Türkiye'nin en iyi haber sitesi

: İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yaptım

12 yaşında en iyi dostunun müzik olduğunu anladı. İlk şarkısını annesiyle birlikte yaptı. Müziği kendisini ifade etmenin yolu olarak gören başarılı oyuncu , söz ve müziği kendisine ait yeni single'ı Yalan De ile karşımızda.

Tuvana Türkay: İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yaptım

12 yaşında en iyi dostunun müzik olduğunu anladı. İlk şarkısını annesiyle birlikte yaptı. Müziği kendisini ifade etmenin yolu olarak gören başarılı oyuncu , söz ve müziği kendisine ait yeni single'ı Yalan De ile karşımızda.

Tuvana Türkay: İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yaptım

Dinmeyen yağmurun ve bitmeyen trafiğin İstanbul'u teslim aldığı bir günde, akşam saatlerinde The St. Regis İstanbul'un kapısından içeri girdi, . Yemek yiyecek vakit bulamadan tüm gün koşturmuş olmasına rağmen tüm pozitifliğiyle karşımızdaydı. Limonlu sodasını içti, kıyafetini değiştirdi ve en zarif haliyle fotoğrafçımızın objektifinin karşısına geçti.
Yetenekli oyuncu, gönlünün şarkıcılıktan yana olduğunun işaretlerini bugüne kadar çeşitli projelerde yer alarak vermişti. Ama belli ki 2020, müzik kariyerine yoğunlaştığı yıl olacak. Yeni single'ı Yalan De bu kararının ilk meyvesi.

Tuvana Türkay: İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yaptım

- Müziğin vazgeçilmez bir parçanız olduğunu ne zaman anladınız?
- 12 yaşımda İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yapmaya başladığımda fark ettim. Kendimi böyle ifade ettiğimi anladığımda, asla kopamayacağımızı anladığım en iyi dostum oldu.

- Siz o yaşlardayken evde nasıl bir müzik ortamı vardı?
- Beş yaşımda orgumda bir Türk filmi müziğini tıngırdatırken, bunu annem fark etmiş. Onunla Türk Sanat Müziği parçaları söyleyerek büyüdüm. İlk şarkımızı da beraber yaptık. Ben salonda beste yaparken, annem de televizyonda rahmetli Savaş Ay'ın A Takımı programının sokak çocuklarını konu alan bölümünü izleyip ağlaya zırlaya sözler karalamış. Anneme, bestemi dinlemesi için seslendiğimde gelip "Biliyor musun ben de içeride söz yazıyordum" dedi. Ne tesadüf ki yaptığım bestenin üstüne o sözler cuk diye oturdu. Hâlâ o şarkıyı ben çalarım, annem söyler. Beraber ağlaşırız.

Tuvana Türkay: İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yaptım

Sesinizin güzel olduğunu size ilk kim söyledi?
- Bunu inanın hatırlamıyorum. Ama annemdir muhtemelen. Çünkü küçücükken hatırlıyorum da, en sevdiğim şey klavye başında eve gelen misafirlere utana sıkıla da olsa şarkı söylemekti. Lisede de okulun Türk Sanat Müziği korosundaydım. İlk sahne teklifi de orta son sınıf müsameremizin yapıldığı yerde, bir şarkı çalıp söylediğimde oranın sahibi tarafından "Cumartesileri kadınlar günü, gelip çalıp söyler mi?" diye anneme yapılmıştı. Gülmüştük tabii.

DESTEK DEĞİL, KÖSTEK OLDULAR

- Yıllar içinde bu alanda kendinizi nasıl geliştirdiniz?

- Müzik zaman geçtikçe, deneyimledikçe gelişti bende. Her geçen yıl, bir şarkıyı okuma şeklim bile değişmeye başladı. Ses terbiyesinden, tokluğundan değil, var olanın hissinin derinleşmesinden bahsediyorum. Duymak istediğim melodiler çoğaldıkça kendim yapmaya başladım. İç dünyama yolculuğumla gelişiyorum.

Tuvana Türkay: İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yaptım

- Sizi oyuncu olarak tanıdık. Oyunculuktaki başarınız müzik sektörüne girmekte kolaylık sağladı mı?
- Tam tersi, zorluğa sebep oldu. "Neden bunu da yapıyor? Yapmasın" diyenlerin önyargısı ile karşılaştım. Ama her olumsuzluğu dinleseydim, oynadığım tek bir karakterden dolayı bile bana antipati besleyenlerin "Oyunculuğu bırak " sözlerinden de etkilenirdim. Sorun aslında şu: Biz bu anlamda hoşgörüsüz bir hal almaya başladık. Toplum olarak sahiplenmesini ve destek olup başarılı bir işin hakkını vermesini de biliyoruz, en ağır şekilde linç etmesini de. Bunun bir ortası yok bizde. Bırakalım herkes ne istiyorsa onu yapsın, denesin, hayaller kurup peşinden gitsin. Acımasızca saldırmak ve bundan mutlu olmak yerine, "Belki bende de başka bir cevher vardır" diye düşünülsün mesela. Ben hayatımda kimsenin hayaliyle dalga geçip hafife almadım. Bana bugüne kadar biri destek oldu demeyi çok isterdim ama değil destek, çoğunlukla herkes köstek oldu. Desteğimi Allah'tan, kendime, kalbime güvenimden, ailemden ve sevenlerimden alıyorum çok şükür.

Tuvana Türkay: İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yaptım

TIKLANMA YAĞMURLARI

- Oyunculuk kariyeriniz bu kadar başarılı giderken şarkıcılığa yönelmek aynı zamanda risk almak demek. Aynı başarıyı yakalayamamak sizi endişelendiriyor mu?
- Aynı tutku, saygı ve enerjiyle işimin zaten hep başındayım. Neden bu bir risk olsun ki? Yaşayacak ne kadar ömrümüz, alacak ne kadar nefesimiz kaldı bunu bilemeyiz. İçimizden gelenleri ertelememeliyiz. Ben şimdiye kadar yaptığım her şeyi önce kendim için yaptım ve yapıyorum. Asıl amacınız başarı yakalamaksa ve bundan kastınız zirveye çıkmak, tıklanma yağmurlarında yürümekse, bu zaten ruhunuz, kalbiniz ve insanlığınız adına en büyük risktir bana göre. Amacım böyle başarılı olmak değil, aynı duyguları hisseden kalplerle ortak bir noktada buluşabilmek. Müzikte yakalamaya çalıştığım başarı bu. İçimde bu kadar naif bir yerde.

- O zaman eleştirilere de hazırsınız öyle mi? Çünkü oyunculuktan şarkıcılığa geçenler başlarda önyargılarla savaşmak zorunda kalıyor...
- Beni, sebepsiz şekilde, hakkımda tek bir bilgiye dahi sahip olmak istemeden, buna gerek duymadan, Tuvana olduğum için bile eleştirecek ve sevmeyecek insanlar vardır ve olacaktır. Hayatın bana sunduğu her sınava, her olumluluğa ve olumsuzluğa açık biriyim. Çünkü yapmak istediklerimden, hayallerimden ve kendimden eminim. Kendimle barışığım. Dünyada birçok örnek var, şarkıcı olup oyunculuk yapan veya tam tersi. Anthony Hopkins beste yaptığı ve hayata geçirdiği için eleştiriliyor mu mesela? The Waltz Goes On resmen bir başyapıt. Veya Justin Timberlake, Jennifer Lopez, Frank Sinatra, Johnny Depp, Will Smith, Barbara Streisand... Bu liste uzar gider. Sanatın her alanı, herkese açıktır. Herkes dilediğini yapmakta özgürdür. Bunu, bu sebeple eleştirmek isteyen kendinde bir kusur aramalı.

Tuvana Türkay: İngilizce öğretmenime sevdalanıp ona beste yaptım

EVDEKİLER BANA SÜMÜKLÜBÖCEK DİYOR

- Yeni single'ınız Yalan De'nin sözleri size ait. Şarkı sözü yazmayı seviyor musunuz?

- İlk single çalışmam 2014 yılında çıkan Ara Ne Olursun adlı şarkımdı. Onun da sözü müziği bana aitti. Şarkı sözü yazmak sevgim dışında gelişen bir olay. Bir anda aklıma kelimeler pıtır pıtır geliyor ve yazıyorum. Sadece şarkı sözü değil. Denemeler, günceler ve manzumeler de yazıyorum. Ve tabii ki yazmayı seviyorum. Yazdıktan sonra çıkanları daha da çok seviyorum. Bu benim kendimi ifade edebilme, rehabilite edebilme şeklim. Ayrıca çok okurum, izlerim de.

- Sizi hangi duygular yazmaya motive ediyor?
- Hayatın içindeki bütün duygular, bütün yaşadıklarım, bütün izlediklerim, şahit olduklarım... Daha çok acıdan besleniyorum desem doğru olur. Fazla duygusal bir yapım var. Evdekiler bana sümüklüböcek, diyor. Yazmak, bendeki aşırı duygusallığın eksisini artıya çeviriyor.

BİZE ULAŞIN