Bir dönemin 'taçlı' güzeli ve en gözde mankenlerinden biriydi Ceyda Düvenci... Şimdi ise TV ve sinemada oyuncu olarak kendini kanıtladı.
Mutlu bir evliliği var ve kısa bir süre önce ikinci kez anne olmanın sevincini yaşadı. Kısacası hayatında her şey yolunda gibi görünüyor. Ama onun bu gülüşünün ardında öyle bir hayat öyküsü var ki!
Düvenci'nin annesi Zümrüt Hanım biricik kızının yüzünü en son 3 yaşında gördü ve onu hep o haliyle hatırlıyor.
İşte ne olduysa o sırada oldu. Karşıdan gelen minibüs ile Düvenci ve annesinin içinde bulunduğu araç çarpıştı. Araç devrildi. Düvenci'nin annesi başına şiddetli bir darbe aldı. Kendi anlatımıyla başına gelenler korkunç: "Göz hizam ile burnum birbirinden ayrılıyor. Burnum kırılıyor, üst çenem kopuyor. Elmacık kemiklerim unufak oluyor."
O halde görenler genç kadının öldüğünü sandı. Sonra nefes aldığı fark edilince yaşadığı anlaşıldı ve hastaneye götürüldü. Bir kaç hastane sonunda kabul edip onu aldı. Ama gözleri için yapacak bir şey yoktu. Eşi İsmail Düvenci onu Londra'ya da götürdü. Ama göz sinirleri kopmuştu.
Bu kazadan sonra Ceyda Düvenci de travma yaşadı. Onu, 18 yaşına kadar onlarla birlikte yaşayan anneannesi büyüttü.
Annesi, babası ve teyzesi onu anneannesine bırakıp eğlenceye gitmişlerdi. Sonra evlerine dönmek üzere arabalarına bindiler... Tam Çayırova'ya gelmişlerdi ki, hayatlarını sonsuza kadar değiştirecek o trajik kazası yaşandı.
Babası ve teyzesi öldü... Annesi ise ağır yaralandı. O sırada henüz 24 yaşındaydı genç kadın. Ondan sonra da kızına hem anne hem baba oldu...
Kaza olduktan sonra olay yerine gelen ambulanstaki görevliler otomobildeki üç kişinin de öldüğünü düşünüp hepsini birden morga koymuşlar.
O sırada annesi Şenay Akalın'ın ağabeyi cesetleri teşhis etmek için morga gitmiş. Önce eniştesini sonra diğer kız kardeşini teşhis etmiş.Sıra Şenay Akalın'a gelince ağabeyi öldüğünü sandığı kız kardeşinin hareket ettiğini fark etmiş. Hemen çığlık atıp morg görevlisini çağırmış.
Kötü bir tesadüf eseri o gece nöbetçi olan doktor alkollüymüş. Başka bir doktor gelip Demet Akalın'ın annesini yoğun bakım ünitesine kaldırmış.
O sırada olup bitenlerden habersiz olan Demet Akalın'ın annesi başından ciddi bir darbe almış. Akalın bu durumu şöyle anlatmıştı: "Kafatasım ciddi şekilde zarar görmüş. 27 dikiş atılmış. Beyin de ödem yapmış. O yüzden bana Gölcük'te 'deli Şenay' derler."
"Yedi kaburgam da kırılmış. Kırık olan kaburgalar iç organlarıma batmış. Dolayısıyla iç kanama var. Başka bir hastaneye sevk etmişler beni."
Sonra sıra Akalın'ın annesi için en kötü ayrıntıya gelmiş. Ona eşinin ve kız kardeşinin öldüğünü söylediklerinde dünya başına yıkılmış. Sonra biricik kızı Demet'i getirmişler ona... Akalın "Anneciğim beni bırakma, ben seninle yatmak istiyorum" diyerek ağlayınca annesi yeniden hayata bağlanmış.
Bu zor dönem anne ve kızın birbirlerine daha fazla bağlanmasına yol açtı.
Tümer, bunu bir TV programında içtenlikle anlatmış ve anlatırken de gözyaşlarına boğulmuştu. Tümer bugün Türkiye'nin en ünlü programcılarından biri ama içinde büyük bir ukte var: Annesi onun bugünlere geldiğini göremedi.
Çünkü bugün 30'lu yaşlarının sonunu süren Tümer annesini henüz 25 yaşındayken yitirdi. Katıldığı bir programda annesiyle ölmeden önce yaptıkları son konuşmayı şöyle anlatmıştı Tümer:
"Bir anda 'Annemi aramam lazım' diye devamlı içimden bir ses annemi aramam gerektiğini söylüyor ama ne mana verebiliyorum ne birşey... En sonunda bir arkadaşımdan cep telefonu buldum. Annemi aradım, 'Anne ben akşam gelmeyeceğim. Ya evde kalırım ya da bir arkadaşımda kalırım. Beni merak etme' dedim" diyerek annesiyle konuştuktan kısa bir süre sonra eve gittiğini ve sabah 6'da eniştesinin geldiğini ve 'Çeşme'ye gidiyoruz' dediğini anlattı. Saba Tümer, Çeşme'ye gittiğinde annesinin vefat ettiğini öğrenmiş.