün 16,3 milyar dolar ile ihracatımızda ikinci sırada yer alan ve hem Uzak Ülkeler Stratejimizde hem de hedef ülkelerimiz arasında yer alan ABD ile ticari ilişkilerimizi artırmak için süreçleri yakından takip ediyoruz, gereken politikaları uygulamaya da devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.
"GEREKİRSE BAŞKA TEDBİRLER DE ALIRIZ"
6 ay- 6 bin KM kuralı ve ilanlar ile ilgili kısıtlama 1 Temmuz'a kadar ertelendi. Bu uygulamanın etkisi hissedilir bir şekilde görülüyor. Dezenflasyon süreci giderek hızlanıyor. Bu tarz kısıtlamalar sürecek mi?
Otomotiv piyasasında yaşanan fahiş fiyat artışlarının, stokçuluk faaliyetlerinin ve haksız ticari kazançların engellenmesi ile tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilmesi amacıyla uygulamaya aldığımız 6 ay-6 bin km kısıtlaması ve ilan kısıtlamasına ilişkin düzenlemeler arz ve talebin dengelenmesine olumlu etki sağladı. Bu etkinin de devam ettiğini görüyoruz. Bu olumlu etkinin sürmesi için uygulamayı 1 Temmuz'a kadar uzattık. Bakanlığımız otomotiv sektöründe adil, rekabetçi ve istikrarlı piyasa yapısını korumaya yönelik çalışmalarını titizlikle sürdürecek. Eğer ihtiyaç duyulursa gerekli başka tedbirleri de alma noktasında kararlıyız.
"VATANDAŞIMIZA ÇAĞRIDA BULUNUYORUM, ŞİKAYET EDİN GEREKİRSE KAPATIRIZ"
Emeklinin, işçinin, memurun zamları belli oldu. Vatandaşların hemen hepsi, 'Maaş zamları bir şekilde yeter ama bu fahiş fiyatlar durdurulsun' görüşünde birleşiyor. Dezenflasyon sürecinde bile çok aşırı etiket değişimlerine tanık oluyoruz? Fahiş fiyatlarla mücadelede yeni süreçte hangi adımları atacaksınız? Fiyat istikrarı nasıl sağlanacak? "Fahiş fiyat uygulayan işletmeler "boykot edilsin" çağrınız vardı. Bu çağrı karşılık buldu mu?
Kamunun beslenme, sağlıklı yaşama, barınma ve korunma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayan sektörlerde yaşanan haksız fiyat artışlarıyla mücadele kapsamında, özellikle ücret zamları bahane gösterilerek yapılan aşırı fiyat artışlarını yakından takip ediyoruz. Bakanlığımız, ülkemiz genelinde her gün sahada denetim faaliyetlerini sürdürüyor. Mevzuata aykırı uygulamalara karşı gerekli yaptırımları derhâl uyguluyoruz. 81 ilimizde bugüne kadar, 140 binden fazla işletmeyi, bir milyondan fazla ürünü denetledik. Somut olarak tespit edilen aykırılıklara ilişkin yaklaşık 696 milyon TL idari para cezası uyguladık.
Bizim önceliğimiz vatandaşlarımızın alım gücünü korumak ve fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu doğrultuda, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk eylemleri için öngörülen idari para cezası tutarlarını güncelledik. Fahiş fiyat cezasının üst sınırını 1 milyon 439 bin 300 TL'ye, stokçuluk cezasının üst sınırı ise 17 milyon 271 bin 600 TL'ye çıkardık. Ayrıca, stokçuluk yapanların iş yerlerinin 6 güne kadar kapatılmasını mümkün hale getirdik. Bununla birlikte, gerektiği takdirde ilâve tedbirleri de alırız.
Bir kez daha sizin aracılığınızla tüm vatandaşlarımıza, olağandışı fiyat artışlarıyla karşılaştıklarında Bakanlığımıza veya ilgili kuruluşlara başvurmaları çağrısında bulunuyorum.
"YERLİ ÜRETİCİLERİ İTHALAT KAYNAKLI ZARAR VE TEHDİTLERE KARŞI EN ÇOK KORUYAN ÜLKEYİZ"
Faiz ve kur süreçlerinin ithalat ve ihracata yönelik ciddi etkileri oldu. Faizler bir miktar düşmeye başladı. İthalat ve ihracat dengesi ile ilgili neler söylersiniz? Hangi ürün gruplarında ithalat ve ihracatın artmasını öngörüyorsunuz?
Bakanlığımızca üretici ve ihracatçı sektörlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda, ticarette etkin savunma politikası araçlarıyla ve dinamik vergi politikasıyla birçok üründe ilave koruma sağladık. İthalat rejimimizi de bu doğrultuda 2025 yılı için güncelledik. Bu kapsamda, halihazırda 18 ürün grubunda 44 ülkeye karşı 114 adet dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı önlemler, 7 üründe tüm ülkelere, 3 üründe İran'a olmak üzere toplam 10 adet Korunma önlemi ve 153 adet gözetim uygulaması yürürlükte. Yerli üreticileri ithalat kaynaklı zarar ve tehditlere karşı Ticaret Politikası Savunma Araçları ile dünyada en fazla koruyan ülkeler arasındayız.
Yerli üreticilerimizİ bu yılda Türkiye pazarında karşı karşıya kaldıkları ithalat kaynaklı haksız rekabete karşı korumaya devam edeceğiz. Bu vesile ile üretim ve istihdam anlamında güçlenerek hem iç pazarda hem de ihraç pazarlarında daha aktif bir şekilde var olabilmelerini sağlayacağız. Ayrıca, hükümetimiz tarafından uygulanan ekonomi programı ile bir taraftan enflasyonun düşürülmesi sağlanırken diğer taraftan ihracata dayalı büyüme modelimiz kapsamında ek önlemler ve uygulamalar geliştirildi. Parasal sıkılaşma sürecinde; Türk Eximbank ve İGE A.Ş.'nin faaliyetlerinin yanı sıra, Hazine ve Maliye
Bakanlığı ve TCMB ile yürüttüğümüz güçlü koordinasyon ve ortak çalışmalarla ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmak için güçlü adımlar attık. Bu kapsamda TCMB, ihracatçılarımızın finansmana daha hızlı ve uygun şartlarla ulaşabilmesi için günlük reeskont kredi hacmini güncelledik. Reeskont Kredi hacmini önce 300 milyon TL'den 3 milyar TL'ye daha sonra ise 4 milyar TL'ye yükselttik. Son 18 ayda Eximbank'ın sermayesi 4 katına yükseltilerek 13,8 milyar TL'den 55,3 milyar TL'ye çıktı.
"BU POLİTİKALARIN DESTEĞİ İLE CUMHURİYET TARİHİMİZİN REKORU KIRILDI"
Reeskont faiz oranı politika faiz oranının altında belirlenirken son olarak da 6 puan düşürülerek %29,93'e geriledi ve bu sayede ihracatçılarımızın 2025 yılına daha güvenli bir başlangıç yaptı. Tüm bu politikaların da desteği ile, 2024 yılı mal ihracatımız, 2023 yılına göre %2,5 oranında artışla 262 milyar dolar olarak gerçekleşti ve Cumhuriyet tarihimizin rekoru kırıldı. 2024 yılı genelinde ise ithalatımız %4,9 düşüşle 344,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylelikle geçtiğimiz yıl ithalat tam 17,9 milyar dolar azaldı. Böylece 2024 senesinde dış ticaret dengemizde olumlu kazanımlar elde ettik. 2023'te 106,3 milyar dolar olan dış ticaret açığı 2024 yılında 82,2 milyar dolara kadar indi. Yani 2024'te dış ticaret açığı tam 24,2 milyar dolar düşürüldü. 2024'te ihracatın ithalatı karşılama oranı ise 5,5 puan artışla %76,1'e yükseldi.
"KÜRESEL EKONOMİK BELİRSİZLİKLERE RAĞMEN TÜRKİYE'NİN MAL VE HİZMET İHRACATINDAKİ PERFORMANSI BİR BAŞARI HİKAYESİDİR"
Mal ihracatı yanında hizmet ihracatında da Türkiye'nin gösterdiği performans, küresel ekonomik belirsizliklere rağmen kayda değer bir başarı hikâyesidir. 2023 yılında 106 milyar dolar hizmet ihracatıyla 56,7 milyar dolar hizmet ticareti fazlası oluşturan hizmet sektörümüz cari dengeye önemli bir katkı sundu. 2024 yılında da bir önceki yıla benzer olarak hizmet gelirimizde artış devam etti ve kasım ayı itibariyle hizmet gelirleri yıllıklandırılmış bazda 113,7 milyar dolara ulaştı. Böylece rekorumuzu yineledik. Bizim için bir diğer önemli husus da, yüksek teknolojili ürün üretiminin artırılması. Bu konuda yapısal dönüşümün sağlanması için ilgili kurumlarla iş birliği içindeyiz. Yerli ve yüksek teknolojili tüm ürünlerimizin dünya pazarlarında kendini daha çok göstereceğine inancım tamdır. 2024 yılında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ithalatımız 2023 yılına göre %1,8 oranında azalarak 153,8 milyar dolara geriledi. Yüksek teknolojili ürün üretimine yönelik desteklerimiz ile yüksek teknolojili ürün ithalatımızın daha da düşeceğine yürekten inanıyoruz.
"BU KONUNUN ÜZERİNDE HASSASİYETLE DURUYORUZ"
Sigara, Elektronik sigara kaçakçılığı ve alkol kaçakçılığı ile ilgili yasadışı ekonomi oluştuğuna dair iddialar var. Ticaret Bakanlığı olarak bunlarla mücadelede hangi adımları atıyorsunuz? Yeni bir strateji veya uygulama hayata geçecek mi?
Gerek üretildikleri koşullar gerekse içerdikleri maddeler sebebiyle insan sağlığına yönelik tehdit oluşturan, ciddi boyutta vergi kaybına sebep olarak ülke ekonomisine zarar veren ve terörizmin finans kaynaklarından olduğu bilinen yasa dışı tütün ve tütün mamulleri ticaretinin önlenmesi Bakanlığımız faaliyetleri kapsamında üzerinde hassasiyetle durulan konulardan biridir.
Bu kapsamda, Bakanlığımız bünyesinde tütün dedektör köpeklerini yetiştirirek gümrük kapılarımızda görevlendiriyoruz, araç ve konteyner tarama sistemleri ile bagaj tarama sistemleri, araç takip sistemleri gibi teknik cihaz ve sistemlerden azami ölçüde faydalanıyoruz. Ulusal ve uluslararası paydaşlar ile iş birliği yapıyoruz. Operasyonlar da aralıksız olarak devam ediyor.
Bakanlığımız Gümrük Muhafaza ekiplerince tütün, tütün mamulü ve alkollü içki kaçakçılığına ilişkin yapılan risk analizi çalışmaları, alınan ihbarlar ve kontroller kapsamında, gümrük kapılarında ve ülke içerisinde rutin, müşterek ve operasyonel denetimler gerçekleştirilmekte. Bu denetimler kapsamında 2024 yılı içerisinde toplam 2.173 olayda, 917 milyon TL değerinde tütün, tütün mamulü ve alkollü içki ele geçirildi.Operasyon ve denetimlerin koordine edilmesi amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı/Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığının katkılarıyla kurumlar arası mahiyette bir "Tütün ve Tütün Mamulleri Kaçakçılığı ile Mücadele Özel Ekibi" kuruldu. Bu Özel Ekip, 2021 yılı sonu itibariyle faaliyete geçti. Bu özel ekip tarafından 109 milyon TL değerinde yakalama gerçekleştirildi.
Elektronik sigaraların üzerinde yapılan araştırmaların henüz sonuçlanmaması ve sigara içmeyenler ile özellikle çocuklar için özendirici olmaları birçok ülkede yasal sınırlandırmalara tabi tutulmaları veya yasaklanmaları sonucunu doğurdu.
Nitekim ülkemizde de 25/2/2020 tarihli ve 31050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Elektronik Sigara ve Benzeri Cihazlar ile Bazı Tütün Mamulleri ve Tütün Mamulünü Taklit Eder Tarzda Kullanılan Mamullerin İthaline İlişkin Karar" kapsamında elektronik sigara cihazları ile ısıtılan tütün mamullerinin ülkemize ithali yasaklandı. Bahse konu eşyanın yolcu beraberinde girişine ve transitine ilişkin düzenlemeler konusunda Bakanlığımız yetkilendirildi. Bu yetkilendirme çerçevesinde Gümrükler Genel Müdürlüğünün 2020/7 sayılı Genelgesiyle de elektronik eşyanın yolcu beraberinde ülkemize gelişi ve transiti düzenlendi.Son yıllarda global trende paralel olarak ülkemizde de elektronik sigara ürünlerinin kullanımının arttığını gözlemliyoruz. Mezkûr eşyanın ithalatının yasaklanması ve yolcu beraberinde getirilmesinin sınırlandırılması eşyanın yasa dışı ticarete konu olma durumunu da etkiledi. Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı sekretaryasında paydaş kurumlar, üniversiteler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve bu alanda çalışan uzmanların katkıları ile oluşturulmuş olan Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın yürürlüğe alındı. Bu uygulamayla tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığıyla mücadeleye yönelik yürütülen çalışmalara önemli katkı sağlandı. Bu eylem planıyla tüketicilerin sağlığının ve güvenliğinin korunması için yasa dışı olarak internet üzerinden elektronik sigara satışının yapıldığı adresler belirlenerek kapatılması için ilgili birimlere iletiliyor.
Ülke güvenliğimize yönelik tehdit oluşturan ve ekonomiye milyonlarca liralık zarar veren tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı, alkollü içki kaçakçılığı ile mücadeleye yönelik etkin politikaların yürütülmesine önümüzdeki dönemde de aralıksız devam etmekte kararlıyız.
TÜRKİYE'NİN E-TİCARET STRATEJİSİ
Her şeyin online olarak yapıldığı süreçte alışveriş de ticaret de internet ortamına döndü. E-ticaret pazarında Türkiye'nin hedefi ne? Firmalarımızı globalde daha güçlü yapmak için destekler neler?
Gümrükler Genel Müdürlüğümüzün çalışmaları kapsamında Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi (BGB) sisteminin alt yapısının kurulduğu 2009 yılından beri aralıksız olarak sürdürülmekte, "e-ticaret" başlığı altında gerek uluslararası örgütler gerekse ülke örnekleri yakından takip edilerek doğan ihtiyaçların en kısa sürede karşılanması amacıyla gerekli yenilikler yapılıyor. Çalışmalar, posta idaresi ve hızlı kargo firmaları başta olmak üzere e-ticaret platformları, meslek örgütleri ve diğer paydaşlarla periyodik olarak bir araya gelinerek iş birliği çerçevesinde yürütülüyor. Ülkemizde mikro ihracatın artırılmasına yönelik proje ve çalışmaların yanı sıra, mikro ihracat kapsamında gönderilen eşyanın karşı ülkede ithalat olarak varsayıldığından diğer ülkelerin gümrük vergileri ve gümrük işlemlerine ilişkin uygulamaları, de minimis limitleri, ithalatı yasak veya kısıtlı olan eşya bilgilerinin de yer aldığı "E-İhracat Pazarları ve Ülke Gümrük Uygulamaları Rehberi" hazırlandı ve 2024 yılının Kasım ayında yürürlüğe girdi. "E-İhracat Pazarları ve Ülke Gümrük Uygulamaları Rehberi" çalışmasına paralel olarak küresel ticaret hacminde önemli bir paya sahip Amerika Birleşik Devletleri'ne yapılan mikro ihracatı artırma hedefiyle "Ülke Gümrük Uygulamaları – Amerika Birleşik Devletleri" mini rehberi hazırlandı ve 2025 yılın Ocak ayında da kamuoyuna duyurduk.
"İSTANBUL'U E-TİCARET ÜSSÜ'NE ÇEVİRECEĞİZ"
Yurtiçi Aktarım Merkezleri Projesi'nden bahseden Bakan Bolat, "Dünyada gelişen ve büyüyen e-ticaret pazarında kendi ihracatçımıza rekabet gücü de sağlayacak şekilde işlemleri hızlandırıcı bir gümrük ve lojistik altyapısı kurmak; artan küresel e-ticaret hacmi nedeniyle ihtiyaç duyulan transit kargo depolama çözümlerine cevap verecek şekilde İstanbul'u bir kargo hub merkezi haline getirip hem ülkemizin hizmet ihracatından aldığı payı arttırmak hem de bunun sonucunda kargo konsolidasyonu sayesinde düşecek olan taşıma maliyetleri ile ihracatçımızın maliyetlerini düşürmek ve İstanbul'dan tüm dünyaya daha ucuz ve daha hızlı ürün transfer hizmeti ile İstanbul'u e-ticaret üssüne dönüştürmek amacıyla yurtiçi aktarım merkezi çözümü üzerinde çalışmalar yapıyoruz." dedi.
"BU RAKAMLAR TÜRKİYE'YE GÜVENİN ARTTIĞINI GÖSTERİYOR"
Türkiye'ye gelen yabancı yatırımlar için ne söylersiniz? Türkiye yabancı yatırımcılar için hangi ortamları sunuyor?
Küresel uluslararası doğrudan yatırımların destinasyonlarında son dönemde büyük değişikliklerin yaşandığına şahit oluyoruz. 2020 yılında gelişmekte olan ülkelerin küresel uluslararası doğrudan yatırım girişlerinden aldığı pay ilk kez gelişmiş ülkelerin üzerine çıktı. En son 2023 yılında gelişmiş ülkelerin küresel doğrudan yatırımlardan aldı pay %31,3 olmuşken gelişmekte olan ülkelerin aldığı pay %68,6 oranında gerçekleşti.
Uluslararası yatırım akımlarına ilişkin trend bu şekildeyken, 2002 yılına kadar ülkemize gelen toplam doğrudan yabancı yatırım girişi yalnızca 13,99 milyar dolar seviyesindeyken 2002-2024(Ocak-Kasım) yılları arasında bu rakam 273,3 milyar dolara yükseldi. Bu durum, Türkiye'nin küresel ekonomideki rolünün güçlendiğini ve yabancı yatırımcıların Türkiye'ye olan güveninin arttığını gösteriyor.
2002 yılında Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı sermayeli firma sayısı yaklaşık 5.600 iken, 2024 yılı haziran ayı itibariyle bu sayı yaklaşık 83.542'ye ulaştı. Bu artış, Türkiye'nin yabancı sermaye yatırımları konusunda ciddi bir ilerleme kaydettiğini ve ülkenin ekonomik cazibesinin arttığını gösteriyor."1.3 MİLYAR İNSANIN YAŞADIĞI ALANIN MERKEZİNDEYİZ"
Ülkemiz, sadece 4 saatlik uçuş süresiyle Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarındaki 1,3 milyar insanın yaşadığı ülkelerin merkezinde konumlanıyor. Bugün Türkiye AB-27 ekonomileri ile Gümrük Birliği içinde olup ülkemize yatırım yapan firmaların Türkiye Pazarı ile birlikte kişi başına geliri 41,42 bin dolar olan yaklaşık 20 trilyon dolarlık AB pazarına gümrük vergisiz erişimi oluyor. Ayrıca, ülkemizin 23 ülke ile Serbest Ticaret Anlaşması bulunuyor. STA ülkelerinin 2023 yılı itibarıyla toplam ekonomik büyüklüğü ise 9,6 trilyon dolar.
Bu kapsamda, ülkemizin uluslararası doğrudan yatırımlar konusunda bir cazibe merkezi olması için hükümet olarak yoğun bir şekilde çalışıyoruz.