Mutlu birliktelikleri devam eden Didem Uzel ile eşi Selim Sarı, evliliklerinde 10 yılı geride bıraktı. Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan ünlü oyuncu, evlilik yıl dönümü için bir paylaşım yaptı.
Nikah gününe ait bir fotoğraf paylaşan Uzel, gönderisine; "Tam 10 yıl... Evliliklerde kazasız belasız 10 yılı geçirenlere 'artık korkmayın' derler ya! Hani kritik bir dönemeçtir!
Hah işte; biz de sınavlarımızdan geçtik, bazen kırdık döktük, kimi zaman da sarıldık tek olduk. Ama ne olursa olsun hep sevgiyle kabullendik, tüm zorlukları aştık…
Nikah gününde çekilen başka bir fotoğraflarını kendi sosyal medya hesabından yayınlayan Selim Sarı ise paylaşımında, 'Mutlu yıllar, seni seviyorum' ifadelerine yer verdi.
Merve Yurtyapan'a verdiği röportajda çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu…
OĞLUM ASLAN'I ÖRF VE ADETLERİMİZE GÖRE BÜYÜTÜYORUM
Pandemi döneminde Türkiye'yi daha güvenli bulduğu için eşi ve oğluyla Amerika'dan yurda dönen Didem Uzel, GÜNAYDIN'a konuştu. 4.5 yaşındaki oğluna her zaman gelenek ve göreneklerimizi aşılamaya çalıştığını belirten Uzel "Aslan bu bayram büyüklerini ziyaret edemeyecek ama biz anne babası olarak elimizi öptürüp ona harçlık vereceğiz" dedi.
Huzurlu bir yuvanız var... Hem basınla iç içe, hem de mesafeli. Bu dengeyi nasıl kurdunuz?
Aslında basınla çok iç içe değilim, genelde mesafeliyim. Sadece sosyal medyada varım. Orayı da son 5 yıldır aktif kullanıyorum. Sosyal medya benim kendi gazetem ve televizyonum gibi. Gerçekten orayı idare etmek zor. Söylediklerin ve yaptıkların, senin kişiliğinin yansıması. Denge kurmak çok önemli. Ama kendiniz gibi olduğunuz zaman hata bile yapsanız affediliyor. Bu arada sosyal medyada SMA hastası çocuklarla ilgili bu kadar yoğun yardım kampanyasını ilk defa Türkiye'de görüyorum. Herkesin destek olmasını diliyorum.
AMERİKA'DA ÇOK KORKTUK
Amerika'dan Türkiye'ye neden döndünüz?
Pandemi yüzünden döndük. Salgın olunca ilk zamanlar ne yapacağımızı bilemiyorduk, bu işin nasıl sonlanacağına dair korkutucu senaryolar vardı. Amerika'nın çıkardığı istatistikler de kötüydü. Çevremizdeki arkadaşlarımız da oradan ayrılmıştı. Bu beni çok korkutmuştu. 3 ay evden çıkmadan yaşamak zor oldu. Orada tek başımıza kaldığımız için korktuk. Ağustos ayına geldiğimizde pandemi hâlâ bitmeyince Türkiye'ye dönmek istedim. Evimizi taşıyıp yerleştik. 10 yıl New York, 1 yıl Miami'de yaşadık. Aralarda gidip geliyordum ama Aslan doğduktan sonra çok az gidip geldik. Son iki yıldır da gelmiyorduk. Şimdi ülkemde kendimi güvende hissediyorum. Ailemle, tanıdıklarımla aynı saat diliminde yaşamak bile mutluluk verici.
Yurt dışında en çok neyi özlemiştiniz?
Ailemi, annemin yemeklerini, ailemle ve arkadaşlarımla sohbetleri özledim. Bir de Boğaz'da gezmeyi.
Buraya geldiğinizde ilk ne yaptınız?
Yazın geldik, büyük sıkıntıdan çıktığımız için gelir gelmez annemlerin yanına gittik Datça'ya. 1.5 ay orada kaldık ve İstanbul'a geri döndük. O dönemde sadece annemin dizinin dibinde yattım diyebilirim.
Nasıl bir anne oldunuz?
Olmak istediğim ve hayal ettiğim gibi bir anne oldum. Sadece büyüdükçe çok farklılaşan bir çocuğa sahibim. O yüzden planladığım şeyleri bazen yapamadığımı görüyorum.
Oğlunuzla birlikte neler değişti?
Annelik mutluluğumu katladı. Aslan'la bütün dünyam değişti. Çok daha düzenli bir hayatım oldu. Bir insan yetiştiriyorsunuz. Kendime elbette zaman ayırıyorum ama hayatımın büyük kısmı Aslan'a adanmış vaziyette. Çok istedim Aslan'ı, bu yüzden de onunla birlikte bütün hayatımın değiştiğini söyleyebilirim. Bütün alışkanlıklarımı, gezmelerimi, yediğim içtiğim her şeyi değiştirdi.
ÇOCUKLUĞUMUN BAYRAMLARI GÜZELDİ
Bayram size ne ifade ediyor?
11 yıldır yurt dışında yaşadığım için bayramlardan uzak kalmıştım. Bayramlar bana çocukluğumu hatırlatıyor. Küçük bir yerde büyüdüğüm için bütün gelenekleri yerine getirerek kutlardık. El öpmeler, harçlık almalar, bayram sofralarında kalabalık yemekler... Hepsi çok güzeldi. Keşke bayramları hep çocukluğumdaki gibi geçirebilsek.
Oğlunuza bayram geleneklerini aşılıyor musunuz?
Aslan 4.5 yaşında. Beni tanıyanlar çok iyi bilir, yurt dışında olduğumuz dönemde oğlumun evde Türkçe'yi çok iyi öğrenmesi için ısrarcı oldum. Gelenek ve göreneklerimizi, bayramlarda aile büyüklerini araması gerektiğini hep öğrettim. Yurt dışında yaşayıp büyüdüğü için buradaki sıcak aile ortamından uzak kalmasını hiç istemedim. Şu an buradayız.
Bu bayramı nasıl geçireceksiniz?
Bu bayramı evde Selim, ben ve Aslan birlikte geçireceğiz. Bayram için hayallerim vardı ama maalesef olmadı. Annemi bile en son Kasım ayında gördüm. Datça'ya gittiler. Hiçbir şey planladığım gibi gitmiyor ama yine de Türkiye'de olmak, ailemle aynı saat diliminde yaşamak içimi rahatlatıyor. Aslan büyüklerini ziyaret edemeyecek ama biz anne babası olarak elimizi öptürüp ona harçlık veririz.
SELİM EV İŞLERİNDE BANA ÇOK YARDIMCI
Eşiniz ev işlerinde size yardımcı oluyor mu?
Selim ev işlerinde gerçekten bana çok yardımcıdır. Pandemi sürecinde özellikle üçümüz çoğunlukla evden çıkmıyoruz. Eşim, mutlaka benimle eşit derecede her şeyi paylaşır. Yemeği ben yapıyorsam sofrayı o toplar, bulaşıkları makineye yerleştirir. Aslan'ı ben yıkıyorsam, o uyutur. Ben çalışıyorsam, Aslan'la o ilgilenir. Ben oğlumuzla ilgileniyorsam, evde bahçeyi sular. İnanılmaz bir iş bölümümüz var. Kimse bunu ben niye yapıyorum demez. Bu kadar tutarlı ve güzel bir ilişkimizin olmasının sebebi bence karşılıklı anlayış ve paylaşımcı bir çift olmamız.
EVDE DOMİNANT BİRİYİM
Dominant biri misiniz? Evde kararları kim alır?
Kesinlikle dominant bir yapım olduğu söylenebilir. Selim de hem ev, hem de hayatın içinde idare edilmeyi seven bir adam. Düzeni sever, hayatındaki bütün akışın düzenli bir şekilde ilerlemesini sever. Bunu ben daha kontrollü ve iyi bir şekilde yaptığım için evde daha ağırlıklı bir karakter olarak gözükebilirim.
DİZİ OYUNCULUĞU YAPMAK İSTİYORUM
Ekranlara dönme planınız var mı?
Dizi oyunculuğu yapmayı düşünüyordum ama Türkiye'de olmadığım için düşüncede kalıyordu. Çok istiyorum ama salgından da çok korkuyorum. Daha rahata çıkmamız gerekiyor. Acele etmiyorum, kaçırılmış bir şey yok. Artık Türkiye'deyim, bir yapımcı ya da yönetmen isterse konuşuruz.
ERKEK ÇOCUĞUNUN HAMURUNU İLK ANNESİ YOĞURUR
Oğlunuza vereceğiniz en önemli nasihat ne olur?
Aslan'a hep "Kadınlar çok narindir, hepsi çiçektir ve tüm kadınlara çok iyi davranmamız gerekir" diyorum. Bir hikaye uydurarak karşı cinsin çok nazik, kırılgan olduğunu söyleyip onlara değer vermesi gerektiğini öğütlüyorum. Önce kendimden örnek veriyorum, annesine nasıl davranmasını gerektiğinden başlayıp tüm kadınlara neler yapması gerektiğini söylüyorum. Bir insan yetiştiriyorsunuz ve ilmek ilmek işliyorsunuz. Aslan'a vicdanlı ve adaletli olmayı, paylaşmayı, sevgiyle her şeyin üstesinden gelebileceğini ve her şey için teşekkür etmeyi öğretmeye çalışıyorum. Çünkü bir erkek çocuğunun hamurunu ilk annesi yoğurur. Fikrimce biz iyi erkekler yetiştirirsek; dünyadaki tüm kadınlar mutlu olur.