Enstitü Sosyal ile NUN Eğitim ve Kültür Vakfı öncülüğünde, World Decolonization Forum 2026 kapsamında düzenlenen 'Dekolonize Film Günleri', İstanbul'daki Atlas Sineması'nda sinemaseverleri bir araya getirdi. 13-14 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen etkinlikte sömürgecilik, kültürel hafıza, direniş ve kimlik temaları sinema üzerinden yeniden tartışmaya açıldı. Dünyanın farklı coğrafyalarından seçilen filmlerle izleyiciye yalnızca bir sinema deneyimi değil, aynı zamanda tarihsel yüzleşme alanı sunuldu. Program kapsamında Kıbrıs'tan Afrika'ya, Güney Amerika'dan Myanmar'a kadar birçok coğrafyada yaşanan sömürgecilik izleri, filmlerle beyaz perdeye taşındı.
Etkinlikte kültürel hafızanın nasıl silinmeye çalışıldığı, toplumların nasıl dönüştürüldüğü ve direniş hikâyelerinin nasıl bastırıldığı farklı filmler üzerinden anlatıldı. Organizasyonda dokuz film ücretsiz olarak izleyiciyle buluştu. Etkinlik kapsamında düzenlenen, Faysal Soysal'ın moderatörlüğünü üstlendiği 'Ekranı Dekolonize Etmek' panelinde; dünyaca ünlü İranlı yönetmen Majid Majidi ve yapımcı Mehmet Bozdağ konuşmacı olarak yer aldı.
Paneli Birol Güven, Emre Oskay, Hülya Koçyiğit, Mahassine Merabet, Şafak Sezer, Burak Sergen, Polat Yağcı, Can Ulkay, Mustafa Kotan, Yüksel Aksu, Deniz Barut, Nilsu Berfin Aktaş, Hande Doğandemir, Saadet Işıl Aksoy, Zeynep Tuğçe Bayat, Gizem Erman Soysaldı, Jessica May, Eylül Tumbar, Gökberk Demirci, Gökberk Yıldırım, Ümit Kantarcılar, Emin Günenç, Melis Minkari, Hatice Deniz, Aslı Turanlı, Akın Akınözü de dinledi. Hülya Koçyiğit, panel sonrası şöyle konuştu: "Bugün, belki de en sessiz ama en güçlü tehditlerden biriyle karşı karşıyayız: Kültürel sömürgecilik... Giderek artan bir kültürel bombardımanla karşı karşıyayız. Eğer kendi kültürümüze, dilimize, sanatımıza, geleneklerimize ve bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkamazsak, ne yazık ki çok şey kaybederiz. Çünkü kültür; bir milleti ayakta tutan hafızadır."
MAJİD MAJİDİ: ÇOCUKLARA TARİHİMİZİ ÖĞRETMEMİZ GEREKİYOR
Panelde çocuklara tarihimizi ve kültürümüzü öğretmemiz gerektiğini belirten yönetmen Majid Majidi, "Hollywood yapımları çoğu zaman Batı'nın politikalarını meşrulaştıran anlatılar üretir. Süper kahraman filmleri dahi dünyayı kurtaran bir Batı imajı çizer. Bugün bize bombalarla, füzelerle değil, kültürümüzü, değerlerimizi ve hafızamızı unutturarak geliyorlar. Ben de yaptığım filmlerde kendi kültürümüzü, insani değerlerimizi anlatmaya, insanı özünü ele almaya çalıştım" dedi. Yapımcı Mehmet Bozdağ ise küresel dijital platformların tek tipleştirici etkisine dikkat çekerek, yerel hikâyelerin evrensel karşılık bulabilmesi için köklerinden kopmaması gerektiğini ifade etti: "Tarihe hâkim olan, tarih şuurunu yok ederek sömürgeciliğini sürdürüyor. Dünyayı kendi kimliğimiz ve ruhumuzla yeniden tasarlamak mecburiyetindeyiz. Eğer o 'temiz hikâyeleri' anlatmazsak kendimizi kaybederiz."
MEHMET BOZDAĞ: ULUSLAR KENDİ HİKAYELERİNİ ANLATMALI
"World Decolonization Forum 2026 kapsamında düzenlenen Dekolonize Film Günleri çerçevesinde, yönetmen Majid Majidi ile birlikte sinemanın hafıza ve hakikatle kurduğu ilişki üzerine konuştuk. Sinemanın, sömürgeci dile karşı ulusların kendi hikayelerini kendi sesleriyle anlatmasına imkân sağlayan yönünü ele aldık. Bu anlamlı buluşmaya vesile olan başta NUN Eğitim ve Kültür Vakfı olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim."
GİZEM ERMAN SOYSALD: İRAN-TÜRKİYE ORTAK YAPIMI BİR FİLM GÜZEL OLUR
"Sömürgecilik ve emperyalizm ilgilendiğim konular. Siyasal Bilimler Fakültesi'nde okurken İran tarihi ile ilgili bir çalışmam olmuştu. CIA 1953'te İran'daki ilk darbeyi yapıyor... 'Yaşanan bu olayı İran gözünden izlesek güzel olmaz mı?' diye sordum Majidi'ye. Mehmet Bey'e de 'İran-Türkiye ortak yapımı film çekmeyi düşünür müsünüz?' diye de bir soru yönelttim."
DENİZ BARUT: PANEL BANA ÇOK ŞEY KATTI
"Sinemasına hayran olduğum değerli yönetmen Majid Majidi ve hayata geçirdiği özgün işlerle sektörümüzde yeri çok kıymetli olan sayın Mehmet Bozdağ'ın, değerlerimize sahip çıkmak, kendi hikayelerimizi yazmak ve dayatılan sömürge diline karşı durmak üzerine yüksek farkındalık yaratan konuşmalarını dinlemekten çok memnun oldum. Bana çok şey kattı."
JESSICA MAY: OKUL GİBİYDİ
Benim için çok önemli bir buluşmaydı. Okul gibiydi. Hem bir oyuncu hem de bir yabancı olarak çok faydalandım. Herkesin emeğine, ağzına sağlık."
EYLÜL TUMBAR: SİNEMANIN GÜCÜNÜ TEKRAR KEŞFETTİK
"Sinemanın, öz benliğimizi ve kültürel değerlerimizi korumadaki gücünü yeniden keşfettiğimiz, oldukça ilham verici ve keyifli bir etkinlikti."
BEYAZPERDEDE DİRENİŞ HİKAYELERİ
Herkese açık olan film günlerinin dün gerçekleştirilen ikinci etap programında ise dikkat çeken yapımlar yer aldı. Yönetmen Semih Kaplanoğlu'nun "Tahıl" filmi teknoloji, bilgi ve doğa üzerindeki modern tahakküm ilişkilerini distopik bir atmosferde ele alırken, Afrikalı yönetmen Ousmane Sembène'nin "Kara Kız" filmi sömürgecilik sonrası dönemde yaşanan kimlik krizine odaklanıyor.
"Son Mohikan" filmi ise Kuzey Amerika'daki sömürge savaşlarının yerli halklar üzerindeki yıkıcı etkilerini anlatıyor. Programda ayrıca "Camp de Thiaroye" filmi de izleyiciyle buluştu. Forum, tek seferlik bir etkinlik olmanın ötesinde uzun vadeli bir sürecin başlangıcı olarak planlandı.
Organizatörler, 2026'da İstanbul'da başlayacak tartışmaların 2028'de kurumsal dönüşüm başlıklarıyla devam etmesini, 2030 yılında ise toplumsal hayata yönelik somut çözüm önerileriyle sonuçlanmasını hedefliyor. Süreç boyunca akademik yayınlar, çevrim içi seminerler, yuvarlak masa toplantıları ve medya çalışmaları gerçekleştirilecek.