Cumhurbaşkanlığının harika ödülleri…
"Cumhurbaşkanlığı 2019 Kültür ve Sanat Ödülleri, müzik dalında Mazhar, Fuat, Özkan'a verildi.."
Ekranda geçen alt yazıda bu cümleyi okuduğumda kendimi nasıl mutlu hissettim, anlatmam zor..
Çünkü bu bir ilk!. Çünkü bu bir devrim..
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri 1995 yılında, Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıyken başladı. Daha sonra Ahmet Necdet Sezer dönemlerinde ödül alanlar ilan edildi o kadar... 2008'de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde, ödüllerin törenle dağıtılmasına başlandı.
Bugün 2019..
Yani, 25. Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülleri dağıtılıyor ve müzik dalında bu ödül ilk defa pop müzikçilere verildi. Bu ülkenin en büyük ödülünü, müzik dalında ilk defa, tam da 25 yıl sonra pop müzik sanatçıları kazandı.
Bu devrim değil de, nedir, söyler misiniz?.
Bu ödülü alan ilk Türk Pop Müziği Sanatçıları olarak tarihe geçen, sevgili kardeşlerim Mazhar, Fuat ve Özkan'ı ne kadar candan kutluyorsam, bu devrimi gerçekleştirenleri, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyelerini de yürekten sevgi, sempati, gönül dolusu duygularımla alkışlıyorum.
Ben bu işe fiilen 1969 yılında Modern Folk Üçlüsü meneceri olarak bulaştım. Erol Büyükburç ile başlayan Türk Pop Müzik tarihini içinde yaşayarak bilirim yani..
Ne zor günlerden geçtik.. O zaman tek TV kanalı var. Kamu Televizyonu TRT!.
TRT'ciler üç müzik türü tanıyorlar.. Klasik.. Alaturka ve Türküler.. Türk Popu diye bir müzik türü yok onlar için. O zaman da durum felaket..
Şarkınızın televizyonda yayınlanması için klasikçiler ve alaturkacılardan oluşan Denetim Kurulu'ndan onay alması şart.
Vermezler. Bin dereden su getirir, bir bahane bulurlar..
"Yayınlanmaz" damgası vurulur..
Hele bizim Modern Folk Üçlüsü gibi, batı sazlarıyla türkülerimizi hem de üç sesle söylemek tam cinayet..
Bire bir yaşadım.. Ahmet Kurtaran'da belgeleri vardır.
Bir çalışmamızı Pop Müzik Denetim Kurulu'na gönderdik.
Cevap..
"Çalışma Pop Müzik türünde görülmemiştir.
Ben de Halk Müziği Denetimi'ne verdim.
"Çalışma Halk Müziği türünde görülmemiştir."
İnat ettim bir kere.. Türk Müziği Denetimine teslim ettim. Cevap..
"Çalışma Türk Müziği türünde görülmemiştir."
Düşünebiliyor musunuz?.
Modern Folk bir plak yapıyor. Tüm gazete ve dergi listelerinde 1 numara oluyor ama, TRT'ye göre, bu ne pop, ne şarkı, ne de türkü..
O zaman ne peki?.
Bugün komik geliyor ama, bunları yaşadık. Barış Manço'dan Cem Karaca'ya, Timur Selçuk'tan, Sezen Aksu'ya, yaşadık..
Düşünebiliyor musunuz, o zaman "Türküz türkü çağırırız" diye müzik dünyamıza dalan Mazhar'la Fuat'ı ve hemen sonra aralarına katılan Özkan'ın nasıl bir savaş vererek, adlarını bu ülke müzik tarihine nasıl altın çivilerle çaktıklarını..
Modern Folk'un meneceriydim ama, Mazhar, Fuat, Özkan'ın da can ağabeyleriydim.. Her şeylerini haber verirlerdi.. Hep anlatmışımdır.. 1984'te MFÖ olarak ilk albümlerini hazırlamışlar. Bir kasetle bana geldiler..
"Ağbi dinle fikrini söyle" dediler.. Kayıt bitmiş, baskıya girecek plakları..
Kasetin üzerinde bir kağıt var. İçindeki şarkıların listesi.. Listeye baktım. Kaseti önlerine attım.
"Ben bunu dinlemem.."
Hıncal Ağbilerinden böyle bir tepki beklemiyorlar.. Fuat "Neden" dedi.
Kestirip attım..
"İçinde 'Güllerin içinden' olmayan MFÖ albümü olmaz da ondan.."
"Ele güne karşı yapayalnız 'Güllerin içinden'le beraber yayınlandı..Ve 1984'ten beri, MFÖ'nün her konserinde o şarkı salonu yıkarak söylenmeye devam ediyor..
Mazhar, Fuat, Özkan, Mustafa Kemal Atatürk'ün 1931 Meclis Açış nutkunda söylediklerini yapmış, Anadolu'nun eşsiz ezgilerini çağdaş ve evrensel müzik kuralları içinde işlemişlerdi, o devrin hemen tüm popçuları gibi..
Ama başarıları sadece, müzikleri değil. Mazhar'la Fuat'ın ilk bir araya geldikleri yılı hesaba katarsanız, tam 50 yıldır, beraberler. Tam 50 yıldır sahneye çıkıyor ve tam 50 yıldır, açık, kapalı, gittikleri her yeri tıklım tıklım dolduruyorlar..
Üç kişi bir arada, ortak iş yapmanın ne kadar zor olduğunu en iyi bilenlerdenim.
Onlar da, hatta zaman zaman küsecek kadar ağır tartıştılar.. Ama sahneye ve sayfalara yansıtmadılar hiç.. Seyirci önünde hep "Barışık" kaldılar.
50 yıldır sahnede kalmalarının sırrı da bu işte..
..Ve bir güzellik daha..
Üç hem de nasıl popüler genç adam..
Mazhar'ın, Fuat'ın ve Özkan'ın adlarını dedikodu sütunlarında gördünüz mü hiç?. Olayları, skandalları?.
Özel yaşamları da pırıl pırıldı. Kendileri ne kadar öndeyse, özel yaşamları o kadar arkada..
Bu ödül kadar hak edilmişi azdır!.