1933 yılında İstanbul Cerrahpaşa'da doğan Suphi Kaner'in çocukluğu yoksulluk içinde geçti. Babasını küçük yaşta kaybeden Kaner, annesiyle birlikte hayat mücadelesi verdi.
Ayakkabı boyacılığından marangozluğa kadar her işi yaptı. Sinema salonlarında gazoz satarken beyaz perdeye merak salan Kaner, kısa sürede yeteneğiyle fark edildi.
6 YILDA 95 FİLM, SONRASI BÜYÜK BİR YASAK
Öztürk Serengil ve Fikret Hakan ile kurduğu tiyatro grubuyla adını duyuran Kaner, 1957 ve 1963 yılları arasında tam 95 filmde rol alarak rekor kırdı.
Böylece Yeşilçam'ın tanınan oyuncusu Suphi Kaner, 30 yaşındaki zamansız vedasıyla sevenlerini büyük bir hüzne boğdu...
YEŞİLÇAM'IN GÖRÜNMEYEN BİR DİĞER YILDIZI: HÜLYA TUĞLU...
Yeşilçam'ın zarif yüzlerinden Hülya Tuğlu, bir dönemin büyük yıldızlarıyla aynı setleri paylaştı. Filiz Akın'ın, Fatma Girik'in yanında; kimi zaman küçük ama unutulmaz rollerde sinemaya emek verdi.
"Selvi Boylum Al Yazmalım"da canlandırdığı Dilek Hanım ise izleyicinin kalbine dokunan ama aynı zamanda tepkisini de çeken bir karakterdi. Yıllar geçse de adı çoğu zaman Kadir İnanır'la birlikte anıldı. Sessiz bir hayat yaşadı… Sessizce de veda etti bu dünyaya. Ama ardında Yeşilçam'ın hatıralarına karışmış ince bir iz bıraktı.
Türk sinemasının zarif oyuncularından Hülya Tuğlu, 27 Ağustos 1946'da İzmir'de doğdu. Yeşilçam'ın altın yıllarında genellikle karakter ve yardımcı rollerde kamera karşısına çıkan Tuğlu, "Adile Teyze", "Selvi Boylum Al Yazmalım", "Hatasız Kul Olmaz" ve "Küçük Sevgilim" gibi dönemin önemli yapımlarında yer aldı.
En çok hafızalarda kalan performanslarından biri ise "Selvi Boylum Al Yazmalım" filmindeki Dilek Hanım karakteri oldu. Bu filmde Türkan Şoray'ın canlandırdığı Asya karakteri, Kadir İnanır'ın oynadığı İlyas tarafından Dilek'e tercih edilmişti.
Yıllar boyunca Yeşilçam'ın içinde kalan Tuğlu, hiçbir zaman başrol yıldızı olmadı; ancak sinema tarihinin sessiz ama vazgeçilmez yüzlerinden biri olarak anıldı.
41 yıl süren sinema yolculuğunun ardından, 18 Haziran 2010'da İstanbul'da hayatını kaybetti ve Feriköy Mezarlığı'na defnedildi.
Ancak o derin bakışların ardında; kimi zaman gözyaşıyla, kimi zaman ise amansız bir mücadeleyle yoğrulmuş, pek az kişinin bildiği sarsıcı bir hayat hikayesi yatıyor.
ÇOCUK YAŞTA GELEN SAHNE TOZU
14 Haziran 1957'de İstanbul'da dünyaya gelen ve aslen Trabzon Sürmeneli olan Şerife Perihan, henüz beş yaşındayken İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun çocuk bölümünde ilk rolünü aldı.
Annesinin katı kuralları altında büyüyen Savaş, henüz 13 yaşındayken ailesinin rızasıyla, askeri okulda okuyan 22 yaşında bir gençle nişanlandırıldı.
KENDİ KÜLLERİNDEN DOĞAN BİR KARİYER
Yaşadığı bu erken dönem travması, Perihan Savaş'ın karakterini çelikleştirdi. Evliliğin sona ermesinin ardından adeta kendi küllerinden doğan sanatçı, tüm enerjisini sahneye verdi.
"Küçük Prenses", "Romeo-Jüliyet" ve "Kibarlık Budalası" gibi klasik eserlerle tiyatro sahnesinde devleşti. 1971 yılında "Şehzade Simbad Kaf Dağında" filmiyle kameralarla tanışan Savaş için sinema, artık kaçınılmaz bir yuva olmuştu.
Yaklaşık 120 filmde başrol oynayarak Yeşilçam'ın en güvenilir ve sevilen yıldızlarından biri haline geldi.