Tatil planları yaparak Atina'ya iniş yapan Işın Karaca ve ailesi, pasaport kontrolü sırasında hayatlarının en büyük şoklarından birini yaşadı.
Karaca'nın eşi ve kızı kontrol noktasından sorunsuz bir şekilde geçerek Yunanistan'a giriş yaparken, ünlü sanatçı yetkililer tarafından durduruldu. Uzun süren bekleyişin ardından kendisine ülkeye girişinin reddedildiği ve "deport" (sınır dışı) edileceği tebliğ edildi.
Sosyal medya hesabından takipçilerine seslenen Karaca, elindeki evrakları göstererek yaşadığı çaresizliği ve öfkeyi şu sözlerle dile getirdi:
O dönemde sahnede sergilediği vatansever tutum, Yunan medyasında sanatçı hedef tahtasına oturtulmuştu.
Karaca, deport edilme sebebinin o konserdeki performansıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savunuyor. Sanatçı, konseri sırasında Türk bayrakları eşliğinde "İzmir'in Dağlarında Çiçekler Açar" marşını seslendirmiş ve hep bir ağızdan "Ne Mutlu Türküm Diyene!" sloganını atmıştı.
Karaca'ya göre, sanatın evrenselliği bu noktada siyasi bir engele takıldı ve Yunan makamları bu performansı "istenmeyen kişi" ilan edilmesi için bir gerekçe olarak sundu.
"TURİST OLARAK GELDİK, DÜŞMAN İLAN EDİLDİK"
Yaşanan muameleyi "saçma ve onur kırıcı" olarak nitelendiren ünlü şarkıcı, bir sanatçı olarak maruz kaldığı bu tavrın demokratik bir ülkeye yakışmadığını vurguladı. Atina Havalimanı'nın transit bölgesinde saatlerce bekletilen Karaca, durumun tamamen ideolojik olduğunu belirtti: