Usta sanatçı Selda Bağcan, şarkıları, sesi kadar yüreği de güzel bir insan. Halkın sanatçısı tanımının içini dolduran, yardımlaşmayı şiar edinmiş bir isim. Şimdi bu nereden çıktı diyebilirsin... O yüzden size Selda Bağcan'ın İstanbul'dan Rize'ye uzanan yardım elini anlatmak istiyorum.
Haziran ayında telefonum çaldı, arayan Selda Bağcan'dı. Bana Sabah Gazetesi'nde çıkan Mustafa Bayrak ve Özgür Özdemir imzalı haberdeki Şaban Ali Meral'e destek olmak istediğini ve bu konuda gerekli irtibatları kurmam için istekte bulundu.
Usta sanatçı, 20 yıldır çadırda yaşayan Meral'e ev yaptırmak istediğini belirtince duygulandım. Hemen Meral'e ulaştım, Bağcan'ın kendisine yardım edeceğini söyledim. Meral 4 ay sonra hayalindeki evine kavuştu.
Deprem bölgesine 3 tane konteyner göndererek, bir nebze de olsa oradaki insanlara yardım etmeye çalıştım. O süreçten sonra Şaban Bey'in hayat hikayesini okuyunca, ona da yardım etmem gerektiğini düşünerek seni aradım.
Evime yıllardır 6 tane gazete alırım, bunlardan biri de Sabah Gazetesi. İyi ki de böyle yapıyorum, bakın bu sayede Sabah Gazetesi'nde Şaban Ali Meral'in hüzünlü hikayesini okuyup, ona ulaştım. Ben halkın sanatçısıyım, sanattan kazandığım parayı da yine halkıma yardım etmek için harcıyorum.
Her kesimden insana yardım etmeye çalışıyorum. Hayrın, yardımın mahallesi olmaz, önemli olan insandır. Ne kadar çok insana ulaşırsam, kendimi o kadar iyi hissediyorum. Öyle zengin bir hayat yaşama hedefim de olmadı, sıradan bir insan gibi yaşıyorum yani. Halkım beni çok seviyor, kaç sanatçıya nasip olur ki bu... Bunun da duruşumla ilgili olduğunu düşünüyorum. İnsanlara yardım etmek benim için çok önemli. 2024 yılında bunu kurumsallaştırarak vakıf kuracağım. Daha çok insana ulaşıp, onlara yardım edebilmek için."