Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türk sinemasının yeni gözdesi

'la da çalıştı, Emin Alper ve 'yla da. Gün geldi 'ın elinden ödül de aldı. Bir zamanların çocuk oyuncusu sinemamızın yeni gözdesi... Onu bu hafta Kız Kardeşler'de, haftaya da Bağlılık-Aslı'da izleyeceğiz. İki filmde de muhteşem oynayan Yüksel ile konuşmasak olmazdı...

Giriş Tarihi: 15.09.2019 09:50 Güncelleme Tarihi: 15.09.2019 09:54
Türk sinemasının yeni gözdesi Ece Yüksel…

ismini, Emine Emel Balcı'nın Nefesim Kesilene Kadar filminden sonra bir kenara not etmiştim. Farklı bir yüzü, iyi bir oyuncu kumaşı vardı. Meğer Yüksel, o filmi izleyen birçok insanı performansıyla etkilemiş. Bunlar arasında ve Emin Alper gibi bağımsız sinemamızın yüz akı yönetmenlerinin de olduğunu sonradan öğrendik. 'un Av Mevsimi'nde küçük bir rolü olan Yüksel, Nefesim Kesilene Kadar ile Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü almıştı. Ama artık umut vermenin ötesine geçti. 22 yaşındaki genç oyuncu bu hafta gösterime giren Kız Kardeşler filminde de, haftaya gösterime girecek, Türkiye'nin Oscar adayı olan, Semih Kaplanoğlu'nun Bağlılık üçlemesinin ilk filmi Aslı'da da muhteşem oynuyor. Bu yıl yüksek ihtimal Ece Yüksel'in yılı olacak. Seçkilerde, festivallerde adı öne çıkarsa şaşırmayın. Sinemamızın yeni gözdesi olarak düşündüğüm Yüksel ile bir araya geldik...

Türk sinemasının yeni gözdesi Ece Yüksel…

- Av Mevsimi'nden tanıyoruz seni ama daha öncesi de varmış. Ta çocukluk yıllarına gidiyormuş. Nasıl başladı bu serüven?
- Küçükken fazla enerjik bir çocuktum. Taklit yapmayı falan çok severdim. Sıkılıyordum. Aileme biraz ısrarcı oldum ve yedi yaşımda beni tiyatro kursuna gönderdiler. Kursa gittiğim zaman okuma yazmayı bile bilmiyordum. Ve sevdim tiyatroyu. Oradaki öğretmenlerim beni yetenekli buldu ve ajansa yönlendirdiler. Tiyatro, dizi dünyasına böylece girmiş oldum...

Türk sinemasının yeni gözdesi Ece Yüksel…

- Küçük bir çocuksun, çocukluğunu yaşamak varken sen setlere falan gittin galiba. Nasıl baş ettin bu durumla?
- Oyunculuğu çok sevmiştim. Zaten o dönem yaşıtlarımın oynadığı oyunlar bana çocukça geliyordu. 10 yaşımdaydım ve onlara "Benim işim var" derdim. Çünkü ezber yapıyordum. Galiba çok çocuk gibi görmüyordum kendimi, büyüklerle takılmak daha iyi geliyordu... Sonra 'un Av Mevsimi'nde Cem Yılmaz'ın canlandırdığı İdris'in kızını oynadım. İyice ısınıyordum oyunculuğa ama liseye gelince işler değişti. Ailem oyuncu olmamı istemedi.

Türk sinemasının yeni gözdesi Ece Yüksel…

- Neden?
- Doğru düzgün bir mesleğimin olmasını istiyorlardı. Oyunculuğu hobi olarak görüyorlardı. Meslek olarak bana uygun olmadığını düşünüyorlardı "Oyunculuk güzelliğe bakar, bu işin garantisi yok, çok acımasız bir dünya" dediler. Dershaneye gitmemi ve üniversitede iyi bir bölümde okumamı salık verdiler. O aralar çok da iş gelmiyordu, ben de "Tamam" dedim derslere ağırlık verdim. İşte o dönem Nefesim Kesilene Kadar filmi teklifi geldi. Ve hayatımın kırılma noktalarından biri oldu.

Türk sinemasının yeni gözdesi Ece Yüksel…

- Film orada mı başladı?

- Evet. Bu film sayesinde ilk defa bağımsız sinema dünyasına girdim. Çok farklıydı, filmdeki karakterler daha derinlikliydi. Bu işi yapan insanlar daha mutlu çalışıyordu. Bu film sonrasında oyuncu olmaya karar verdim. Adana Film Festivali'nden Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü alınca da kararımın doğru olduğunu anladım. Ve bu ödül ailemi de ikna etti. Ben de Kadir Has Üniversitesi'nde tiyatro okumaya başladım.Aslı filmine kadar kucağıma hiç bebek almamıştım

Türk sinemasının yeni gözdesi Ece Yüksel…

- Kız Kardeşler'den sonra 'nun Bağlılık üçlemesinin ilk filmi Aslı'da oynadın. Kız Kardeşler'e Altın Ayı gelmedi ama Altın Ayı almış bir yönetmenle çalıştın. - Semih Kaplanoğlu da Nefesim Kesilene Kadar'da izlemiş beni. - Ne filmmiş, sana sürekli yeni kapılar açıyor. - Evet ben de zaman zaman bunu düşünüyorum. Sonuçta Nefesim Kesilene Kadar sayesinde hem Emin Alper hem Semih Kaplanoğlu ile çalıştım. - Bağlılık-Aslı filminde bir anneyi oynuyorsun. Zor oldu mu senin için? - Evet filmde bütün gününü bebekle geçiren bir anneyi oynadım. Şunu söyleyeyim bu filme kadar kucağıma hiç bebek almamıştım. Ve bu film çok ciddi bir deneyim oldu benim için. Fakat iki filmin şöyle bir faydası oldu bana. Ben nihayetinde şehirde doğup büyümüş bir insanım. Kız Kardeşler filminde köylü bir kızı, Bağlılık- Aslı'daysa geleneksel bir anneyi oynuyorum. Hani hep anlatılan bir Anadolu vardır ya. Bu iki karakter sayesinde Anadolu insanıyla tanıştım diyebilirim.

Türk sinemasının yeni gözdesi Ece Yüksel…

O KIZLAR BANA ANNEANNEMİN YAŞADIKLARINI HATIRLATTI
- Türkan Şoray'ın elinden ödül almak ailenizin karar değiştirmesinde etkili oldu mu?

- hepimiz için bir idol. Ama ailem için çok daha ötesi. Mesela anneannem birlikte olan fotoğrafımızı saklıyor. Eve gelen herkese bu fotoğrafı gösteriyor. Çok mutlu oluyor.
- Bir filmle bağımsız sinema dünyasına girdin ve oradan da devam ediyorsun. Kız Kardeşler, Bağlılık-Aslı... İzler miydin bağımsız Türk filmlerini... - Yok. Mesela Nuri Bilge Ceylan'ı bilirdim ama filmlerini izlememiştim. Gerçi daha lisedeydim. Ama sonrasında birçok filmi izledim. Hem filmleri hem de o dünyanın insanlarını daha çok sevdim. Filmler çok derindi. Karakterler daha hakikiydi. Öyle dizilerdeki gibi iyiler ve kötüler ayrımı yoktu. - Kız Kardeşler filmi macerası nasıl başladı?
- Nefesim Kesilene Kadar filminde çalıştığım Ezgi Baltaş, beni Emin Alper'e önermiş. Emin Alper fotoğrafımı görünce çok şehirli bulmuş beni ve olmayacağını düşünmüş ama seçmelere gidince fikrini değiştirmiş. - Bilir miydin beslemelik meselesini.

BİZE ULAŞIN